türk dizi tarihinin en iyi dizisidir. ancak dizinin en delikanlısı kız kardeşini töre diye acımadan öldüren orospu çocuğu tefo değildir. dizideki en karaktersiz isimlerden birisi de ramiz karaeski'dir ayrıca.
belki bazılarının hoşuna gitmeyecek ama dizideki en delikanlı adam kenan birkan'dır. ramiz abisine o kadar güvendi, o kadar yardım etti, en büyük olmasını sağladı. hep onun yanındaydı. ramiz ne yaptı? onu sattı. sevdiği kadını aldı ve abisini öldürdü. kenan'ın böyle olması çok normal. melek gibi delikanlı adamı hissizleştirip kötü adam yaptılar. kim yaptı? ramiz.
Efsane dizidir. Kenan birkan ve ömer uçar bu dizideki en haklı karakterlerdir.
Para için kardeşini satan ali değil, en yakın arkadaşının manitasına göz koyan cengiz değil, sevdiği adamın yakın arkadaşı ile evlenem eyşan değil, yola çıktığı kardeşinin sevdiği kızı alan abisini öldüren ramiz değil, yanındaki ile sevgili olup ümit veren sonra da evli barklı adamla sevişip aldatan ve iki arkadaşın arasını açan selma da değil; ömer ve kenan haklı bu dizide sadece.
En saf iki karakter. ikisi de masumdu, sevdiklerine çok güveniyordu. ikisi de ihanete uğradı.
Kenan davasında sonuna kadar haklı.
ezel için bir sürü söz söylenebilir. oyuncular, hikaye denebilir. müzikleri denilebilir. hepsi bir bakıma doğru ama ezeli ezel yapan şey gri karakterlerdir.
dayı iyi değil ama mesela gri bir karakter. kol kanat geriyor ezele yetiştiriyor ama davası için.
dayı mesela iyi değil çünkü en yakın dostunun, kardeşinin sevdiği tek istediğini elinden alıyor.
ali mesela mutlak kötü değil. bi bok yiyor ama her gün yarasını içinde taşıyor.
cengiz mesela o da mutlak kötü değil, kenan da mutlak kötü değil.
her karakter gri. 2 3 karakteri çıkarırsak.
oğulları can, bahar, ezel'in annesi, bu iki karakter hariç herkes gri. herkes insan kimse kahraman değil. kimse figüran da değil.
ezeli ezel yapan türk seyircisinin alışmadığı bir şeyi yapmış olması. bunlar iyi bunlar kötü diye ayırmadan herkesi, her karakteri griliğiyle ortaya koyması.
Şu covid günlerinde neden tekrarını patlatmıyorlar acaba? Hadi biz netten falan takılıyoruz da orta yaşlı insanlar saçma şeyler izlemek zorunda kalmazlar en azından.
Bilimum her şeyinin youtubedan izlenebildiği çoğu açıdan orijinal türk tv dizisi.
Bu dizinin orijinal tarafı klasik türk dizisi klişesinde iyi insanlar olur bir de kötü insanlar olur. işte bunların en tepe karakterleri vardır ve bütün dizi boyunca bunlar didişir dururlar ve iyiler genel olarak kazanır.
Ezel'de iyi karakter yok. Doğuştan kötü ve sonradan olmuş kötüler var. Bu yüzden Ezel kötülerin dizisi olması açısından orijinal bir dizi ve bütün dizi boyunca karakterler hem karşıtlarına hem de onları halletiklerinde yani kimse kalmadığında ise kendilerine kötülük yapmaktalar.
Özellikle Ramiz'in gençliğinden Ezel'in sonuna kadar düzelmede boşluk bırakmaması açısındanda bizim genel diziler içinde ayrılmakta.
Aslında şu dizilerin uzunluk mevzusuna bir çözüm yolu bulsalar çok çok daha sağlam bir dizi bile olabilirdi.
çok abartıldığını düşündüğüm dizi. kadroya almadıkları efsane oyuncu bırakmamışlar. hikayesi vasat üstü, mantık hataları gırla olan dizi. oyuncuları, replikleri ve bazı karakterlerle sağlam bir dizidir sadece. abartmaya gerek yok.
Türkiye standartlarında gayet de el üstünde tutulması gereken dizidir. Ama siz kim kime atlamış, zengin oğlan-fakir kız, töre, tecavüz gibi konulara aşina olduğunuz için farkı anlamanız güç..
ramiz dayı'nın, necmi abi'ye koyduğu posta'yı ayrı bir sevdiğim efsane dizi. necmi abiyi hatırlamayanlar varsa, vurkaç barındaki eski dostlar konseyinde, içlerinde yaşça en büyüğü ve sözü geçeni, fazla konuşmayan kişi.
yusuf eğir'le ortaklık yapılacaktır ama dayılar tabi ki yusuf'la ortak olmayacaklardır. yusuf eğir elini uzatır ve dayı'dan ısrarla sıkmasını ister. ve olaylar gelişir.
dayı: fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin?
dayı eğir'in elini tüm gücüyle sıkarak tekerlekli sandalyesinden ayağa kalkar, eğir yere çöker. bunun üzerine iş bozulduğu için necmi abi sinirlenir.
necmi: ramiz! ramiz ne yaptın sen! işi mahvettin!
ve dayının efsane postası gelir.
dayı: tamam kardeşş, tamam! burası eskiden mert insanların diyarıydı. şimdi bakıyorum da çapulcuları doldurmuşsun buraya kardeş. sen eskiden öyle fazla konuşmazdın. şimdi bakıyorum da, biraz geveze olmuşsun.. o zaman git konuş onlara. ramiz karaeski, emaneti olan bu şehr-i istanbul'u geri alacakmış de. de onlara tamam mı..
Asla Türk filmi-dizisi izlememe konusunda katı kurala sahip biriydim fakat sıkıntıdan ve izlenebilecek olarak düşündüğüm herşeyi bitirip yeni birşeyler aramam sebebiyle birçok kişinin yıllardır iyi iyi diye söyleyip durduğu bu diziyi "ya bu kadar insan yanılıyor olamaz, hepsi zevksiz olamaz" diyerek ilk 2 bölümünü izlemek gafletinde bulundum.
Türk filmi ve dizisi izlememe fikrimde ne kadar haklı olduğumu en iyi Türk dizisi denilen bir diziyi izleyerek anladım.
Abi basit, gereksiz bir sahneyi 15 dk'da gıy gıy iç karartan müzik eşliğinde manalı bakışlarla vermek nedir ya. Ey yönetmen senarist vb. siz şu sahneleri izlerken içiniz bayılmıyo mu.
Müzik, müzik, müzik, gözleri kısıp bakmalar, dalıp gitmeler müzik, müzik...
Kaybettiğim 3 saatimi biri bana geri versin lütfen.
en sevdigim sahne ezelle sekiz koridor sahnesi video yuklemede sorun oldugu icin yukleyemedim.
sanirim kivanc tatlitugun en iyi performansi 100 kilo ustu en kilolu hali.
dizinin en durgun zamaninda sekiz karakterinin birden diziye girmesi beni heyecanlandirmisti.