az önce biten son sahnesine kadar izlediğim dizi noluyor lan bana?!
haluk bilginer'in katılımı çok önemli benim için o nedenle sanırsam artık takip edeceğim diziyi.
ezel izleyicisi değilim, ara ara bakıyorum ama çok güzel bir gönderme yakaladığım için paylaşmadan geçemicem: bu akşam ki bölümde dayı'nın gençliğini ufuk bayraktar oynamıştır. garsonluk yaparken, zeki demirkubuz tarafından keşfedilen ve kader'de bekir olarak döktüren ufuk bayraktar. kader'de de pavyon, bekir abimizin önemli mekanı idi ve aynen bu akşam ki bölümde olduğu gibi şarkılara mırıldanarak, kafa sallayarak eşlik ederdi.
ezel ile ilgili bir kural daha öğrenmiş olduk. "beklentiye girmemek" gerekiyormuş.
2. sezonun ilk bölümünün kalitesi ile bu bölümün kalitesi arasında dağlar kadar fark var.
8 asıcak , kesicek dağıtıcak ortalığı diye düşünürken balon çıkmıştır.
herhalde 2 bölüm sonrada ezel ile sırt sırta verip kenanla kapışırlar.
işin komik tarafı ise çok sağlam kötü adam olarak nitelenen kenan ın yalan söylemekten başka numarası olmaması.
8 i de kandırmış , akıl edemiyor mu ramiz anlatır gerçeği diye?
neden 2. sezonda bitirecekleri anlaşıldı. aslında ilk 7-8 bölümden sonra ellerindeki malzeme tükenmiş bile bu yazar olacakların. ama tutunca uzatmaya kanırtmaya çalışıyorlar dahada mallaşıyor herkez.
--spoiler--
kenan : ( ramiz dayıyı taklit ederek ) yüreğimi dinledim, yüreğimi dinledim... şimdi de yüreğini dinleyecek misin ramiz abi ?
--spoiler--
oyunculuklar, bir murat murathanoğlu deyimiyle akıyor... izlettiriyor, sevdiriyor, saygı duruşuna geçirtiyor...
--spoiler--
Sekiz'in arkadaşı: Çocuklar bakın bu adam benim, arkadaşım... Sekiz.
Çocuk 1: Sekiz diye isim mi olur ya?
Çocuk 2: Abi ben de 12, bu da 3,5 ..
--spoiler--
ve akabinde toplu halde error verme sekansı *
şimdi herkes çıldırmış vay efendim işte sekiz nasıl dayının torunu olabilirmiş, o yaşta öyle mi görünürmüş vs.
kimisi de diyor ki dayı çocuğu önceden yapmıştır vs. şimdi bu dizide zaten belirtilmiş dayının hangi çocuğunun ne zaman doğduğu. çok merak eden açsın 15. bölümü, final sahnesi zaten dayının üç çocuğunun mezarı önünde oluyor. buna göre:
uğur karaeski yani sekiz'in babası 1975 doğumlu. ortanca çocuk selim karaeski 1978 ve en küçük çocuk olan ali temel karaeski 1980 doğumlu. hepsinin ölüm tarihi ise 2001. uğur çocuğunu okuldan alırken vuruluyor, ali temel de yanında eşi varken öldürülüyor. eh dayı çocuklarının ne yaşta evlenip çocuk yaptığına karışmamış olsa gerek.
hayır hepsini geçtim ulan dizi bu. illa mantıklı mı olmak zorunda? yani ne oluyo hata bulunca? götünüz göğe mi eriyo?
neyse geçtik bunları, hemen kısa bir bölüm yorumu yapalım:
kenan birkan bu bölüm biraz geri plandaydı, daha iyi oldu çünkü oturduğu yerden tek bir tuşa basarak her şeyi halletti oldu tam anlamıyla ve bu da güzel bir şekilde açıklandı.
