atvye geçince sürekli atvdeki diğer dizilere benzetilen dizi. sanki bbc'den cnn'den felan transfer oldu amk. cennet mahallesi gibi diziler, yemekteyiz gibi programların olduğu kanaldaydı önceden de. abartmanın da bokunu çıkarıyorsunuz. zevk almaya bakın amk. türkiyede belki de kalite olarak izlediğimiz en iyi dizi. yemişim kanalını. çok mu farkeder.
ramiz dayının gizemden gizeme büründüğü dizi. eyşanın eski hayatı üzerine çok duruldu şu son bölümde. ileriki zamanda ramiz dayı da eyşan'ın eski boynuz taktıklarından biri çıkarsa hiç şaşırmam. ölen 3 çocuğu ise apayrı bir gizem. kesin ve kesin eyşan'ın oğlu jacob. ve cengiz yine bir alavere dalavereyle hurley'in süper piyangodan kazandığı paraya el koyup Katherine Chancellor ile birlikte Victor Newman'ın malikanesine yerleşerek ceyar'a karşı büyük bir koz ciuv ciuv ciuv system error system error ciuv ciuv error civ ciuv dıt dıt dıt error.
atv ye geçmesinin çok fark yaratmadığı dizidir. dünkü bölüme gelince, muhtemelen soyulan kumarhanenin sahibi dayı ve bu yüzden eyşanları hapise attırmak eline bişey geçirmeyecek. o, daha farklı bir intikam almak istediğinden kasedi aldığını ezel'e söylemedi diye düşünüyorum. ama işbu entry bi tarafıma da girebilir tabi. *
güzeller güzeli şebnem'e ağzına her laf alışında sanki büyük bir kabahat işlemiş gibi bakan ezel'i kınamak gerek aslında. bırakın arkadaş konuşsun kızcağız, o konuşsun biz öyle seyredelim onu. hatta şebnem için yeni bir kanal kurulsun, o salak salak konuşsun, biz seyredelim.
25.01.2010 yayınlanan bölümünde * ilk sahnede geçen bir diyalog.
ali dosyaları alayım derken düşmesine ramak kalır bir elinde dosyalar bir elinde tefo nun eli. kurtulmak için dosyaları bırakır ve tefo ya tutunur.
--spoiler--
ali: tutmuştum laan ! tutmuştum.
tefo:abi çok afedersin ama ben olmasam şeyi tutmuştun.
ali & tefo: zuahuhaaua **
--spoiler--
ali, dayının oğullarına bi haltlar yaptı gibi geliyor. ya onu bunu geçtim. eyşan ömerin ezel olduğunu bunca zaman nasıl anlamaz. sevdiğin adam isterse uzaylı kılığına girsin yine tanırsın. ramiz dayının seçmesi gereken şey ne. o fotoğraftaki kimdi.merakla bekliyoruz.
--spoiler--
Bu eyşanın babası tüm türkiyeyi dolandırdım diye ortalıklarda geziyor, Tevfikin cüzdanını çarpmasını fark edemiyor burası çelişkili olmuş bu bir sözlük.Ezelin yardımcısı hatun dizideki en taş hatundur kanımca bu da iki.
--spoiler--
"monte cristo kontu" hikayesinin temasının alındığı bir türk dizisi. buna çalmak denmez çünkü o bir klasiktir ama tema birebir aynıdır bunlar sadece biraz devşirmişlerdir. ama gerek oyuncu performansı gerek seneryo bakımından heycanla izlenen bir dizidir. ailecek takip etmekteyiz (bkz: congratulations)
---spoiler---
15.bölümünü izlediğim dizidir. gayet güzel bir bölümdü bence. arada saçma sahneler oldu ama birçok güzel sahneler de içeriyordu.
mesela bölüm başındaki dosya sahnesi tam bir saçmalıktı. doktor niye dosyayı aşşağıya atmadan 1 saat bekliyor ya da neden ali dosyayı yukarıya atmıyor ya da aslan tefoya vermiyor? sonraki başka bir sahnede ömerin annesi nasıl tek başına ramiz dayıyı bulabiliyor koca istanbulda?
güzel sahneler bunları kapatacak kadar müthişti bence. aklıma geldiği kadarıyla yazayım. (anlayın artık ne kadar çok var) mesela geleneksel olarak şebnemin oduğu her sahne dyerek başlıyım saymaya. tefonun otelden kendisi arandığında, telefondaki sessizlikten şüphelendiği ve konuşmadığı (ki ben bu adamın bakışlarına hastayım hacı. adamın bakışları delip geçiyor.) sahne, tefonun barda şebnemle olduğu sahne ve burdaki ilginç konuşmaları, tefonun, şeytana pabucunu ters giydirebilecek kapasitedeki serdarın bile cüzdanını arakladığı sahne, otoparkta arabanın beklenmeyecek şekilde hareket ettiği sahne, tefonun aliye adamlarla gitmeyelim dedikten sonra "alinin adamları sağlamdır" yanıtını alınca, "ben de sağlamdım" dediği, ironi içeren sahne ve tabii ki zirve olarak bölüm sonundaki "araban artık bende kardeş" repliğiyle arabanın serdarın önünden resmi geçit yapar gibi geçtiği sahne, en beğendiğim sahnelerdi. zekiceydi hepsi. şaşırtıcıydı.
