"uyarı": aşağıda ki entry sitenin uzunca yapılmış gereksiz analizidir, eleştirisidir.
ama bu doğru olmadıgı anlamına gelmez bu detay göze alınarak okunmalıdır.
facebook:
1- bulmak ve iletişim halinde olmak istediğiniz insanları bulmaya yararken (zaten tek faydası da bu),-
sizi bulmasını istemediğiniz insanların da "bir şekilde" sizi bulduğu sitedir.
facebook da:
2- gidilen yerler "her dakika" itinayla belirtilir. -neyin kafası hiç anlamadım,bize ne amk!-
sevişgen çiftlere ait kısa süre sonra silinecek olan fotograflar, ruh hastası kişilikleri yansıtan profil resimleri,
-kendini tepeden ordan burdan çektiği, dudaklar önde ki fotograflar en iyi örnek buna!-
bolca görülür.
facebook da:
3- mutlu, mesut, bahtiyar zirilyon tane insan fotografına rastlanır.
(fazla yoruma gerek yok, aynı anlama gelen kelimeleri peşpeşe kullanmam ne kadar bıktıgımın kanıtı olsa gerek!)
facebook:
4- o mutlular o kadar fazlalar ki "bir sen mutsuzsun" ya da "bir sen mutluluğunu yansıtmıyorsun sitede!" dedirtir insana!
o kadar yalnız ve tuhaf hissettirebilir, o çoğunluk sorgulatabilir yani azınlıklara kendini! -o derece!-
facebook da:
5- dogru bildiğin şeylerin yalan oldugunu kolayca görürsün!
-ki bu konuya hiç girmiyorum, müthiş derin manzaralar var orada!-
facebook da ki:
6- şununla, bununla ilişki belirtmeleri, güncellemeleri ayrı bir gerizekalılıktır..
hani o güncellemeler şöyle bağırır aslında, yani demek istediği budur:
"bak bu benim sevgilim/nişanlım/kocam ayağınızı denk alın kızlar!"
ya da:
"bak bu benim sevgilim/nişanlım/kocam ayağınızı, bacagınızı kırdırtmayın adam olun lan!"
-başka şeyler de bağırır da! neyse.
facebook da ki:
7 -bu güncellemeler "öncesi" ve "sonrası" tavırları, söylemleri vs değişen kişileri görmek,
geçirilen evrimleri, yazdıkları acınasılasıdır! -öyle böyle değil, herkes şair, herkes loser!
-hani dün kü fotograflarda mutluydun, romeo idin, juliet idin ne oldu arkadasım!-
facebook da:
8- siteyi "günlük" gibi kullananlara da bolca rastlanır.
örneklemeye gerek yok, herkes "günlük" kelimesinin içeriğini iyi bilir.
onlara, eğer burdalarda:
"bunun için twitter var arkadaşım!" diye seslenmek isterim.
final:
"eee neden kullanıyorsun o zaman?" diyenler var şimdi duyuyorum:
onlara
"bir şeyi eleştirmek için önce onu "bilmek" gerekir ondan." diyorum.
siteyi icad eden şahısa da -mark zuckenberg- tebriklerimi ve şu cümleyi söylemeyi bir borç bilirim:
"parayı götürdün orası kesın. ama popüleritenin ve bir çok insanın/ailenin hayatının a.ına koydun."
"dolaylı yollardan" da olsa.. - tabi ki tek sorumlu o değil!-
son cümlem haberlerde ki kesme, biçme, öldürme, boşanma, ihanet olaylarına istinaden söylenmiştir yani.
-ne dertliymişim! haberim yok!-
dipnot: vakit ayırıp bu "gereksiz" analizi okuyanlar varsa helal deyip teşekkür ediyorum.
daha neler yazılırdı da