rakibin eeşofmanlı teknik direktörü 3 ön liberoyla oynarken, her zaman hücum her zaman pres felsefesini benimsemiş, türkiyenin en iyi teknik direktörü, taktisyenidir. var mı olm daha iyisi, daha başarılısı? varsa gösterin biz de bilelim..
saçma sapan, aslı astarı olmayan ve nedeni tamamen belli bir şekilde saldırıya uğrayan büyük.
bir defasından galatasaray'ın uefa kupası için "türkiye italya ilişkileri kötüydü, avrupa türkiye'nin gazını almak istedi" diye bir şey okumuştum, şimdi ise benzer şekilde yine bir galatasaray değeri küçümseniyor, değersizleştiriliyor. mantık hep aynı, aziz yıldırım'ın "galatasaray'ın uefa kupasını kazanması tesadüftü" açıklamasını bilmeyeniniz yok sanırım.
galatasaray'ın başarılarını ve değerlerini küçümsemek, değersizleştirmek, unutturmak fenerbahçe camiasının son 10 yıldır müthiş bir şekilde yapmaya çalıştığı operasyondur. misalen, aziz yıldırım'ın bir galatasaray şampiyonluğu sonrası istifa edip, gündemi değiştirip sonra geri gelmesi (ki gfb grubunun 2008 açıklamasında kayıtlardadır) hepimizce aşikardır.
evet, biraz uefa kupası zamanından örnek vereyim. finale kadar giden yolu geçiyorum. final maçında arsenal'in kaçırdığı öyle goller varki... misalen henry'nin kafa vuruşunda taffarel'in o efsane kurtarışı...
şöyle eleştiriliyor : avrupa başarıları italya gerginliğinden, türkiye başarıları ise derin ilişkilerinden.
ben buna ne diyebilirim? ne açıklama getirebilirim? istatistikler ortada, vicdan ortada, başarılar ortada, her şey ortada.
ama şu taktik konusuna gelince, yazacağım, bir kez yazacağım...
galatasaray takımında fatih terim'in kurduğu sistemi ancak bir yıl sonra hektor cuper orduspor maçında çözmüştür. ligin ilk yarısındaki orduspor maçını hatırlayanlar bilir. o maçtan sonra galatasaray'ın seri puan kayıplarını...
neydi peki galatasaray takımının sistemi? bloklar arası mesafenin darlığı, ayaklara kısa pas, savunma ve hücum kurgusu mümkün olduğunca önde. kim alındı en başta? elmander... herkesin burun kıvırdığı... kim aldırdı? fatih terim.
bu sezon kim alındı? umut bulut... herkesin burun kıvırdığı ama ben sayfalarca yazdım umut bulut'un alınmasını... sonra herkes "vay arkadaş bu adamlar gerçekten iş yapıyor" kim aldırdı? fatih terim.
adama göre sistem değil, sisteme göre adamlar alındı. melo konusunda neden ısrar edildiğini biliyor musunuz peki? melo'nun görevini... kesicilik ve süpürücülükteki önemini? selçuk inan'ın toplarını... kanatta oynayanların nasıl içeriye süzüldüğünü...
bir defasında skora gitmek için hamit, selçuk, melo ve elmander'in yarım saatte 9 kez yer değiştirdiğini gördüm. evet, saydım! 9 kez yer değiştirdiler ve takım sonuca gitti. kim yaptı? fatih terim.
peki gelelim bu seneye... ne dedim? daha doğrusu ne dedik? tüm futbol otoriterleri orduspor maçından sonra galatasaray sisteminin çözüldüğünden bahsettiler... fatih terim ise bir maç sonrası "gerekirse tek forvete dönerim!" dedi. sonuca gitti mi? bazı maçlarda gitti ama yine de istediği verimi almadı.
peki şimdi?
mademki 4-4-2 ile karşı rakip topu galatasaray'a veriyor ve otobüs çekiyor (bu tabiri bilmiyorsan bir daha futbol yorumu yapma!) o halde devre arasında dediki "arkadaş durum bu, sistemde ufak bir değişiklik yapalım ve klasik 10 numaraya geçiş yapalım ama bu 10 numara hagi ve alex gibi durarak değil, koşarak oynayacak" ve sneijder geldi... attığı toplara dikkat... sonra? eee biraz da yırtıcı forvete ihtiyacımız var, elmander ve umut'u döndürmüyorlar o zaman drogba...