kısaca benim sevdiğim bir bölümdü. o atv'e geçince sapıtır mı tartışmasına ben hiç girmeyeceğim. bu bölümde anlıyoruz ki , daha önceden de sıkça belirttiğim üzere serdar dayının ayarında bir adam değil. dayıya ya da oğullarına zarar vermiş olabilir ama dayının düşmanı ve kalemi başka bir adam. güçlü bir adam. ya da kadın. herneyse! bu bölümde en sevmediğim şey ezelin gitgide ömerleşmesiydi. ne kadar amsalak biradammış ki eyşana koşmak için bahane arıyor. dayıya (ki zamanında dayıya güvenmemiş ve dayının sitemi üzerine "sen bana ilk kural hiçkimseye güveneme değil mi dememişmiydin" demişti) ve insanlara hala çok güveniyor.
bu bölümdeki dayı mevzusu da ayrı bir mevzu. dayı kötü bir adam olarak gösterilmiş gibi ama ben dayının planlarının ezelin (ömer) üzerinden olduğuna inanmakla beraber, ona zarar vereceğini düşünmüyorum. hatta oğullarını kendisinin öldürdüğünü de düşünmüyorum. sonradan bunları anlayacağız zaten ama helal olsun! şeytana pabucunu ters giydiren adama (serdar) pabucunu ters giydirdi sonra onları alıp bir tarafına.... anladınız siz işte. zaten bir dayı iki tefodur benim bu dizideki adamlarım. bayanlardan da şebnem olduğunu söylememe gerek yok heralde. bölümün en güzel sahnesi de oydu. ben sadece araban artık bende diyeceğini beklerken arabanın mezarlığın önünden geçmesi sahneyi çok daha güzel kıldı.
ama şunu söylemeliyim ki 16.bölüm fragmanı gelecek bölümün çok sert geçeceğini ve birçok düğümün çözüleceğini gösterdi. içerisinde hoşlanmadığım bir sahne oldu. ezel ömerleşti ve eyşana "bıdı bıdı" şeklinde aşk nameleri söyledi. bu da bir oyun değilse yazık olacak bu diziye. eğer böyle olursa "nerde kaldı intikam hikayesi?" derim. inşalah sıçığ batırmazlar diziyi. ama maşallah güzel gidiyor hani. kurtlar vadsinden sonra en çok ses getiren yapım oldu. hadi rastgele!
---spoiler---
edit: yazı taraf gazetesinde diye mi kötülendim, yazılanlara katılmıyorsunuz diye mi? çünkü yazılanlar çok doğru. zaman veya cumhuriyet gazetesinde yazsa ne yapacaktınız? bu ne etiketçiliktir.
Beni çok eğlendiren bir dizidir.
Mesela;
Bahar:(Düşecek gibi yapıyor)
Ezel:(Onu tutuyor)
Ezel: Neden böyle yapıyorsun ne yapıyorsun sen?
Bahar: Sana güvenebileceğimi anladım.
(Gülüşmeler.)
Aptalca.
atv geçmesini eleştirmek faşistliktir.kapitalist dünya bu.parayı veren düdüğü çalardır.saçmalıktır.
diziye gelince bu dizinin senaristlerini alkışlıyorum.ayrıca son fragmanı izleyince kuzenim abim ben falan baya dizinin bittiğine dair oturup beyin fırtınası yaptık.emindik ya bildiğin.bravodur.kral dizidir.
oscar wilde'dan yunus emre'ye, red kit'ten iskeletor'a, bukowski'den poe'ya kadar, geniş bir yelpazede "hırhızcılık" yapan bir senaryo grubuna sahip dizi..
ya arkadaşım, konuşturduğun adamı bari iyi seç. herif eski mafya. bu laflar bu heriften çıkar mı diye düşünen çıkmaz tabi izleyen kitlesinden, rahatsın. e peki vicdanın rahat mı a amca! ordan araklıyosun burdan araklıyosun, senaristlik 100 dakikalık sahneler yazmak mıdır?? kendi vicdanına sor bunu, hadi "bizi" geçtim....
bir de gurur duyuyosunuz "biz pekçok kaynaktan besleniyoruz" diye.
bari gurur duyma lan!
gêdit: ya yuh arkadaşlar, bari siz yapmayın. bi de "yazar"sınız, gidip kafamı nerelere sokayım.. "yaratıcılık" diye bişey var.. biliyor musunuz?? tekrar yazıyorum: ya-ra-tı-cı-lık.. beş hece.. senaryo yazan insanın bundan haberi olmalı en azından.. ya ağlıycam, o derece kötüyüm.. bu ülkenin ikinci sözlüğüyse bura ve buradaki insanlar da- off ya..
--spoiler--
16. bölümde gösterilecek olan alinin cinayet kasedindeki görüntüsü ilk gösterilen görüntünün tam ters açıdan çekilmiş olması yönetmenin yeniden mi çekmesinden yoksa farklı bir görüntü seçeceğinde mi kaynaklanmıştır anlamadım.
--spoiler--
gazetelerde sezon biteceğini kötü olarak yansıtsa da bence gayet güzel bir haberdir. uzayınca insanı bayması ve asıl konusundan uzaklaşması neticesinde bitmesi, sıkıntı vermesinden iyidir.
sırf eleştiri yapma için eleştiri yapanlar tarafından eleştirilen yapım. * yok konusu çalıntı , yok replikler çalıntı , yok senaryo çalıntı. lan otur ya daha güzelini yaz , oyna , çek. ya otur daha güzelini çal , ya da sus! nedir lan alıp veremediğin. kırk yılın başı doğru düzgün bir dizi çekiliyor , onun da ağzına sıçmayın , otur izliyorsan izle , izlemiyorsan da sus.
bildiğin kış dizisi. yağmur-kar var diye dışarı çıkamayıp mecburen evinde oturan yurdum insanının ağzını bir karış açıp izlediği fekat gerek sanatsal gerekse oyunculuk bakımından yerlerde sürünen şey.