Dizi de güzel kılıf uydurmuslar nerimanin sinasi yi birakmasina. bide sen gel kitapta gör nerimani.
Tam bir o.. neriman.
Neyse kitabın asıl konusu şark ve garp .
Peyami safa nın dili akıcı degil benim icin.fazla eski kelimeler kullaniyorr fakat yine de o sisli bir ruha sahip olan kitaplarini diline ragmen seviyorum.
...
O... neriman.
cumhuriyet döneminin başında türk insanının yasadığı kimlik problemlerine değinen ve semt olarak fatih ve harbiye'yi seçen peyami safa’nın toplumsal romanı.
bir dönem romanı olarak görülsede doğu-batı tartışmalarının bir sonuca vardıralamamış olması aynı zamanda romanı güncel tutmaktadır.
romanda neriman'in benzetmeleri ve babasinin bu benzetmelere verdiği cevaplar okunmaya değer..
fatih - harbiye aynı o zamanlarda işleyen tramvay hattınında adıdır.
Fatih-Harbiye, Peyami Safa'nın 1931'de yazdığı bir romanı olup Doğu-Batı çatışmasını ele alır. ilgili kitabın adından da anlaşılacağı üzere Fatih, istanbul'un yobaz bir ilçesidir; Harbiye ise istanbul'un Şişli ilçesine bağlı modern bir semttir. Eserin başkahramanı Neriman, babası Faiz Bey ve nişanlısı Şinasi ile birlikte Fatih'teki alaturka evinde yaşamaktadır ve annesinin ölümünden sonra ailesini geçindirmeye çalışmaktadır. Neriman'ın sevgilisi Macit ise Harbiye'de yaşamaktadır. Neriman; Haliç'teki Galata Köprüsü üzerinden Fatih'ten Harbiye'ye gittikçe doğup büyüdüğü yer ile çalışmak için gittiği yer arasındaki dağlar kadar farkı görmektedir. Çünkü o da her özgür ruhlu insan gibi Harbiye'deki modern alafıranga yaşamın içinde yaşamak istemektedir fakat tutucu babası ile nişanlısı buna; ''sizler, iki farklı dünyanın insanısınız.'' diye izin vermemektedir. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2412822/+
neriman fatih'te büyümüş, gözü harbiye'de. bir tarafta ud, kanun, mahalle, aile, alışkanlıklar, diğer tarafta balolar, batılı hayat, alafranga özentisi. kızın kafası çok karışık. bir yandan şinasi, diğer yandan macit. yani mesele sadece "doğu mu batı mı?" değil. insan ne istediğini gerçekten biliyor mu, yoksa başkalarının hayatına bakıp kendi hayatından utanmaya mı başlıyor, asıl mesele bu.
peyami safa batılılaşmayı da doğrudan şeytanlaştırmıyor ama sırf gösteriş, tüketim ve özentiden ibaret bir batılılaşmanın insanı nasıl kendi köklerinden koparabileceğini güzel güzel anlatıyor.
Fatih neriman'ın geldiği yer, harbiye gitmek istediği yer. roman boyunca aslında iki semt arasında değil, insanın kendi içinde gidip geliyoruz.
kitabı bugün okuyunca bazı yerlerde "ulan bu tartışma hâlâ bitmemiş" diyorsunuz.