daha sayayım mı? misalen selçuk'un bir cl maçında defansın sağında oynadığını, riera'nın nasıl sol bekte oynadığını, semih kaya'nın kendini nasıl geliştirdiğini, elmander'i ve o'nun boş koşularını, burak yılmaz'ın nasıl pres yaptığını...
velhasıl : dürüst olun! "arkadaş bu adamı çekemiyoruz" deyin ama kalkıp aptalca iftira atıp, mesleğini küçümsersen şamar oğlanına çevrilirsin.
milan, fiorentina günlerinden önce ve o günler yaşanırken kaç yaşında olduklarını merak ettiğim yazarlar tarafından sıkı savunulan teknik direktör. uefa kupası şikeli diyen mi oldu çocuklar? gözünü kan bürümüş sırtlanlar gibi saldırmadan bir daha okuyun yazdıklarımı. ben özellikle yurt içi başarılarına dikkat çektim ve hakan şükür'e kızın bir zahmet kızancıklar çünkü ben sizin gibi kıçımdan atmıyorum. yaşananları yazıyorum yurt dışı süreci hakkında. insanlar italyan malı satmıyorum diye dev boy pankartlar asardı dükkanlarına ama fatih terim italya'ya gidince herkes firenzeli oldu, milan'ı tuttu falan. sporla siyasetin kaç yıldır iç içe olduğunu siz bilmiyorsanız, fatih'in uefa kupasını kimlere armağan ettiğinden haberiniz yoksa bana kızmayın. varsa? varsa önce kendi aklınıza sıçın kalanıyla ağzınızı doldurursunuz cücükler.
not: ben ac milan başkanı olsam ben de babadan milanlı 20 yıllık topçum karşı olduğunu açık açık göstermişken terim'i tutmazdım.
benzer bir durum leeds united'la brian clough'un başına gelmiştir. takım istemedikten sonra teknik direktör değiştirmek zorunludur çünkü bir teknik adamı değiştirmek 7-8 futbolcuyu değiştirmekten kolaydır.
çok başarılı hocalara kıyasla başarısız ama türk futbolunda en başarılı teknik direktördür. türk milli takımlarının daha önce kazanamadığı başarıları kazanırken başındaydı, türk takımlarından bir cacık olmazken avrupa kupa kaldıran takımın başındaydı, türk vatandaşı olup en çok kupa kazanan hocadır, fiorentinayı yıllar sonra ligde tepelere taşımış hocadır. elde bir tek milan örneği bulunmaktadır ki oda olacak o kadar denilir. Luiz Felipe Scolarinin bile başına gelebilen durumdur. illa her gittiğin yerde başarılı olsun dersen yok öyle bir hoca. en fazla José Mourinho dersin o bile barca gölgesinde kaldı diye sallantılı takımının başında durmaktadır.
kazandığı başarıları tekrarlayabileni geçin de yanından geçebilen bir Türk Teknik Adam var mı sorusunu herkes eleştiri yapmadan önce kendisine sormalıdır. O varisi olmayan bir imparatordur.
türk futbolunun en büyük yerli teknik direktörü. işin taktik kısmından ziyade gaz kısmıyla ilgilenmesi bu gerçeği değiştirmez. biz alman değiliz, futbolcularımız da alman ekolünden yetişme değil genelde. e biz türküz ve anladığımız şey gaz arkadaşım. adam da bunu en iyi işleyebilen isim bu ülkede. galatasaray'dan zerre hazzetmem ama fatih terim'i itin götüne sokmak aptallıktır, bu kadarını biliyorum.
Hakkında bu kadar tartışmaya gerek yok aslında. Olay son derece basit ve net.
Fatih terim hoca filan değil, başarısız bi kerem hem de kaos futbolu oynatıyor yeaaa diyenler: e ne güzel işte adamı beğenmiyorsunuz ve çok şanslısınız ki bu kadar kötü bir hoca sizin takımınızın başında değil. Sevinin. Ayrıca üstüne bir de bu adam rakibinizin de hocası. Al sana avantajın kralı. Ne diye bizi uyandırıyorsunuz. Bırakın bu başarısız hoca ile yola devam edelim, başarısız olalım.
yıllar önce milan da hocalık yaparken, istanbul'da takımdaşlık adı altında yapılan bir konferansta 'nasıl başarılı lider olunur' konusunda bilgiler verirken, milan kulübü tarafından işine son verilmesi kendi adına ironi olmuştur. futboldaki strateji ve taktik konularında yetersiz olması, takımını daha çok gazla sonuca götürme yollarına yönelmesine ya da hakemlere karşı hem saha içi hem de saha dışında (özellikle koridorlar tercihidir) çeşitli etkileme metodları kullanmasına sebep olmuştur.
