yabancı kontenjanı konusunda aziz yıldırım istemediği için geri adım atmayan tff'nin teklif götürdüğü imparator.
son iki yıldır tff ile g.saray arasında yaşanan sorunlar herkes tarafından malum... demirören'in kim olduğu, o koltuğa nasıl ve ne şekilde geldiği, tarzı, vizyonu, misyonu da herkes tarafından malum.
işin bir de siyasi baskı kısmı var ki dillere destan, söylemeye gerek yok.
eee bir de fatih terim'in milliyetçi tarafı var ki benim kafamda %1'lik bir soru işareti varsa onun da sebebi bu.
yani parçaları birleştirmek istemiyorum ama sadece "fatih terim, 2 yıldır yaşanan bunca taş koyma operasyonunu, 2 yıldır verilen emeği hiçe sayıp galatasaray'ı bırakmaz" diyebiliyorum.
bu içsel bir öngörü... ancak durum çok ciddi.
yani şunu diyorum; demirören yabancı kontenjanı konusunda bile aziz yıldırım'ın istediğini yapıp, tüm kulüplerin isteklerini yok sayan biri ve milli takımın başına geçireceği adam için aziz yıldırım'dan icazet almamış mıdır?
almıştır değil, bizzat icazeti veren kişi ya aziz yıldırım'dır ya da siyasettir...
ama terim gitmez!
bu oyuna gelmez!
edit : ben bu entry'i girerken fatih terim açıklama yapmış... allah'ına kurban olurum senin hocam! imparatorum!
edit : teklif değil bu, istek! bizzat recep tayyip erdoğan'ın isteği... bunu suat kılıç bile açıkladı. kaldı ki, fatih terim ile bu konuyu görüşen ilk kişi kim? göksel gümüşdağ değil mi? o kim? tff eski yöneticisi, tayyip erdoğan'ın akrabası.
--spoiler--
ancak kendini galatasaray'a adamış ve bu ailenin bir ferdi olmaktan her zaman gurur duymuş birinin galatasaray'dan vazgeçeceğine inanmak gerçek dışıdır.
--spoiler--
fena halde tufaya getirilmek istenen imparator. yahu şurada sezon sonuna kadar kalmış hepi topu 4 milli maç. gitme şansımız sıfır. istediğin teknik adamı getir boş.
hangi bok kokulu gizli gündem var bu meselede iki gözü olan herkes görüyor. beyine bile gerek yok bu meseleyi görmek için. büyük ihtimalle rıdvangiller yada erdoğan'a yakın futbol dünyasının içinden aziz adlı vatandaşa yakın birileri ikna etti hükümetten terim'e ricacı olabilecek birilerini bir şekilde. onlar da gel geç takımın başına hoca diyorlar şimdi.
komplo falan yok kabak gibi ortada bu olayın böyle olduğu. aziz yıldırım birebir bağlantılıdır değildir ama iktidara yakın fener lobisi bu konuda 1 numaralı etkendir arkadaş. tebrik ediyorum kendilerini iyi oyun kurdular.
bir de iyi niyetli galatasaraylılar çıktı şimdi. 'ne var canım hoca halleder' diyorlar. yahu hoca tek elle bile halleder ona laf eden mi oldu. buradaki mesele milli dava falan değil. hocayı yıpratmak. oyuncu tercihlerinden yıpratmak, galatasaray lehine verilecek kararlar ertesi hakemleri baskı altına alma uğruna 'bakın terim mhkde etkili' diye yaygaraya neden olmak, basındaki solucan kılıklı bir ton herifle muhattap kalmak zorunda bırakılmak. daha neler neler.
diliyorum bu birliktelik gerçekleşmez. hocaya da siktiri bas diyemiyorum malesef. doğrudan bunu yaparsa daha kötü şeyler olabilir sezonun devamında da galatasaray adına. o yüzden sana bi şey olmasın hocam demek istiyorum yemişim diğerlerini...
--spoiler--
Galatasaray'ı damarlarında hisseden, her
zaman olduğu gibi Galatasaray'ı yaşayan ve yaşamaya devam edecek olan, Türk futbolu ve futbolun geleceği için kendinden vazgeçmeye hazır biri olarak öncelikle 48 saattir medyada yazılıp çizileni, bilip bilmeden yapılan yorumları, niyeti kendinden menkul tespitleri, sosyal
mecralarda konuşulan her şeyi yakından
takip ettiğimin bilinmesini isterim.
