mehmet rauf'un bir romanıdır. Ve necip ve suat'ın aşklarını anlatmaktadır.
Güzel kardeşlerim; bu romanda anlatılan hikaye yasak aşktır. Ve yasak aşka özendirmedir.
Okuyanlarda ve kendi kendine eyluldeki gibi sev diye telkinde bulunanlarda bu özenti bariz şekilde kendini göstermektedir.
Eğer size bir kız bu kitabı okuduğunu söylüyorsa, o kızdan tuvalet görmüş ilyas salman'ın kibar feyzo filminde ağayı çağırmaya koştuğu gibi topuklarınızı ta kıçınıza vurarak kaçın.
Bu gibi kızlar bir erkekle konuşurken diğer erkeğe de "onu gerçekten sevseydim, seninle konuşmamız bu kadar uzun sürmezdi" der. Ve iki erkekle de konuşmaya devam eder.
Ahlak çöküntüsü bu insanlarda kendini aleni bir şekilde gösterir.
Velhasıl kardeşlerim, sevdiğiniz kıza kitap hediye etmek isterseniz, bu kitaptan uzak durun.
mehmet rauf'un kaleme aldığı türk edebiyatındaki ilk psikolojik romandır. roman ağırdır, çok kez süslemeler yapılmış ve benzetmeler batı edebiyatı etkisiyle fazladır. karakterler; suat, süreyya, necip, hacer ve fatin'dir. suat ile süreyya evli bir çifttir, necip ise süreyya'nın halasının oğludur uzun zamandır suat ve süreyya'nın yanında misafir kalmaktadır fakat kadınlardan nefret eden necip suat'a karşı ilerleyen zamanlarda büyük bir aşka tutulur ve olaylar bu şekilde gelişir..
Neredesin sarı yapraklım serin havalım (sıcak ya da soğuk değil bakın serin) dediğim yılın en güzel ayıdır. Bu yılın en güzel ayı seçmesinde doğduğum ay olduğu hasebiyle acaba bilinç altımda bir güzellik yapıyor muyum diye hep merak ederim ama asla bilemedim, bilemeyeceğim. Ekim haziran gibi lambur lumbur kelimelerin arasında söyleyişiyle dilde bir ferahlık kulakta hoş bir seda bırakır. Adı Süryanice üzüm ayı anlamına gelen aylulden gelmektedir.
Eylül Norveçde bir başka güzel olsa gerek ağaçlar doğa...Istanbulda, Norvecteki ambians olmasa gerek tam rüzgar eser yapraklar şirildar sokakdan bitane abarti egzozlu şahin geçer ve tabiri caizse o anin içine siçar neyse çok sinirlendim iyi günler...