Türkiye'de, Oscar Wilde'dan, Shakespeare'dan alıntılar yapan bir dizi var artık dedirten kalite. Sembolleriyle aklımı alan başarılı yapıt: RAMiZ: . 1. Akıllı, zeki. 2. işaretlerle, simgelerle gösteren. ALi-CENGiZ Oyunu: hile içeren düzenbazlık. EZEL: Geçmişi ve geleceği olmayan. EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü.
cok kaliteli bir dizi. ingiliz edebiyatindan alintilar yapmasi ile gonlumde taht kurdu. aksiyon, entellektuelite, kultur, racon hepsi var. cok kaliteli cok.
ramiz dayı manavdan portakal seçerken ali'nin arabayla sinsice gelidiği sahnede "ulan şimdi sözlükte 'bunu da the godfather`dan araklamışlar' diye konuşurlar" düşüncesine sevketmiş dizidir.
kalitesi yüksek dizi. insanlar kurtlar vadisinden şikayet ediyor , çok silah atılıyor, adam ölüyor diye. onun için o yönden eleştirilecek bir noktası yok. ayrıca dizi bilmeyen bir çok insana oscar wilde'ı, hayyam'ı, shakespeare'i, hasan sabbah'ı tanıttı.
bir de ömer (ezel) isimli genci oyuna getiren iki yakın arkadaşının isimlerinin ali ve cengiz olması ise güzel bir gönderme olmuş.
o değil de kimse söylememi$, annesi mert'in odasından çıkarken yerdeki kitabı alıp masaya koyduğunda kitabın açık olan sayfasında yazılı olan 'mont?', 'ey$an?' gibi kelimeler mert'in kafasına tilkiyi sokacaktır ilerleyen bölümlerde muhtemelen. zaten çok düz bir çocuktu, böylece azcık kafayı çalı$tırır.
bu arada ramiz dayıya bi' çift sözüm var: bende milyon tane dayı var ama hepsini toplasam bi' sen etmiyor be dayı!1!
dün akşam bomba bir bölüme imza atmış dizi. ramiz dayının ali'ye fena ayar verdiği sahneyle gözleri şenlendirmiştir. o değilde ben hassan sabbah'ın hikayesini merak ettim. ramiz dayı sözlük yazarıysan mesaj at şu hikayeyi çatlıycam şimdi. hep bu ali'nin yüzünden hikayeyi de dinletmedi şerefsiz. ali yatacak yerin yok oğlum.*
edit: duyarlı yazarlara teşekkürler. daha önceden hikaye yayınlanmış. ayrıca video ve hikayenin linkini gönderen yazar arkadaşlara da şükranlarımı sunarım.
dün ki bölümde ramiz dayı sandalyede otururken adamların ramiz dayının tarafına geçmesine yurdun televizyon odasında birden milletin ayaklanmasına sebep olmuştur. of of of o nasıl güzel bir ayardı.
genis aile nin ciddi versiyonudur.nasil genis aile onceki komedi dizilerinde onlarca kez islenmis konulari laf cambazligiyla yeniden yorumluyorsa bu dizi de de en fazla one cikan sey olaylarin farkliligi degil sozlerin farkliligidir.
dayı'nın el hareketiyle adamların kendi tarafına geçtiği sahnesiyle kanımı dondurmuş dizidir. hatta öyle ki; salyam bacağıma akana kadar ağzımın açık olduğunu bile farketmedim resmen. *
yahu o nasıl bir sahnedir sayın dizi yapımcıları? nasıl bir gerilimdir? o kadar gaza geldim, o kadar yüklendim ki, bir ara -gerilmekten- bilincimi kaybedip hayaller alemine dalmışım. zar zor hatırladığım rüyamda ramiz dayı, kuşağından yazmalı hançerini çıkarıp ali'ye; "kancık kelleni ödlek bedeninden ayırmaya geldim" diyordu. bilincimi tekrar kazandığımda ise kendimi, "saldırın bre mücahitler! allah'ın adına saldırın!" diye nara atarken buldum.
şaka bir yana, gerçekten bu muhteşem gerilimli, egzantrik sahnede emeği geçen herkese bir tebriği, teşekkürü borç bilirim.
efendim, cansu dere konusuna gelince; * gerçekten daha güzel birini seçebilirlerdi eyşan rolü için. fakat dizideki eyşan karakteri'nin özelliklerinde; iki erkeği kendine hasta edecek güzelliğin yanında, küçük emrah tutumu da var. işte cansu da bu noktada devreye giriyor. istemediği adamla zorla evlenmiş, kederli, her zaman düşünceli, -ezel'in yanında olduğu yerler hariç- hiç gülmeyen, ruhsuz bir karakteri o kadar güzel oynuyor ki, eyşan karakteri'ne aktris seçimleri yapılsa türkiye'de, jüri ben olsam, daha cansu'yu ilk yaptığı tiplemede kapar, "kapatın kardeşim seçimi, hadi herkes evine" derim. -cansu'ya da tembihlerim yanımda rol yapmamasını. insanın içi kararır yahu. cengiz nasıl sevmiş ki kendine böyle surat yapan bi kadını? teallaam.-
mantıksız kabul edilen, klişe denilen bir yer var ki, o kısmı ele alma durumunda kesinlikle diziye karşı bir kasıt, art niyet yok, tamamen yanlış anlama/anlamama kaynaklı zannımca.
cengiz'in o kasedi saklamasının nedeni, ileride ali'nin veya eyşan'ın kendine yapacağı olası bir yamuklukta, kasedi göstererek tehdit etmektir. e ikiside de manyak, cengiz'e yamuk yapabiliteleri var (zira cengiz'in zamanında ikisine de kötülüğü dokundu), cengiz böyle bir kaset bulundurarak, ipleri elinden bırakmamaya çalışıyor.
--spoiler--
sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer, en karanlık çare; o'nun sevgisini öldürmektir. sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal, en son yol, o'na ihanet etmektir.
--spoiler--
bu dizinin ilk bölümünü açtım izliyorum. çok sinirlendim bu ömer hıyarına. ulan sen öyle arkadaşlar edin sonra kazık yedim diye ağlan. olum sikko arkadaştan hayır mı gelir lan. soora manitanı alırlar elinden işte. ohh olsun lan...hoşaf...
daha önce de mutlaka yazılmıştır elbette ama gelmiş geçmiş en iyi türk dizisi. ayrıca sadece isminde arabesk bir hava ve içinde aforizmalı dayı karakter var diye önyargı koyan hıyarlara acıdığımı da söylemeliyim. gerçekten içinde okunan kitaplarla bile türk dizisi standartının çok üstünde. teşekkürler emeği geçen herkese ve lütfen emeği geçen herkes diziyi saptırmayın, saçmalamayın, öperim.