amele yuvası.
insanların televole hayatlarını yanstığı bir yere dönüşmüş artık.
kim kiminle nerede napıyor. niye insanların hayatına bu kadar
hakim olmaya çalışıyoruz. ve işin tuhaf yanı insanlar kendileri bunu deşifre etmekten çekinmiyorlar.
bunu nerdeyse her sıradan insan yapıyor ve sonra kalkıp evlilik programlarını eleştiriyırlar. yozlaştınız artık. tükenen ilişkiler. monoton hayatlar.
diğeride, bir bakıyorsun
herkesin yüzlerce arkadaşı var. hangisini arayıp bugün ben çok kötüyüm dediğinizde kalkıp gelecek. nasılsın dediğinde sesinde o samimiyetini hissedebileceksiniz.
kalabalığın içinde yanlızları oynamak kolay değil sanal alemde.
Artık kendisi üzerinden şarkı paylaşımı suç sayılacak sitedir. Siz sanatçının şarkısını ve/veya videosunu paylaşıp o sanatçının reklamını yaparsınız ve buna rağmen suçlu bulunursunuz. O sanatçı reklamını yaptığımız için bize para vermesi gerekirken suç işlemiş sayılacakmışız artık. Telif hakları çok iyi korunan ülke Türkiye.
Edit: ayrıca youtube diye adlandırılan ve bu iş için yayın yapan siteyi yeniden yasaklasınlar o vakit. youtube telif ödüyor mu? o ödüyor varsayalım tamam da paylaşımı paylaşan ödüyor mu? Kökten internet yasaklansın daha iyi. bu kafa oraya gider zira.
edit 2: kardeşim ben mi yasaklıyorum da eksiliyorsunuz. hayret yahu.
5 ay önce hesabımı kapattığım artık feci halde sıkmış sosyal paylaşım sitesi. dün tv' de gördüğüm habere göre artık üzerinden şarkı paylaşımı telif haklarını çiğneme suçuna girecek. tekrarlayanlar 2 kez uyarılacak 3. defa tekrarlandığında cezası verilecekmiş.
ister kabul edin ister etmeyin, bal gibi psikolojiyle oynayan sosyal bağımlılık sitesi.
Bir arkadasiniz yaninizda face ini aciyor o da ne? 5 bildirim, 4 mesaj , 2 arkadaslik istegi ve alttan hemen sohbete giren kisiler. iyi ama ya ben diyorsunuz siklenmeyen mahluk gibi bir yerinize yerlesiyor ve bozuluyorsunuz. Bu site asosyal insanlari hayattan daha da soğutan, sosyal olanlara ise doyumsuzluk hissi vererek kimseyi tatmin edemez, bozuk beyinli insanlara dönüştürüyor.
son zamanlarda kendini dünyanın dört dörtlük tek şahsiyeti sanan asi emoların bozuk türkçeyle küfürlü iletiler girip alayına isyan ettiği platform haline gelmeye başladı güzelim site.
amele kaynıyor ergen kaynıyor yeaa diyen kişileri anlamıyorum.
son 2 senede gizlilik ve duvar ayarları çok gelişti.
madem ergen amele kaynıyor ana sayfanda ne işleri var. demek ki arkadaşların.
hadi arkadaşların diyelim, istemediğin kişilerin iletilerini ana sayfa ekranına almayabiliyorsun. ne diye bu kadar sorun ediyor anlamam.
benim gibi bir hobiyle uğraşanlar için bulunmaz nimet. üniversite kulübünde bir toplantı veya gezimi yapacağız. aç etkinliği yap mis gibi.
hayata getirdiği çok büyük kolaylıklar var kim nederse desin.
herkesin kendi tercihine göre şekillenebilir sosyal ağ.
istemediğiniz halde orada olan hiç bir şey yok.