şebnem'i, tefo'yu ve ali'yi görmekten haz alıyorum. yan karakter olabilirler belki ama geri plana atılmamaları lazım kesinlikle.
dayı'yı o halde gördük ya, üzüldüm olum.
ömer'in eyşan zaafından gına geldi. bir orospunun peşinden çocuğunun anası da olsa bu kadar koşulur mu laaan?*
cengiz bu dünyaya piç geldi piç gidecek tahminen. göt olma riskimiz var, ucu açık bırakılan her noktada senaristlerden her türlü ters köşeyi bekliyorum.
daha fazla flashback istiyorum kesinlikle. 1971 yetmez sadece, biraz da 80ler, 90lar olsun. kenan'ın nasıl hazırlandığını da görelim, değil mi kardeş?
ezel'den çok sıkı bir hamle bekliyorum eyşan'ın inanmıyoraaam temalı konuşmasından sonra.
kim ne derse desin ben kıvanç tatlıtuğ'u beğendim arkadaş. en azından bu bölümlük beğendim, bence gayet iyi rol yaptı.
tabii hiç alışık olmadığımız bir şekilde çok havada kaldı bu bölüm. heyecanla bekliyoruz bir dahaki haftayı.
biri "oyunculuk" musluğunu açmış gürül gürül akıyor maşallah. bi de her ne kadar esinlenme olsa da kaliteli bi senaryoyla birleşince çok yukarılara çıkıyor dizi. illa ki kusurları vardır lakin kusurlarını arayarak harcanacak bir dizi değil bu. elinize fırsat geçmişken oturup adam akıllı izleyin.
bu hafta mantık hatasında çığır açmıştır. öldürülen büyük oğlan* 1978 li idi. 8'in babası 2001 de öldürüldüğüne göre; o sırada 8, on yaşında olduğuna göre; ki 78 li birinin 2001 yılında 10 yaşında çocuğu olması için kız felan olması lazım. 9 yaşında adet görebilmesi bakımından. neyse 2001 yılında 10 yaşında olan 8, 2010 yılında 19 yaşında olur. ee o yaşta nasıl komutan olur lan. diziyi götümüzle seyretmiyoz haberiniz olsun. dikkatli seyredenlere ayıp etmeyin.
--spoiler--
cengiz eyşan'a gerçeği söylemiştir. eyşan ezel'i aramış ve olanları anlatmıştır. eyşan kenan birkan'ın yakınlarında olsun diye oyun oynamaktadırlar.
--spoiler--
Gün itibari ile, ezel cengiz i, cengiz eyşan ı, eyşan ezel i, tefo aliyi, ali kenan birkan ı, kenan birkan sekiz aracılığı ile dayıyı afedersiniz s.kmeye çalıştığı dizidir.
Bu kadar basit işte sözlük. Klasik fıkra gibi en son hepsi bahçevana...
dayı emniyette sorgulanırken bunaltılıp da alnından boncuk boncuk terler damlarken,
onu bu eziyetli halde gören ezel'in ve dayıyı seven herkesin yüreğinin burkulduğu bir gerçek.
hele ezel'in komisere "ya adama bir su verin bari" diye feryat etmesi içimi sızlattı.
sanki tuncel kurtiz gerçekten aç-susuz sorgulanıyor havasını vermişler, rolden çıkıp tuncel baba'ya gerçekten eziyet ediliyor sandık adeta, öyle canımız yandı bu sahnede!
her ne kadar güzel olan kadrosu bu sene daha da güzelleşse de sıkıntı vermeye başlayan dizi.
sekiz karekterinin dikkatli izleyiciler tarafından kaçmayan yaş mevzuu senaristlerin bit ayıbıdır. eyer ki sekiz'in yaş saçmalığına "bu gerçek değil sadece bir dizi" mantalitesi ile yaklaşılıyorsa, o zaman Ramiz Dayı "batman" kostumü giysin her bölüm kötüleri haklasın, ezel tekrar estetik ameliyatı geçirsin ömer'e geri dönsün, bıt bıt bıt...
