'en nihayetinde her şey bir fotoğrafta son bulmak için var olur' diyor susan sontag. ama artık en nihayetinde her şey facebook'da son bulmak için var olur. yaşanılan güzel bir an, gidilen bir yer, çekilen güzel bir fotoğraf, facebook'da son bulmak için varolur. 'gerçek' ile 'sanal' artık çok tuhaf bir aşk ilişkisi yaşıyorlar. hatta bu sadece yaşanılan şeyi göstergeleyen bir durumun dışına çıkar, ele geçirilmiş bir fikir bile hemen facebook'a aktarılmak için tasarlanır. bir masada söylenmemiş sözler bile burdan sahiplerine iletilir. (edip cansever masaya bırakırdı herhalde!) ayrılıklar, hüzünler, sosyal mesajlar, sevdalar, şarkılar, göz kırpmalar, el sallamalar, sarılmalar... 'dışarda mevsim baharmış'ı duysak, hemen linkini paylaşır mısın demek için klavyeye dokunacak parmaklar bütününü düşünsenize? her şey facebook için! sorun şurda o kadar şey gönderiyoruz şu facebook'a nereye gidiyorlar acep? galiba burası sarsılmaz, sararmaz(gülümüz!), hafızasız, küçük prens'in deyimiyle tuhaf bir dünya! hepimiz için!..