'popüler olanı eleştirip prim yapayım' s.kinden nasibini almaktadır.
beğenmiyorsan kapatırsın, nedir yani?
isteklerden kurtulamıyorsunuz ya da ben kurtulamadım anasını satıyım. lan bu nedir ya, günlük aynı kişiden 5 tane davet geliyor. siliyorum davetleri. tekrar geliyor aynı kişiden. oğlum otomatiği falan mı var yoksa aynı adam her gün oturup istek mi yolluyor anlamadım...
yaklaşık 7 aydır falan hesabımı dondurmuştum. neyse bir bakalım hayatta değişen hiç bir şey yok. arkadaşların çoğu hala yavşak yavşak doğum günü kutlamaları birisi nişan yapmış onu yalamışlar. birisi evlenmiş nikah videosunu koymuş onu yalamalar. hayatında mizah anlayışı olmayan bir kaç arkadaş vardı bakıyorum uykusuz, penguenden karikatür paylaşmalar falan. arkadaş yıllardan beri neredeyse her hafta alırım mizah dergisi ama arkadaşa soruyorum bu kimin çizeri diye o da ben ne bileyim paylaştım işte demez mi. kızlarda buna hasta hadi bakalım diyorum. gene uzun bir süre daha kapatılır. ayrıca daha anlatırım şu an aklımdan geçen bunlar.
bir çok facebook kullanıcısının bir boka benzetemediği dandik bir yenilik diyebilirim.
'artık zaman tünelindesin' ibaresiyle karşılaştım bugün. sen geçmedin biz seni geçirdik gibi bir şey oldu bu. boş durur muyum hemen bu bir boka benzememiş diye şikayet ettim. sana mail gelmesi lazım dediler sonra hemen, açıp bakmadım tabi. sonra bakarım.
bazen yıllardır arkadaşlık yaptığım insanları tanıyamıyorum. gerçekte inanılmaz mütevazi ve utangaç bildiğim kız 5678 tane foto yükleyip "aşklarımla antalya'daaa bilmemne oteldeeee tatil keyfiii" isimli bir albüm oluşturuyor. fotoğraflara bakıyorum. birbirinin hemen hemen aynısı 1000 tane poz görüyorum. iyi tamam, istiyor canın, koyuyorsun. ufak bir oğlu var. gayet sempatik, şirin bir çocuk. her çocuk gibi biraz çılgın, biraz yaramaz. çocuk yani daha hatta bebek, altına sıçııyor filan. hemen kumda oynarken fotoğrafları yükleniyor. "bu çocuk bambaşkaaa yaa, çok farklı olacak" diye açıklama ekliyor. bakıyorum kumdan yaptığı şeylere gayet her çocuk gibi normal kum aktiviteleri. öyle bir hırsla onunkinin en farklı olduğunu gösterme sevdası. ya sanki kendin dünyanın en enteresan insanısın be arkadaşım diyemiyorum işte. hayır farklı olmasa nolacak, çocuk ya, sevimli, sempatik, eğlenceli. o anın, onun normal bir çocuk olmasının tadını çıkarsana. yok, en farklısı o olacak.
eskiden pikniğe gidildiğinde mangal yakacaksa eğer insanlar, mangal yakmadan piknik yapan insanlardan daha uzağa konuşlanmaya çalışırlardı. kafa, mantık buydu yani. şimdi iki sevgili birer pirzola tutuşturmuşlar ellerine, ısırırken fotoğraf çekip bunu gösteriyorlar insanlara. pirzola ısırırkenki anı fotoğraflamayı geçtim, insanlara ifşa etmeyi gerekli görecek bir sevgili çöpe atılmalıdır, hatta onunla attığın poşete yazık olur.
kahve, film, klimaa şeklinde yazdığın gibi mi o hayatın fadimeciğim? üzümleri ne zaman kesiyorsunuz? ondan haber yok ama değil mi? kordon keyfi yazdığında kpss testi çözüp memurluk hayalleri kurduğunu da biliyorum hüsamettin.
ee o zaman kapat diyenlere peşinen gelsin, çok sağlam hayvan sahiplendirme akışının da döndüğü yerdir ayrıca. sayesinde kör, hasta kedilere, topal köpeklere kucak açan bir sürü iyi insan tanıdım. en azından iyi bu tarafı vardır, o iyi tarafı da zamanında beni büyük dertlerden çekip almaya yaramıştır.