kenan birkan'ı erkan can yada uğur yücel canlandırırsa tadından yenmeyecek dizi ayrıca sezonun final bölümü inanılmazdı.
harika kurgu harika senaryo ve harika oyunculuklar.
Bu kadar beklentiye rağmen kenan birkan'ın sezon finalinde görünmemiş olmasının sebebi tahminimce bu rol için selçuk yöntem ile anlaşılmış olmasındandır. şu anda aşk-ı memnu da oynamakta olduğu için* son bölümde görünemez, görünse de hiç inandırıcılığı olmazdı. ama aşk-ı memnu final yapıp da aradan üç ay geçti mi böyle bir
sorun kalmayacak tabi. son bölümde görünmemiş olması hem bu pürüzü ortadan kaldırmış hem de yeni sezon başlangıcına bir merak unsuru taşımış oluyor. Ancak şahsen yine de bir inandırıcılık sorunu olacağını* ve selçuk yöntem'in biraz yüzünü dinlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. arslan akbey'den adnan ziyagil'e geçerken yaptığı gibi dizilere bir süre ara vermeliydi bence.
sezon finalinin sonunu hastaneden izlemek zorunda kaldığım dizidir. ezel kötü tarafa mı geçti, aha iyi tarafta, dayı kötü mü, yok lan değil, aha ali öldü, yok yaşıyor, azat öldü lan aha yok ali çıktı ordan diye gidip gelirken kafayı duvara vurmuşum.
gün itabariyle yaz tatiline girmiş olan dizidir. tanımtrak girişin ardından:
--spoiler--
ezel'in morgda en son bahar demesiyle birlikte bir an cesedin hareketleneceğini zannettim. o ne güzel bahar demeydi öyle. kız olsam, bahar olsam, ölü olsam kesin kalkar verirdim o derece.
türkiye'de çekilmiş çekilebilecek en güzel dizi olmasıyla birlikte en büyük sıkıntısı hemen her bölümde yaşanan zaman ayarsızlığı (bunun özel bir adı da vardır da cahilliğime verin bilemedim). sezon finalinde de mezar başında eyşan ve babasıyla çekilen sahnede eyşan'ın gidişiyle sahne değişiyor, bişiyler bişiyler oluyor, sanırsın saatler geçti, ancak tekrar mezara bakıldığında serdar bey hala mezar başında ve yanına cengiz geliyor. benim hiç umrumda değil aslında böyle konular çünkü sıradan bir seyirci olarak ben çok da takılmam böyle şeylere. senaryo güzel olsun "oha", "çüş" falan dedirtsin yeter. sonradan arkasından bakıp da kafamı takmam nolacak şimdi diye. onun içindir ki dizi seyrederken de elime kağıt kalem alıp yazmam ahanda burada saçmalamışlar bunu hemen paylaşayım diye.
son bölümle ilgili olarak da bir an kenan'ın sakallı adamı gerçekten bunları kandırdı da (gerçi beni inandırdıydı bayağı bi) dayıya karşı olacaklar sandıydım. o anki huzursuzluğum tarif edilemez. ama allah'ı var iyi oyun kurdulardı. bu defa da onların oyunu tutsaydı da dayı falan rezil olsalardı değişik bi final olurdu diye düşündüydüm tabi bi de kenan'ımızı görseydik tam süper olurdu.
(kurduğum ve kuramadığım iğrenç cümlelerden dolayı tüm sözlük camiasından özür dilerim)
--spoiler--
normal şartlar altında bir haftayı beklemek zor geliyor anasını satim. bu adamlar şimdi naaptılar izleyicilere? bir aydır bekliyoruz kenan birkan gelecek diye, sezon finalinde de bize gösterip elletmediler resmen. siluet halinde gördük anca.
şimdi sezon finali konsepti, türk televizyon tarihinin en fazla izleyici toplayan, rating alan, popüler olan dizilerinde hep korkutucu bir şekilde biter. trafik kazası olur, patlamalar yaşanır, insanlar vurulur ve ucu açık bir şekilde bırakılır sezon finali yazılarak. bu esnada kadro gözden geçirilir, miladını dolduran karakterlerle yollar ayrılır, yenileriyle anlaşılır falan filan.
ezel dizisi bu klişe konsepti yıkıp geçmiştir. ne trafik kazası, ne patlama, ne bir katliam. üstüne üstük yetmiyormuş gibi bir de flashforward yapıp 6 ay sonrasına götürdüler bizi ve kafamızda milyon tane soru işaretleriyle bıraktılar.
uzun başlangıcımdan sonra nihayet bölüm hakkındaki düşüncelerimi ve soru işaretlerimi sıralamaya başlıyorum.