bazı bilmeden konuşan yada bildiği halde ortalığı karıştırmaya yer arayan andavallar tarafından saha dışına atıldığında kenardan taktik vermesinin suç olduğu iddia edilen teknik direktör. buyrun gs resmi sitesinden ne diyor;
"kaos futbolu" oynatmakla eleştirilen teknik adam.
cehaletin sınırları kafayı geçmiş. sosyal medyada sırtlan gibi türeyen ve her şeye yorum yapmak zorunda hisseden anlamsız güruh futbolu elbette boş bırakamazdı. sosyal medyada türedi bu da ha "adam kaos futbolu oynatıyor yeaaa".
neden biliyor musun? abi kaos futbolunu şu sanıyor: "çıkın sahaya ne yaptığınız belli olmasın, herkes bi yerlere koşsun, rakip ne yaptığınızı anlamasın, kalbinizin götürdüğü yere gidin, dizilim falan hak getire şişirin durun". heh, işte sıkıntı bu, çünkü kaos futbolu dediğin sistem bu değil. kaos futbolu, bir alman ekol denemesidir ve uzuuuuun yıllar bu ekol futbolda var olmuş, birçok takım bu sistemi doğru düzgün oynayabildiği ölçüde başarılı olmuştur.
kaos futbolu isminin sebebi, "rakibi kaosa sokmak" temelli olduğu içindir. çünkü bu sistemde, rakibe boş alan bırakmayacak şekilde baskı kurmak, topun olduğu her yerde rakipten fazla olmak, topu ayakta olabildiğince çok tutmak, seri ve dikine paslarla hızlı pozisyona girebilmek, bloklar arasında olabildiğince az mesafe bırakarak takımın boyunu kısaltmak ve buna mukabil önde baskıyı daha rahat yapabilmek, adam savunması yerine alan savunması yapabilmek ve tandem oynayabilmek vs. vardır ve bu, dizilimden bağımsız bir "felsefe" mevzuudur.
dizilişler kadrolara göre değişebilir. 3 - 5 - 2 de oynanır 4 - 4 - 2 de. yani hazret - i karl heinz feldkampın da dediği gibi: "sistemi dizilişlerden ibaret sananlar gitsin süpürge satsın".
velhasıl kaos futbolu, üzerine çok çalışılması gereken, ağır kondüsyon yüklemeleri isteyen, ne olursa olsun yaratıcılığa ihtiyaç duyan bir sistemdir.
gelelim fatih terim - kaos futbolu meselesine.
fatih terim elbette kaos futbolu oynattı. türkiyede herkes adam adama markaj kolaylığına kaçarken gheorghe popescunun transfer edilmesi şapkadan çıkan tavşan meselesi değildi zira. çünkü o adam, tandem oynamanın ne olduğunu biliyordu. terim hoca 3lü savunmadan, adam markajından; tandeme, alan markajına geçerken yaşamadığı sıkıntı kalmamıştı çünkü türk futbolunda bu işin altyapısı yoktu. fenerbahçeden 4 yemişti sırf o tandemi oturtma çalışmaları sırasında. (bu arada türk futbolunda hala tandem oynamak o kadar sıkıntılı ki, ordan çıkıyor işte hep "komik gol yiyoruz" mevzuu).
bu adam bir mentalite değişikliği yarattı bu ülke futbolunda. doğrudan bir sistem takımı haline getirdi galatasarayı. şu an bile avrupada galatasarayın sistemi bu şekilde bilinir. yani bir karakteri vardır galatasarayın. işte bu karakter derwall - kalli - terim çizelgesinde terim tarafından kazandırılmıştır galatasaraya. gerets ve kalli zamanlarında gelen şampiyonluklar da tüm imkansızlıklara rağmen bu felsefenin devamıyla gelmiştir.
fatih terim çokça hata yapan bir insan, herkes gibi. oyuncu tercihlerinde de dizilişlerde de hata yapabilir.
lakin kalkıp da "bu taktik bilmez gazdır yeaa" dersen bu senin cehaletindir, boş konuşmandır. bilmediğin halta maydanoz olmaya çalışıp rezil olmandır. hele ki sadece gazla bu kadar başarı kazanıldığını sanman da ahmaklığının göstergesidir.