Yeni tanıştığımda telefon, e mail alınır, hacı feysbukta versene. Yok kullanmıyorum dediğimde bana tiksinerek bakanlar mi doğru yapıyor yoksa ben mi yanlış yoldayim bilmiyorum. Sosyal internet ağı. Yüz kitabı. (.ing ).
haberlerini okurken ana sayfamda turkcell'den, akbank'a kaç tane reklam saydım bilmiyorum. üstelik hani bu yanda duran küçük reklamlardan da değil. news feed'de duranlardan altında da kocaman "sponsored" yazanlardan bahsediyorum. artık bildiğiniz reklam arası "news feed" okuyoruz.
ne oluyor mark'cığım? bak uyarayım seni bu para hırsı bitirecek. televizyon mu bu? reklam arasında sinema filmi sıkıştıran cinebonus mu? hayır, benim ana sayfam. siteyi sen kurdun diye her şey senin istediğin gibi mi olucak? kafana göre gizlilik ayarlarını değiştirmeler, siteyi reklama boğmalar, kullanıcıya sormadan sitede radikal değişiklikler yapmayı format haline getirmeler vs...
tamam bir internet efsanesi gözümüzün önünde büyüdü, yerine göre iyi hoş. ama kişisel tahminim en geç 5-10 sene içinde internetteki bir dönem adını verip, bir sonraki döneme geçişten önce bahsedilen bir "kilometre taşı" olarak kalacak.
kapatmak isteyen insanların çevresi ile iletişimi sekteye uğrar düşüncesi ile kullanmaya devam ettikleri site.
ben de bu sitenin abuk sabuk amaçlarla kullanılması sebebi ile ilk başlarda böyle düşünüyordum ve ısrarla kapatamıyordum. sonra ani bir karar ile kapattım ve kapatmadan telefon rehberimi kontrol ettiğim için çevrem ile iletişimimin hiç kopmadığını farkettim.
yani uzun lafın kısası facebook denen site çok da elzem değil. hatta onsuz insanlarla iletişim çok daha güzel. çünkü daha gerçekçi, sanallıktan uzak.
ilk çıktığı zamanla şimdi ki zaman arasında dağlar kadar fark olan sosyal ağ! o kadar itici bir hale gelmiştir ki, kendi kendini bitirmek için elinden geleni yapmaya son sürat devam etmektedir. Fotoğraf yüklemek veya durum güncellemek istiyorum fakat şu beğenmeler ve yorumlar yüzünden yapmak istemiyorum. Kardeşim yorum veya beğeni görmek zorundamıyım? Kaldı ki cevap vermek zorundamıyım her defasında aynı tarz yorumlara tek tek. Neden beğeni ve yorumları kapatmama izin vermiyorsun! Çok mu şey istiyoruz? Bir de son olarak tanımadığımız kişilerden mesaj alıp almama özelliğini de kapatmışlar ve zorunlu hale gelmiş istemediğiniz insanlar mesaj atıyor diğere vs.düşüyor! Bu saçmalıkları ile devam ettiği sürece, er geç msn gibi tarihe gömülecektir...
"uyarı": aşağıda ki entry sitenin uzunca yapılmış gereksiz analizidir, eleştirisidir.
ama bu doğru olmadıgı anlamına gelmez bu detay göze alınarak okunmalıdır.
facebook:
1- bulmak ve iletişim halinde olmak istediğiniz insanları bulmaya yararken (zaten tek faydası da bu),-
sizi bulmasını istemediğiniz insanların da "bir şekilde" sizi bulduğu sitedir.
facebook da:
2- gidilen yerler "her dakika" itinayla belirtilir. -neyin kafası hiç anlamadım,bize ne amk!-
sevişgen çiftlere ait kısa süre sonra silinecek olan fotograflar, ruh hastası kişilikleri yansıtan profil resimleri,
-kendini tepeden ordan burdan çektiği, dudaklar önde ki fotograflar en iyi örnek buna!-
bolca görülür.
facebook da:
3- mutlu, mesut, bahtiyar zirilyon tane insan fotografına rastlanır.
(fazla yoruma gerek yok, aynı anlama gelen kelimeleri peşpeşe kullanmam ne kadar bıktıgımın kanıtı olsa gerek!)
facebook:
4- o mutlular o kadar fazlalar ki "bir sen mutsuzsun" ya da "bir sen mutluluğunu yansıtmıyorsun sitede!" dedirtir insana!
o kadar yalnız ve tuhaf hissettirebilir, o çoğunluk sorgulatabilir yani azınlıklara kendini! -o derece!-
facebook da:
5- dogru bildiğin şeylerin yalan oldugunu kolayca görürsün!
-ki bu konuya hiç girmiyorum, müthiş derin manzaralar var orada!-
facebook da ki:
6- şununla, bununla ilişki belirtmeleri, güncellemeleri ayrı bir gerizekalılıktır..
hani o güncellemeler şöyle bağırır aslında, yani demek istediği budur:
"bak bu benim sevgilim/nişanlım/kocam ayağınızı denk alın kızlar!"
ya da:
"bak bu benim sevgilim/nişanlım/kocam ayağınızı, bacagınızı kırdırtmayın adam olun lan!"
-başka şeyler de bağırır da! neyse.
facebook da ki:
7 -bu güncellemeler "öncesi" ve "sonrası" tavırları, söylemleri vs değişen kişileri görmek,
geçirilen evrimleri, yazdıkları acınasılasıdır! -öyle böyle değil, herkes şair, herkes loser!
-hani dün kü fotograflarda mutluydun, romeo idin, juliet idin ne oldu arkadasım!-
facebook da:
8- siteyi "günlük" gibi kullananlara da bolca rastlanır.
örneklemeye gerek yok, herkes "günlük" kelimesinin içeriğini iyi bilir.
onlara, eğer burdalarda:
"bunun için twitter var arkadaşım!" diye seslenmek isterim.
final:
"eee neden kullanıyorsun o zaman?" diyenler var şimdi duyuyorum:
onlara
"bir şeyi eleştirmek için önce onu "bilmek" gerekir ondan." diyorum.
siteyi icad eden şahısa da -mark zuckenberg- tebriklerimi ve şu cümleyi söylemeyi bir borç bilirim:
"parayı götürdün orası kesın. ama popüleritenin ve bir çok insanın/ailenin hayatının a.ına koydun."
"dolaylı yollardan" da olsa.. - tabi ki tek sorumlu o değil!-
son cümlem haberlerde ki kesme, biçme, öldürme, boşanma, ihanet olaylarına istinaden söylenmiştir yani.
-ne dertliymişim! haberim yok!-
dipnot: vakit ayırıp bu "gereksiz" analizi okuyanlar varsa helal deyip teşekkür ediyorum.
daha neler yazılırdı da