öyle bir yerden girildi ki diziye yine, aptala çevirdiler adamı. ben kendi adıma morgda yatan bahar'a seslenme tribini çok gereksiz buldum. bunda eyşan karakterinin "kardeşim öldü ben de sapıttım" modunun büyük etkisi var. ben ki cansu dere'den gram hazetmeyen birisi olarak, bu sahnelere katlanmakta zorlandım. tek pozitif yanı ise kenan imirzalıoğlu'nun o sahnedeki ve daha sonra mezarlıkta gösterdiği oyunculuktu.
bir de neymiş, ömer şimdi çıksa geldiği yere sokarmış onu. ohaaaa sayın seyirciler ya. kadının elinden her şeyi almışlar, soyup soğana çevirmişler, ne evi var ne barkı, yıllar önce kendi eliyle mezara koyduğu* adamın ailesinin evinde sığınma gibi yaşayan kıçıkırık bi hatun. karakterdeki güç burdan geliyor herhalde. ne kadar itici olursa olsun, bir yolunu buldu, bastı gitti kenan'ın yanına, parazit gibi yapıştığı her şeyin, herkesin kanını emiyor bu karakter ve tahminen de senaryo böyle ilerleyecek çünkü hangi insan evladı kardeşini öldüren adamla işbirliği yapar? bence bu açıdan eyşan'ın tek amacı kenan'ın kanını emmek ve ordan edindiği gücü ezel'e karşı kullanmak olabilir. neyse gereğinden fazla yazdım en sevmediğim karakter hakkında, o yüzden devam edelim.
o kıvırcık herkesi bir şekilde manipüle etti, neymiş yahu o öyle?!? ama senaristlere haklarını teslim ediyorum. ekran başındaki herkes eğer ezel dayıdan şüphe ediyor, birbirlerine ihanet edecekler diye düşündü kesinlikle. ama neymiş yeğen? şüphe tek gerçekmiş, okumak görmeye yeterken, anlamak için sevmek gerekirmiş. mevlana göndermelerini hayranlıkla izlediğim, karakterlerin bu kadar güzel kesiştirildiği başka bir dizi daha var mı ben hakkaten bilemiyorum.
daha önce yalnız kalmak adlı 12. bölümde ve tabii ki asıl adı gitmesine izin vermek olup bir ihtimal daha var adıyla bilinen 18. bölümde böyle parçalar birbirinden uzaklaşıp, en sonunda bir araya gelmişti ve çok çok güzel olmuştu. sezon finali bu bakımdan bu diğer iki bölümü feci şekilde geride bıraktı.
ezel-dayı-ali-tefo birleşmesi bence çok güzel oldu. tahminen bunun aksini düşünen de yoktur. cengiz'in de bu işin dışında kaldığı görülüyor, özellikle de 6 ay sonrasında olacak olan durumda. şebnem'in ordaki rolünü henüz anlamış değiliz hiçbirimiz ama zamanla ortaya çıkacaktır. ben şahsen çok kafa yormak istemiyorum çünkü nasılolsa ters köşeye yatıyoruz bir şekilde.*
ilk sezonu itibariyle şunu çok net söyleyebilirim ki:
türkiye'de hiçbir dizi ilk sezonunda bu dizinin kalitesinin yanına yaklaşamamıştır.
ben dizilerin uzayıp sünmesinden nefret ediyorum amaaaaa, bu kalitede devam edecekse 10 sezon da sürebilir, bana göre hava hoş.*
aşk-ı memnu dizisinde boynuzları istanbul-ankara arasını katedecek kadar uzayan abimizi, ramiz dayı'nın can düşmanı olarak ne kadar ciddiye alacağız göreceğiz.
kenan birkan rolü için şener şen'in ihtimal olabileceği dizidir.
zira şener üstadın yavuz turgul yapımında rol almış olduğu "av peşinde" nin çekimleri yeni bitti. yine de ben bu role şener şen'i uygun görmüyorum. çünkü üstadın karizmasını kenan birkan gibi bir karakterin altında ezmeyeceklerdir. kaldıki dizide çok defa kenan birkan'ın ramiz dayı'dan yaşca çok küçük olduğu belirtildi.
erkan can olsun, canımıza can katsın.
senaristlerin losttan ne kadar etkilendikleri apaçık ortada.
yazacağım teori fazla ütopik gözüksede lost 3. sezon finalinde tabuttuki kişiyi 4. sezon finalinde öğrenmiştik.ezel 1. sezon finalindeki sahnenin 2. sezon finali olması ve kenan'ı ancak 2. sezon finalinde görmemiz söz konusu olabilir.
baharın ölümünün şokuyla "tamirhanedeki hıçkıra hıçkıra ağlama sahnesi" barış falay'ın nasıl bir kumaşta oyuncu olduğunu yine gözler önüne sermiştir.
içi cız etmeyen var mıdır?
dün akşamki bölümü "işte sezon finali budur! " dedirtti bana. ezelin klasik olayı, ilk başta ezele söver sayarız, sonra da yaptığı oyunlar karşısında ağzımız bir karış açık tüm bölümü izleriz. sezon finalinde de bu aynen devam etti. ben aklımda birçok soru işaretiyle 2. sezonu beklemeye başladım bile. ezel yine bu ülkedeki en kaliteli dizilerden biri olduğunu kanıtladı.*
ısrarla çok iyi senaryo berbat kurguya sahip olduğunu iddia ettiğim dizi. 13 yaşındaki kardeşimi bile ters köşeye yatıramamıştır. lakin türkiye'nin en iyi dizisi olduğu doğrudur.