Tabi ki Milli Takımla adının anılması her Türk antrenör için gurur vesilesidir hele ki bu yıllarını Milli Takıma vermiş ve ay yıldızlı formanın başarısı için hem sporcu hem de teknik adam olarak ter dökmüş biri için çok daha fazla gurur vericidir. Hayatının her anını ülke futbolunun başarısı ve geleceğini inşa etmek için uğraşarak yaşayan biri olarak ihtiyaç olduğunda kişiliğimden ve etik kurallardan vazgeçmeksizin yardımcı
olacağımdan da kimsenin kuşkusu
olmamalıdır. Ancak kendini Galatasaray'a
adamış ve bu ailenin bir ferdi olmaktan her zaman gurur duymuş birinin
Galatasaray'dan vazgeçeceğine inanmak
gerçek dışıdır. Geçmişte örneklerinde olduğu gibi Galatasaray beni bırakmadıkça Galatasaray'ı bırakmayacağımın altını çizmek isterim.
Her zaman olduğu gibi doğru, yorum
katılmamış, manipüle edilmemiş bilgilerin ve haberlerin tarafımdan doğru zamanda
verileceğinden de kimsenin kuşkusu
olmasın.
bu adam futbol dahisidir..
teknik taktik bilmiyor diyenler bi zahmet açılsın, hava alalım.. Türklerin en başarılı, en iyi teknik direktörüdür..
o olmazsa Galatasaray kötü, milli takım kötü..
Büyük umutlarla başlayan Abdullah Avcı döneminin sonuna geldik. Başarıya hasret ülkede Avcıdan beklenti büyüktü. Milli takımın dünya kupasına katılmanın garantilenmesinin yanı sıra milli takıma uzun yıllar hizmet edecek genç kadro oluşturma fikriyle yola çıkan Avcının kredisi hedeflenen yere uzak olmanın yanı sıra bunu hoş gösterecek güzel futbol sergileyememesinden tükendi.
Fatih Terimin isminin anılmasından bu yana var olan coşkuyu görmemek elde değil. O enerjisi ve karizmasıyla her taraftar grubundan insanın saygısını kazanmış durumda. Burada sormamız gereken Fatih Terimle amaçlananın ne olduğudur. Neredeyse iMKÂNSIZ olan dünya kupasına katılma mucizesini mi gerçekleştirmek yoksa sonraki turnuvayı mı kaçırmamak? Hedefin belirlenmesi ve belirtilmesi şüphesiz hem Terim hem de Federasyon için gerekli.
-Neden Fatih Terim
Terimin adı anıldığında hırsı ve başarıya olan sadakatini hatırlamamak olmaz. Takıma hâkimiyeti ve onu her an ateşlemeye hazır oluşu onun en önemli özelliği. Diğer taraftan onun bu hırsının onu tribüne yollamasını da göz ardı edemeyiz.
Olağanüstü zamanlar olağanüstü kararları ve karakterleri beraberinde getirir. Buna millet olarak aşinayız. Galatasarayın geçen seneki lig ve Avrupa performansı ve bu seneki hedefleri göz önüne alındığında Galatasaray tarafında Terimden beklenti büyük. Aynı şekilde Galatasaray gölgesinde kalmış bir milli takım da kimsenin isteyeceği bir tablo olamaz. Asgari düzeyde terimden beklenen Galatasaraydaki enerjisinin milli takımda da devam etmesidir.
Terimin görevi sürecinde Galatasaraylı futbolcular da narin bir süreçten geçiyor. Özellikle yabancılarla rekabet içindeki yerli futbolcular için ben avantaj görmekteyim. Sarf edecekleri enerji onlara kendi takımlarında olmasa da milli takımda dönecektir şüphesiz. Bunun milli takımın Galatasarayın arka bahçesi olacağı düşüncesini de akıllara getireceğini hesap etmek lazım.
Milli Takımın başına geçmesini lstemediğim kariyerli, kaliteli t.direktör.
Şimdi görevi kabul etse, gs tarafı her puan kaybında "bize oyun oynanıyor yeaa" diye ağlıyacak; gs lehine yapılacak her hakem kararında, her tff-tahkim kararında ise bu sefer diğer kulüpler "bunlar anlaşmış yea" diye zır zır zırlayacak!
Bence şüpheye sebep olacak maceralara gerek yok. Ha takımın başına gelse, takımı 2014'e götürebilecek ender insanlardan birisidir orası kesin. Yine de diğer alternatiflere yönelinmeli. Bir mustafa denizli, bir şenol güneş hatta yılmaz vural (4 maçcık la ) bile olabilir diye düşünüyorum.