isminin yüz kitabı değil iki yüzlülük kitabı olması gereken sosyal paylaşım sitesi. insanların diğer yüzlerini canlandırdıkları sahne olarak da tanımlanabilir.
sosyalleşme amacıyla katınılıp kendimi apikilasyon oyunlardan çeşitli aktivitelere katılırken bulduğum platformdur.
hafıza oyunları ise bu konuda oldukça vakit harcamakta. http://bit.ly/Mq2gr5
güzel/yakışıklı olduğunu gösterme çabasında olan ''ezik'' insanlarla doldu burası aslında...
ergenler saçma sapan aşk sözleri paylaştı, kaşar kızlarımız öpücüklü fotoğraflarını yayınladı 5000 arkadaşına, erkekler am göt meme diye abazanlıkta sınır tanıyamadı.
ayrıca insanların ''ben feysbuka ilkokul arkadaşımı bulmak için giriyorum.'' demesi ayrı bir trajikomik.
etkinlik ve organizasyon dışında hiçbir halta yaramayan eylemdir. twitter'dan takipçi olayını, flash sitelerden oyunları araklayarak sözümona paylaşım ortamı yapmaya çalışmışlar, ama iyice ergen yuvasına çevirmişlerdir.
bir de şunu göstermiştir ki ilkokul arkadaşı denen şey boktan bir durummuş vesselam.
Eklediği resmin altına nazar duası yazanların olduğu site. Doğum günlerini hatırlamak açısından gayet faydalıdır. "görüldü" yazısı çıkıp cevap gelmemesi durumundan daha çok can sıkan bir şey varsa o da; "durumlarımı beğenir misin" diyen kişilerdir. Aslında hiç bir işimize yaramayan ama bir türlü de kopamadığımız sosyal paylaşım sitesi.
bir milyar kişinin profil sahibi olduğu, altı yüz milyon kişinin telefonunda kullandığı, kullanıcılarının yaş ortalamasının 25-28 arsında olduğu, bir trilyon kişinin beğeni butonuna bastığı bir sosyal paylaşım sitesinin itibar kaybedeceğini hiç düşünmüyorum.
evliliklerin büyük bölümü, kavga sebepleri, sübyancılık, sarkıntılık gibi olayların sebebi olarak ana kaynak haline gelmiştir.
yararlı yönü olarak iletişim açısından gelişmişliğini gösterebiliriz fakat daha kısıtlanması topluma yarar getirecektir.
kapatılsa çok daha iyi olur.
'en nihayetinde her şey bir fotoğrafta son bulmak için var olur' diyor susan sontag. ama artık en nihayetinde her şey facebook'da son bulmak için var olur. yaşanılan güzel bir an, gidilen bir yer, çekilen güzel bir fotoğraf, facebook'da son bulmak için varolur. 'gerçek' ile 'sanal' artık çok tuhaf bir aşk ilişkisi yaşıyorlar. hatta bu sadece yaşanılan şeyi göstergeleyen bir durumun dışına çıkar, ele geçirilmiş bir fikir bile hemen facebook'a aktarılmak için tasarlanır. bir masada söylenmemiş sözler bile burdan sahiplerine iletilir. (edip cansever masaya bırakırdı herhalde!) ayrılıklar, hüzünler, sosyal mesajlar, sevdalar, şarkılar, göz kırpmalar, el sallamalar, sarılmalar... 'dışarda mevsim baharmış'ı duysak, hemen linkini paylaşır mısın demek için klavyeye dokunacak parmaklar bütününü düşünsenize? her şey facebook için! sorun şurda o kadar şey gönderiyoruz şu facebook'a nereye gidiyorlar acep? galiba burası sarsılmaz, sararmaz(gülümüz!), hafızasız, küçük prens'in deyimiyle tuhaf bir dünya! hepimiz için!..