iyi senaryo berbat kurguya sahip dizi. 32 yaşında olan ben dahil 13 yaşındaki kardeşim, 21 yaşındai kayınçom, 44 yaşındaki kaynanam ve kayınçomun 19 yaşındaki salak kız arkadaşı da dahil kimseyi ters köşeye yatıramayan dizidir.
sezon finali yapmış olan dizidir. * bu hafta eyşan bile oyunculuğu ile göz doldurmuştur. ilk defa kendisini güzel buldum. diziyi izlerken ezel in dayıyı satmayacağını düşünmüştüm. fakat ali nin oradan çıkacağını tahmin etmemiştim. gerçekten bir ters köşe oldu. fakat asıl ters köşe 6 ay sonra diye belirtilen sahne idi. bahsedildiği gibi standart bir sezon finali olmadı. vurmalı, öldürmeli bir olaya girilmedi. kenan ı gösterip elletmeme ihtimali vardı. sadece yüzünü gösterip bitebilirdi. ne gösterdiler ne ellettiler. selçuk yöntem isimleri dolaşıyor. eğer açıkladılarsa şimdi niye son bölümde koymadılar. ertesi gün bileceksek dün açıklansaydı daha şık olurdu.
6 ay sonraki sahnede şebnem in tefo ya yüz vermemesi acaba cengiz ile birlikte karşı tarafa mı geçti izlenimini doğurdu. ne olacak bekleyip göreceğiz.
"13 yaşındaki bebeleri" bile ters köşe yapamayan diziymiş! pehhh!
3 büyük sözlükteki sayısız cin yazar oldu salak; 13 yaşındaki cünyır ve 2 yaş büyük hedesi oldu süper ve über zeki!
oldu, gözlerim doldu!
hanımın çiftliğindeki zaloğlu ramazandan gelsin bu abi-kardeşe:
"la yürü kalk git, ben zabah zabah dellendirme"!
benim şahsi kanaatim masaya son oturanın kenan birkan değil serdar tezcan olduğu yönünde, böylece hepsi birleşerek kenan'dan intikamlarını alıcaklar. çünkü dizinin senaristleri hep şu iki cümleyi tekrar ettiler: "onları ihanet ayırdı intikam birleştirecek" , "herşey baharla başladı baharla son bulacak" dolayısıyla masaya son oturan kenan değil serdardı diyorum. bakalım ne olacak.
basit bir kurguya sahip dizi. sonunu ötesini merak edenlere yazmak isterdim lakin bu çakal senaristler sözlükleri okuyup yan çiziyorlar. senaryoyu değiştirip içine ediyorlar.
ayrıca bir kez daha diyorum, türkiye'nin en sağlam dizisidir. her ne kadar kurgusu berbat olsa da.
şimdi benim 13 yaşında bir kardeşim var, ben kardeşimin yaşının 10 katının kırk eksiği yaşına geldiğimde, kardeşim benim yaşıma gelecek, ben şimdiki yaşımın 6 katının 50 eksiği yaşıma geldiğimdeyse annem hepimize lolipop alıp pikniğe götürecek. (asıl soru) şimdi, ben kardeşim ve annem ezeli aynı anda seyrederken hiçbirimiz ters köşe olmadıysak, ters köşe olan yazarlar 13 yaşındaki kardeşin abisine kaç kere sövmüş olabilirler?
cevap için (bkz: gelecek sezon...)
marjinal olacam diye bez bebek dizisi izleyen veya recep ivedik zekasında olanların ciddi derecede gerzekçe eleştirdiği dizidir.
neyse onlar gitsin parmaklarını yalamaya devam etsinler. zaten geç oldu. yatmıştır onlar.
neyse efendim dizinin sezon finali cidden bomba idi.
açıkçası türk televizyon tarihinde tabuları yıkan bir sezon finali idi.
öyle klasik birisi ölsün, çatışma çıksın, patlama olsun gibi gereksiz ayrıntılardan uzak sadece zeka ve fikire dayalı bir finaldi.
herzamanki gibi yine ters köşeye yatırdı ve ilk defa bir türk dizisi izlerken sonlara doğru acayip heyecalandım.
adamları sonuna kadar tebrik etmek lazım.
ciddi manada artık türk dizi tarihinin en güzel dizisine imza attılar.
bir çok yabancı dizi ile kıyas edersek zaten çoğunu geçer bile.
kurgusu, senaryosu, oyunculuk ve kamera kullanımı ve yönetmenlik olsun dizi gerçek manada türk dizi tarihine şimdiden geçmiştir.
ilk defa bir dizi lost ile kıyas ediliyorsa, 2.sezonu bu kadar merak ediliyorsa, üstüne teoriler üretiliyorsa bu iş olmuştur abicim.