vallahi ne diyeyim, dlc'ler olmasa sanki çok çabuk bitti gibime geldi.
fallout 3 gibi uzun uzun beni içine hapsetmedi. Güzeldi, kesinlikle, fallout 1&2 ile kurduğu bağlantılar falan olsun...
Oyunun basinda karakter yaratirken wild wasteland perki alinirsa entresan olaylarla karsilasmaniz olasidir.ne perk secsem diye dusunurseniz wild wasteland l'i secebilirsiniz hem dezavantaji da yok ve bazi ozel silahlar sadece bu perk secilirse bulanabiliyor.
Tam bir Bethesda oyunudur kendileri. Bethesda'nın Açık Dünya RPG ögelerini tam anlamıyla taşımakta ve yansıtmakta.
Fallout evrenine hiç hakim olmayanlar için ufak bir tanımlama yapayım. Fallout evreni 1940 civarlarına kadar bildiğimiz dünya çizgisi ile ilerlerken burdan sonra kendi zaman çizgisine dönmektedir. Nükleer güç bir zamana kadar insanlığın yararına kullanılmış, ardından yine klasik son ile karşılaşılmış. Nükleer patlamanın sonucunda çok insan ölmüş fakat bunun yanında bir kısmı da hala yaşamını devam ettirmiştir. Vaultlarda yaşanan hayatın sonrasında Wastelande yayılmış bir hayatta vardır. 3. oyundan çok daha sonra, 2077 de geçmekte Fallout New Vegas. Nükleer patlamanın ardından California'da yepyeni bir hayat başlamıştır. Vegas kısmı o eski şaşaalı haline dönmüştür. Vegas çeteler ile dolmuştur aynı zamanda. Onun dışında kalan şehirde küçük küçük topluluklar bulunsa da en büyük olarak New California Republic bulunmakta. üçüncü oyundan tanıdığımız Brotherhood of Steel gibi grupların yanında benim 3 de karşılaşmadığım Great Khans, Ceasar gibi wasteland de hüküm süren gruplarda var. Bunların dışında başıboş gruplar, radyasyon etkisinde kalan yaratıklar da mevcut.
Klasik Bethesda sıkıntısı olarak gördüğüm senaryo tarafı oyunun içeriğinin fazlalığı yüzünden bir miktar eziliyor. Oyunda inanılmaz fazla yapılacak şey var, ayrıntı var bunlar çok güzel fakat ana senaryonun etkileyiciliğini düşürüyor bence ne yazık ki. Ara görevlere girince çoğu zaman ana senaryoyu unuttum niye neden yapıyorum dedim kendime. Onun dışında oyundaki aiming sistemi yeteneklerinizle gelişse de yine de Skyrim gibi bir bozukluk söz konusu. Zaten ikiside aynı engine, çirkin bir telaffuz olsa da Elder Scrolls serisinin Post Apokaliptik versiyonu.
Onun dışında oyunun her noktası harika. Hele ki bence 3. oyuna göre atmosfer olarak daha da iyi. Special kısmı oyununuzu çok ciddi anlamda etkiliyor. Eğer hitabetiniz yüksek ise mesela ekstra bir iş ile uğraşmadan işinizi doğrudan halledebiliyorsunuz. Ya da mesela Tamir yeteneğiniz yüksekse etrafdan ekstra parça bulmaya uğraşmadan halledebiliyorsunuz. Skyrim ile kıyaslarsak bence RPG ögeleri çok daha başarılı. Orada olaylar daha minör şeyleri etkiler iken burada daha büyük olayları etkiliyor.
Ana oyun bitti, Dead Money DLC'si küfrettirdi bıraktım. Ama oyunu eğer post apokaliptik evren seven birisi iseniz ve zaman harcamaktan çok çekinmiyorsanız kesinlikle oynanması gereken bir yapıt.
Dayanamayıp boşluktanda istifade 2.kez bitirdiğim enfes rpg oyunu. ilkinde yesman ile bitirmiştim budefa legion ile fethettim çorak toprakları. zor seviyede 80 saatlik bir oyunla 35 level ful gizli silahlar ve t-51d zırhı ile mojavenin altını üstüne getirdim türkçe olması ayrı bir güzellik ve bence fallout serisinin en ilginç ve iç karartıcı vaultlara sahip oyunu.
