futboldan anlamayan iyi gün dostu sözde galatasaraylılarca eleştirilmeye çalışılan büyük hoca. takım şut atmıyormuş, yok emre çolak kötü oynuyormuş bıdı bıdı bıdı...
gol yeme sorununu çözdüğü takdirde bu lige kimsenin önünde duramayacağı bir takım yaratmış olacak olan imparator. yenebilecek her golü yemeyi başaran galatasaray hala ligin üst sıralarında çünkü en kötü oynadığı maçta bile goller atıyor bu takım.
bu cahil tayfayı ciddiye alma hocam, bunlar iyi günde galatasaraylı olup kötü günde kaçan ergenler.
birini imparator olarak görüp hiç hata yapar mı diyenler 2010 dünya kupasına gidemeyişimizi hatırlasınlar. geçen sezon gelen şampiyonluk fatih terim'in ayarlarını yine ben bilirim seviyesine geri getirdi. fatih terim kariyeri boyunca savunma problemini çözebilmiş biri değil ki. takımları ne yapar ne eder gol yer. ilk 4 yıllık dönemin özellikle 4. yılında galatasaray fizik olarak o kadar üstündü ki ben serkan aykut'un yaptığı bir açıklamayı hatırlıyorum "devre arası oldu ikinci yarıya başlayacağız ben galatasaray'lı futbolcuları saymaya başladım çünkü her yerde bizden fazlalar". fatih terim yine bu takımı bulmaya çalışıyor. her yerde basan böylece zayıf tarafı olan savunmaya topun gelmesini önleyen bir yapı. ama bu yapıyı da artık çözdüler. bu sebeble oyunu iki yönlü oynayabilecek bir oyun kurgusuna ihtiyacı var. lakin braga ve ordu gibi takımları yenmek istiyorsan takım şut atacak. ceza sahasının önünde top çevirmek futbol değil.
üzerinde akbabaların gezindiği büyük teknik direktör. doğru düzgün maç çevirecek, sahaya hakim bir tane starı olmayan kadroya şiir gibi top oynatmıştır. adam ölüyü diriltti, 5 senede yapılacak işleri bir sezonda yaptı. ee. bu işi böyle ayarsız yaparsan taraftarında, medyanın da dengesini bozarsın.
sanırsın ki yıldızlar topluluğunu rezil rüsva etti. ilk onbire bakın. bu adamı alır, hayalimdeki onbire yazarım diyebileceğimiz oyuncu sayısı 2-3'ü geçmez. bu oyuncuları 11 kişi olarak sahaya dizmedikten sonra onların pek bir numaraları yok malesef. bireysellik hiç yok denecek durumda. takım olması gerekiyor bu kadronun. saha içi liderini kaybetti bu takım. ujfa'sı sakat. gaz adamı engin baytar ortalarda yok. melo'su sürünüyor. hamit ciddi ciddi zorlanıyor. adaptasyon ya da kondisyon meselesi gibi de durmuyor sorunu.
eğer fatih terim'in kafasını yemezlerse, takımı bu durumdan da çıkartacaktır.
takımın götü kalktı ve motivasyonlarını kaybettiler*. üzerlerindeki baskıyı atmalarına yarayacaksa* bir kaç hafta savsaklayıp kendilerine gelmeleri işe yarayabilir. o bir kaç haftayı da doldurmak üzereler. artık toparlansalar iyi olacak. hocanın yapacağı çok fazla şey yok.
takımın frikikçisi ve penaltıcısı selçuk inan mı değil mi? bunun kararını vermesi gereken teknik direktördür. eğer öyle ise şu melo'yu sikmesi gerekmektedir.
Allah razı olsun ondan, sayesinde 0 puanla şampiyonlar ligini tamamlamaktan kurtulduk ya ne desem bilemiyorum artık. Gerçi onunla birlikte şampiyonlar liginde ikinci turu görmüşlüğümüz de yok ya neyse.
Galatasaray'ın kuruluş amacı yabancı takımları yenmektir, bunu kurucu Ali Sami yen Beyefendi zikretmiştir vakti zamanında.
Bunları ise ergen fanboylar öğrensinler diye yazıyorum zira tek efsane galatasaray, gerisi yalan.
teknik-taktik olarak yeterli değil. herhangi bir hamlesini görmüyorum. kafasında bir plan olduğunu sanmıyorum oyuncu değiştirirken. sezon başında takım ruhunu oluşturabilecek iki üç futbolcu transfer eder o kadar, gerisini hak getire.
kendisi türk futbol tarihinin bıdı bıdı vıdı vıdı.
bırakın olum artık bu kafayı.
cluj maçında meslektaşı sahada iken, kendisi klubeden çıkmadı uzun süre.
sorsan takımı 3-5 tane atacak, o da kenarda pozdan poza girecekti.
yinede bir süpriz olmassa bu boktan ligde şampiyon olur takımı.
