emre'ni de al git denilesi insan.
severdim ben bu adamı, baya da desteklerdim ama bir, iki, üç artık tahammül sınırlarını zorluyor.
sportif başarısızlıklarına, sinirli yapısının getirdiği yanlış hareketleri de ekliyor ve kendi ipini çekmeye hazırlanıyor.
eliyle yaptığı hareketin akıllı ol aklını alırım babında bir hareket olduğunu belirtmek istediğim insan. kurt filan değildir. şöyle hayal edin. işaret parmağınızı sallıyorsunuz ve süper bir gazla sövüyorsunuz. o arada da serçe parmağınız hani bana hani bana formuna girerek kendini dışarılara atmış. işte o yüzden olmuştur o hareket.
teknik direktörlüğüne gelince. ne seninle, ne sensiz diyor entrymizi sonlandırıyoruz.
kolları dirseğe kadar kıvrılmış, bir adet kolalı beyaz gömlek. sol bilekte, dana gözü böyüklüğünde bir adet kol saati. sağ bilekte, altın künye. gri kumaş pantolaon. siyah(parlak) ayakkabı.
futbol bilgisi, taktik, teknik vs bunlar boş işler hocam. *
abuk sabuk, 'overrated' bir insan bu bir kere... tahsilli olmadığını lîsan-ı hâl, ve dahi lisân-ı dil ile sârihen belli eden dâhi kisveli gâyet de nadan bir adam bu... saçma sapan (d)ayı triplerin büyük(!) üstâdı...
(bkz: artist)
"Ben çok başarılıyım, süper bir insanım, kusursuzum" saçmalıklarından vazgeçmesi gereken kaba insan. euro 2008'de elde edilen başarıda en az pay sahibinin kendisi olduğunu birilerinin söylemesi gerekiyor. ayrıca aynı şekil kabadayı, mafya değil bir ülkenin milli takım teknik direktörü olduğununda hatırlatılması gerekmektedir. ne bu tavırlar, küfürler, küfürbaz adamları takıma kaptan yapmalar, kabadayı hareketler yahu? yok bu meslek sana fazla geliyorsa kasımpaşa'ya git abi. ayrıca dünya kupası elemelerinde, euro 2008 kadar şanslı olamayacağını eminim kendiside biliyordur.
milli takımlar teknik direktörlüğü icra eden adam.. öğle saatlerinde ekşide yazarlardan birinin ''psikoloji'' temalı yorumlarından birini okudum kendisi hakkında.. haksız da sayılmaz hani.. yanlış anlaşılmasın lakin bu adam yıllarca uğraşıp, didinip, tırnak kazınıp kazanılan şeyi bulan bi adamın verdiği tepkileri veriyo diye düşünüyorum.. hani o kimseyi iplemez tavırlar, ''ben ders almam veririm'' tarzı nutuklar, ''senin bıyığını sürterim!'' tarzı kelamlar, kendi stoperine rakip takımın forvetine nasıl tekme atacağını belleten haller...
bunlar hep çok sonraları elde edilen maddi ve manevi getirilerin bize göre olumsuz olan sonuçları.. buna benzer halleri; yani sonradan elde edilen şeylerin karakteri 180 derecelik bi açıyla nasıl tersine çevirebildiğini bendeniz kendi babamdan bizzat biliyorum.. o da çok zor ve meşakkatli bi yaşam sürdüğünden mütevellit istediği, arzuladığı, sahip olması gereken şeylere yaşından çok sonraları ulaştığı için çok büyük karakter problemleri yaşamış ve yaşatmıştı bizlere.. hayatımız zindan olmuştu bi ara..
velhasıl kelam fatih hoca'da da bunlara benzer şeyler olduğunu düşünüyorum.. sanki elde ettiği şeyleri, kazandığı başarıları, çalıştırdığı gerçekten de büyük takımları hazmedememe gibi bi problem var sanırım.. ondan kelli aslında çok işine yarayacak olan basın mensuplarına ''ben ders almam, veririm!'' şeklinde bi beyanatta bulunmuştur.. o yüzden aslında dışardan bakıldığında çok itici görünen ama kendisinin farkında olmadığı tavırları takınmıştır.. belki de o yüzden ''commandante'' gibi takılmaktadır..
bu ülke insanı kalenderdir.. işini gönlüyle yapan adamı gördü mü onu evinden bi üyeymiş gibi sever, sahiplenir.. ama alimallah sildi mi de dönüşü olmaz.. sevgili hocamızdan istenilen biraz daha ''soft'' takılması, olaylara biraz daha mutedil tepkiler vermesidir.. hem zaten kendi de farkında olmalıdır ki bulunduğu mevkii en çok eleştiri çekebilen mevkiler içinde başı çekmektedir.. sadece biraz daha sükunet ve yerinde tepkilerle kendisi yabancı dil bilmeyen, bilmek zorunda olmayan türk insanları için hala ''imparator'' edasıyla salınabilir...
bu adamın kızının ya da karısının yerinde olmayı istemezdim. düşünebiliyor musunuz, babanız başka bir adamı, o adamın annesine ve karısına cinsel saldırıda bulunmakla tehdit ediyor. ne utanç verici!
milli takımlar teknik sorumluluğundan behemahal uzaklaştırılması için binlerce nedeni olan adam. sadece bir tanesini ve en masum olanı söyleyeyim, ruh hastası.
zorunlu ekleme: hala bu zatı savunmaya cüret edenlerin aklına şaşıyorum dersem yalan olur, imparator denile denile kendini gerçekten imparator olduğuna inandırmış bu adamın yaptıklarını müdafaa edenlerin sayısı marjinal bile olsa o toplumun düzeyinden ciddi şekilde şüpheye düşmek gerekir. kaldı ki ona hala dahi toz kondurmayanlar tümen tümen. çok mu şey istiyoruz, biraz edep,asgari saygı ve medeniyet. tatlıses ve terim'in imparator olarak nitelendiği bir toplumdan bahsediyoruz. vay benim köse sakalım.