2 kez bitirdiğim en iyi post apokaliptik hayatta kalma rpg oyunu. bu oyunda neler yapmadım ki.. kara dağın mutantlarıyla mı uğraşmadım deli ghoul tarikatını uzaya mı yollamadım. deathclaw ininde son mermimle intihar mı etmedim. karanlık ıssız çölde radyomu mu dinlemedim. kah gittim lüks vault 21 otelinde uyudum kah stripin ıssız bi köşesinde evsiz bağımlılarla geceledim. kalktım son paramla kumarhanede 2 el poker attım oda yetmedi o kumarhaneyi ele geçirdim. yamyamlarla uğraştım canilerden oluşan lejyon kamplarını bastım sex işçisi robotla bile seviştim.
fallout: new vegas'ın alt yapısını o kadar çok beğeniyorum ki çok kısa sürede geliştirilmiş olmasından kaynaklı sınırlı içeriğine baktıkça üzülüyorum. mükemmel bir rpg deneyimi, stratejik düşünmeye zorlayan savaş mekanikleri ve zamanına göre çok iyi animasyonlar, çok çeşitli diyalog seçenekleri ve hikayenin gidişini etkileme serbestliği. bu altyapıyı aynen kullanan çok daha uzun soluklu senaryoya sahip ve bol içerikli bir oyunun hayaliyle yatıp kalkıyoruz, ne diyelim.
oyundaki klanlar öylesine yerleştirilmiş klanlar değiller. hepsinin bir misyonu ve vizyonu var, hepsinin üyelerini birbirine bağlayan sebepler var, uyduruk bir oyun unsuru değil gerçek bir örgütlenme gibi hissettiriyorlar ve bu da bu klanlara karşı duygusal hisler geliştirmenize sebep oluyor. kiminden nefret ediyorsunuz, kimini çok seviyorsunuz. bu da sizin kişiliğinizle bu klanların kimliğiyle alakalı olarak değişiyor. mesela ben bombacılara hep hayran olmuşumdur. bir kere bu distopik kaos cehenneminde kendini dış tehlikelere karşı her zaman koruyabilen tek bölge bombacılara ait hava üssü. kendi bölgelerine girmeye çalışan herkesi füzelerle imha ediyorlar. sezar'ın lejyonu bile bombacıların ismini duyduğunda tir tir titriyor. bombacılar birbirlerine sıkı sıkıya bağlılar ve nükleer felaket gerçekleştiğinden beri izole bir medeniyet olarak hareket edip hiç birbirlerinden ayrılmamışlar. bombacılık bir klan üyeliğinden ibaret değil, bir milli kimlik olmuş adeta. hatta kendi tarihlerini anlatan bir müzeleri bile var. okulları ve hastaneleri var, çocukları yetiştiriyorlar ve aile kuruyorlar. çocuklar ve kadınlar nellis hava üssünde güvendeler. bombacılar ayrıca çok özel bir misyona sahipler. nükleer felaketten önce baraja düşmüş olan bir amerikan bombardıman uçağının enkazını oradan çıkarmak ve kendi hangarlarında tamir etmek istiyorlar. çocuktan yaşlısına, hepsinin en büyük hayali bu. çünkü bu uçağı tamir ettiklerinde bu uçakla bütün diyardaki tehlikeleri bombalayarak ortadan kaldıracaklar ve ne sezar onlara ilişebilecek ne de ncr.
oyunun en güzel yanlarından birisi tekrar oynanabilirliği. new vegas'ta her char tamamen farklı bir deneyim sunuyor. yakın dövüş odaklı oynanan oyunla, enerji silahlarına odaklanan oyun deneyimi farklı. gizlilik ağırlıklı bir karakterin görevlerde ilerleyişiyle, diyalog ağırlıklı bir karakterin ilerleyişi çok farlı. bu sayede oyun her oynanışta farklı bir his, farklı bir zevk veriyor. bununla beraber oyuncular hangi klanla yakınlaşıp hangileriyle düşman olabileceklerini de kendileri seçiyor.