edebiyatı olur. filmi olur.
benim cok ilgi alanımdadır.
buyulu gerceklik akımını, surreel eserleri severim mesela edebiyatta cok.
einstein diyor ya hayalgucu en onemli seydir, zekadan daha onemlidir. tam benim kafalar.
filmde durumum biraz karısık.
constantine gibi, supernatural gibi icine korku giren fantastik şeyleri izleyemiyorum ben. korku girince benim dunyamın tadı kacıyor.
twilight gibi, harry potter gibi, lord of the rings gibi, dune gibi yapımlara bayılıyorum. batman olsun, spiderman olsun, superman olsun, ironman olsun marvel yapımlarını da keyifle izliyorum. x-men, heroes gibi iyi guclerin kazandıgı seyler de cok seviyorum.
benim izleyebilmem icin korkuyla tadı kacırılmayacak.
frp & magic'den sonra boşalan ortamı doldurmasını beklediğimiz, ama onun yerine kolpa yazılar, kasıntı felsefi geyiklerle kafa ütüleyen, piyasa resimleri ile *** donatılmış bir kağıt yığını görüp hayal kırıklığına uğradığımız bir dergi idi. fantastik kurgu ve frp ile uzaktan yakından alakası olan herkes için bir heyecan yaratmıştı, fakat tam anlamıyla bir hayal kırıklığı oldu. zaten ikinci sayısı da çıkmadı.
tamburada'nın ilk stüdyo albümüdür, ingilizce sözleri özlem şimşek yorumuyla dinleriz.. norveç'te iki günde kaydedilmiş, ülkemizde de yabancı albüm fiyatına satılmış süper bir çalışmaydı bu.. tamburada yalan oldu ama bu albüm başımızın tacı oldu, devamı için dandadadan'a dönelim..