dizinin ilk senesi dayanılabilen ama ikinci sezon da gına getiren mevzu ise, eyşan-ömer(ezel) muhabetteleridir. ezel'in eyşan ile her konuşmasında "ağlar" pozisyona geçmesi, eyşan'ın mıymıy davranışları, ayrıca eyşan'ın her sahnede minininde minisi elbisesiyle bacaklarından ögğ getirmesi sıkıyor, daraltıyor beni.
yani şu aralar kenan birkan eyşan'ı öldürse ve ezel'de "deli yürek"e bağlasa dizi tadından yenmez.
35. bölümüyle evladiyelik saat casio f-91w marka saate selam çakan dizi. askerlerin, bu saati yaygın olarak kullanmasından yola çıkarak 8 karakterine de uygun görmüşler. her türlü dakik olunması gereken durumlar için oldukça kullanışlı. bir an ekranda belirince kendimde de var olan aynı markaya bakıp gururlandım yahu.
dünkü bölümde öne çıkan detaylar vardı. cengiz'in ''atsan atılmaz satsan satılmaz'' kıvamında bir adam olduğu gerçeği ali tarafından adeta tescillendi. ama o da en az ali kadar kendini affettirme çabalaması içerisinde. ali bir an şebo'yla yalnız kaldığında kızcağıza resmen ''elinin hamuruyla böyle işlere bulaşma'' dercesine teklifler yaptı. amacı muziplikti ama aman tefo şu telekızlık muhabbetini duymasın diyelim. yok yere birbirinize düşmeyin. ramiz dayı kahvehanede geçen sahnede ''büyük balık küçük balığı kapar'' kuralına ithafen kendisinin denizlerin hakimi balina olduğunu göstererek, çıkarcı elemanı dumur etti. ayrıca kendisinin insan sarrafı olduğunu bir kez daha gösterdi. ''telefonlar açılır, birileri devreye girer ve kendini birden masada oturur vaziyette bulursun'' diyerek istihbarat olaylarıyla da içli dışlı olduğunu gösterdi. kendisinin üçlü sıkıştırma altında geçen sorguda vücudundan terler dökülürken bizimde içimiz acıdı. ezel'de ''adama bir su verin'' diye tepki gösterince yapılan merhametsizlik karşısında içimiz parçalandı. 8'in devreleriyle buluşma anında yanında getirdiği eşyaların içinde türlü silah ve mühimmat olduğu gibi bir durum oluştu. askeri harekat yapılacakmış gibi bir görüntü çıktı ortaya. oysa onlar fasıl yapma arzusundaymış.
8 karakteri son izlediğimiz bölüm itibariyle gözlük takıp çıkarmak için dizide bulunmuştur. yaklaşık 10 defa karizmatik bir şekilde gözlük takıldı çıkartıldı.
tamam anladık adam yakışıklı da kardeşim, diziyi eşiyle, sevgilisiyle izleyen insanlar da var. şimdi eşim bir 8'e bir de bana baksa -ki pijamayla oturmuş göbeğini kaşıyan adam var yanında- o aile yıkılır arkadaş.
bir de bu mankenler niye oynuyor ki dizilerde? çok yakışıklılar .mına koyim. ilyas salman falan geri dönsün.
teklemesinin nedeni basit: 8 karakteri diziye şimdilik oturmadı. keşke 8 karakterinden ziyade kenan birkan karakteri ön plana çıkartılsaydı. kıvanç tatlıtuğ u izlemektense haluk bilginer i izlemek daha keyifli olurdu.
senaristlerin acilen bişeyler yapması lazım. mesela flashbackler gayet iyi idi. bunların sayısı artırılmalı. eyşan diziden çıkartılmalı. diziye kenan birkan nasıl bu hale gelmiş teması hakim olmalı. bir de ne olursa olsun ali, cengiz ve tefo yabana atılmamalı.