şampiyonlar liginde havlu çoktan atıldı zaten.
mircea lucescu gibi bir adamın "futboldan anlamıyor!" diye kovulduğu ülkede avrupa elit teknik direktörler kategorisine yükselmiş teknik direktör.
abartmıyorum! bugün dünyanın en büyük futbol adamı ve taktisyeni olan jose mourinho bu ülke takımlarından birini çalıştırsın olası puan kaybında taşak malzemesi olacağını hepimiz çok iyi biliyoruz öyle değil mi?
neden mi?
bu ülkede insanlar çok şey bildiğini iddia ediyor, bu ülkede insanlar çok fazla atıp tutuyor, bu ülkede insanlar "ben biliyom olum sen ne bok biliyon ki!" mantığında çünkü... girin yarın bir kahvehaneye, kulaklarınıza inanamayacağınız şeyler konuşulur...
fatih terim mi?
o kim lan! koy yılmaz vural'ı uçurur bu takımı...
fatih terim taktik bilmiyor öyle mi...
ingiltere'de oynanan manu maçını hatırlıyorum da, manu gibi bir takımın kendi ceza sahasına (!) bakın, yarı sahası bile demiyorum, kendi ceza sahasına nasıl hapsolduğunu ve galatasaray'ın o maç verilmeyen penaltısının, direkten dönen toplarını, sayısız pozisyonunu hatırlıyorum da... ulan harbiden fatih terim teknik anlamda hiçbir şey bilmiyormuş lan...
bir önceki braga maçında oyunun min. 75-80 dakikasının rakip yarı alanında geçtiğini, sayısız gol fırsatından faydalanılamadığını, sayısız gol pozisyonuna girildiğini, topla oynama yüzdesinde hayvan gibi bir farkın olduğunu...
cluj maçı mı? napsın fatih terim? topla hareket etmenin mümkün olmadığı bir zeminde rakip ceza sahasına top şişirmekten başka ne yapılabilirdi ki? var mı bir büyük taktisyen aranızda? ya da defans oyuncusuna çarpan golü tutacak kaleci? ya da var mı aranızda iyi penaltı kullanan? ya da var mı aranızda bir futbol sahasındaki suyu 3 dakika içinde temizleyebilen?
kurtarıcı son değişiklikleri heba eden teknik deha (ironi yok) geçen maçların birinde son oyuncu değişikliği hakkımızı yekta yönünde kullandı. bu cluj maçında da son oyuncu değişikliği hakkımız sabriydi.
geçmişte yaptıkları güzel şeyleri unutmak nankörlüktür ama hocam bu da yapılmaz ki en iyi gruptayız hedefler büyükken 3. olmayı bile riske ettik. yine de güveniyoruz. imparator lakabını boşuna takmaz bu taraftar.
kesinlikle haksız yere eleştirildiğini düşündüğüm teknik direktördür. bir fenerbahçeli olarak gelse fenerbahçeyi çalıştırsa şampiyonlar liginde gruplara kalıp yine bu futbolu oynatsa asla eleştirmem. galatasarayın elinde bir altın var. değerini bilsin.
adamın dibi. Cluj ve braga lık adam değil ama buradaki birçok kişi 2 tane boktan şehir takımından daha korkak ve nankör. Siz Cluj ve braga kadar sevin fazlasına gerek yok.
kendisini çok severim ve de sayarım. ne yaparsa yapsın, bu takımın iki sene önce nerelerde olduğunu unutmam. yalnız hocam, 37 dakikada kaleye çektiğimiz 3 şutun sahibi ve o ana kadar en akıllı oynayan hamiti neden çıkardın?
bir türlü sorunları çözemeyen kişi. geçen sezon daha yaratıcıydı bu sezon ise ben yaptım oldumcu havasına döndü. maç sonu kolay gol yiyoruz diyor. onu bende söylüyorum ve bunu söylemek için 2 milyon avro almıyorum.
aşağıdaki sorulara cevap vermesi gereken, galatasaray'ın karın ağrısıdır.
1. elmander, umut, selçuk ve hatta eboue oyundayken, nasıl olur da melo'ya penaltı attırırsın?
2. burak-hamit değişikliğinin mantığı nedir? ayrıca acelen neydi?
3. amrabat'ın sağ kanatta ne işi var?
4. eboue-sabri değişikliğine karar verirken ne içtiysen aynısından istiyorum. kafa 1500 olmuş belli ki.
rakip de aynı zeminde oynadı. kaç tane net pozisyona girdik ki şans yanımızda olacak? rakip zaten kontratak takımı, 11 kişi savunma yapıyor. böyle takımlar karşısında sürekli hücumda görünmek, iyi oynadığın manasına gelmez. gol pozisyonu üretemiyoruz. bilin bakalım neden?
takımı yenmiş yenilmiş hiç biri önemli değilde dünkü maçta kornerleri hangi mantıkla paslaşarak kullanmasına müsade eti acaba.
bu durumu kendi degil ateistler bile açıklayamaz.