(#7463881)
başlık falan dikkatinizi çekmesin, böyle bir entry girilmiş zamanında. okudunuz mu bilmiyorum ama ben size özetleyeyim. "...hebehöböhebehöbö bir kanun olarak allah varken..." diye bir cümle geçiyor bu entryde.
bu sadece ana fikri böyle olan entrylerden biri. binlerce var böyle entrylerden sözlükte. binlerce var böyle dar görüşlü ve araştırmaksızın bir sonuca varıp ona körü körüne inanan.
neymiş? evrim teoriymiş. insan nasıl bir teoriyi doğru kabul edebilir de allaha karşı çıkarmış. onlara hatırlatmak istediğim sizin inandığınız şeyin adı da "yaratılış teorisi". bu yüzden evrime inananlara karşı çıkarken tekrar düşünelim. lütfen...
benim amacım sen şuna inanıyorsun, ben buna diye ayırıp farklı fikirleri dışlamak değil. sadece biraz düşünmek ve araştırmak. gerçi şu da bir gerçektir ki; ne kadar araştırsak araştıralım, iki tarafta boka çıkıyor:
üstünkörü geçmek gerekirse; "insan ie maymunun ataları aynıdır. genleri %99 oranında birbirine benzemektedir. maymun ise şurdan burdan gelmiştir. bu böyle gider ve en son da canlı ve cansız arasında geçiş formu olan virüstür. e zaten virüsün bazen canlı, bazen cansız özellik gösterdiğini(kristal yapı) ve nükleik asitlerin yüksek sıcaklıkta bir araya gelmesiyle oluştuğunu biliyoruz.(zeitgeist adlı belgeselde ayrıntılı açıklaması vardır)"
peki dünya nasıl oluşmuştur? cevap= güneşten kopan bir parçadır. güneş nasıl oluşmuştur? cevap= ... al işte sana cevapsız kaldık."
üstünkörü geçmek gerekirse; "oğlum bak şimdi, koskoca dünya, kuşlar, böcekler, ağaçlar... görüyor musun bunları? bunlar bir tesadüf sonucu oluşamaz. mümkün değil. olsa olsa biri tarafından yaratılmışlardır. bunları senin aklında bile canlandıramayacağın, her yaptığını görebilen, her dediğini duyabilen, "allah" dediğimiz güç yaratmıştır. çünkü varolan herşeyin bir nedeni vardır, o da allahtır."
peki allah nasıl oluşmuştur? cevap= ... ( bir arkadaşım, "ulan öyle soru sorulur mu? o en yaratandır" demişti. en yaratan da neyse. anlamadım ben.) cevap yok.
sonuç olarak sen istediğin kadar araştır, istediğin kadar uğraş, belli bir kanuna varamayacaksın. inanmakla yetineceksin. anca ölünce anlarsın hangisi doğruymuş.
adı üstünde teori.
varlığı kanıtlanamamış ve değişikliğe uğrayabilen kurallar bütünü.
evrime göre doğadaki herşey bir değişim içindedir ve zamanla, öğneğin bir maymun insana dönüşebilmektedir.
ancak insanın neden yüzyıllardır aynı kaldığını açıklayın dediğimizde evrim yavaşlıyor diyorlar.
aynı şekilde evrim gerçekten var olsaydı insandan maymuna geçiş evresinde bir ara formun olması gerekirdi. bunu sadece insan ve maymunla sınırlamayalım evrimin kanıtlamaya çalıştığı her tür için binlerce ara form olması gerekirdi.
ancak bugüne kadar yapılan hiçbir arkeolojik kazıda herhengi bir ara forma rastlanmamıştır.
elinde somut bir kanıt olmadan kitleleri peşinden koşturabilen bu kadar saçma sapan başka bir teori var mıdır orası da merak konusudur.
doğasal bilim araştırma ve sonuç çıkarma istatistikleri üzerine kurulan bilim araştırmaları ve önceyi bulma düşüncesi içinde olan bir grup bilim insanının darwin'den bu yana devamını getirdikleri teoridir.
evrim teorisine göre basit organik ve inarganik birkaç madde (hidrojen, metan, azot, karbondioksit) sıcaklık basınç ısı ve ışık etkisiyle proteinlerin temeli olan aminoasitlerin yapıtaşları olan aminoları oluşturur. aminolar aminoasitleri aminoasitler küçük proteinleri bunlar da küçük canlı yapılarını oluşturur. Canlı yapıları mikroorganizmaları oluşturur bu mikroorganizmalarda zamanla birleşerek canlı kolonilerini oluşturur.
evrimin kanıtları arasında olan embriyo dönemlerindeki canlıların benzerliği işte burada başlar. Yani şunu biliyoruz ki belli döneme kadar insanlar da balıklarda kurbağalar da kuşlarda ve bilimum canlılar görüntüsel olarak birbirinin aynısı. (anne karnındaki bikaç haftalık bebekle birkaçgünlük balık emriyosunu birbirinden gözle ayırmak imkansız)
canlı kolonilerinin dokuyu oluşturduğu bu esnada oksijen bulunmadığı dönemde ilk olarak etil alkol fermantasyonu yapan canlılar ortaya çıkar. daha sonra fotosentetik canlılar ve oksijenin ortaya çıkmasıyla birlikte oksijenli solunum yapan canlılar ortaya çıkar. bu esnada yaşam suda devam etmektedir. burdan sonra karaya geçiş başlar. karaya geçişte canlılar karasal yaşama adapte olmak için su kaybını azaltan hareketi kolaylaştıran savunmayı sindirimi solunumu kolaylaştıran adaptasyonlar geçirir.
Karasal yaşamda genel olarak da farklı türlerin oluşumundaki gelişim süreci doğal seleksiyon adaptasyon modifikasyon ve kalıtsal varyasyonlar ile gerçekleşir. *
bir de maymundan geldik diyen bir adet evrim tezi bile yokken neden ısrarla maymundan gelmedim diyenler vardır? işte evrenimizin en büyük sorusu budur. daha da büyük sorun ise maymundan gelmemeyi isteyen ama çamurdan gelmeyi isteyenlerdir.
insanlar milyonlarca lirayı euroyu hangi dövizi ise işte artık onu falan boşuna harcıyorlar, boşuna yıllarca çalışıp fizik biyoloji kuantum öğreniyorlar demek ki.
çüzkü az evvel sicim teorisi de evrimin de olmadığı ispatlandı.
bir türk az evvel, "elinizde sik var benim elimde yok demek ki evrim de yok başka bir şey de yok" dedi.
insanlar arasına karışmış bir kaç maymunun arkasında durduğu, sadece kendilerinin değil tüm insanların maymunlardan geldiği konusunda saçma bir iddianın peşinde olanlar tarafından üretilmiş teorinin adıdır.
insan vücudunun ne kadar mükemmel olduğundan bahsedip, sonra aynı organizmanın, kendi çıkarları doğrultusunda doğaya adapte olamayacağını savunan garip insanların, "ı ıh" dediği teori.
he zaten cern deneyinde kanıtlanmaya çalışılan, sicim teorisine "elinizde ne var ?(sik)" şeklinde yaklaşan bir bilim aşığından(!) ultra süper çıkarımlar beklemiyorum. lakin biraz daha düşünülerek yaklaşılabilir.
çamurunda mutlu mesut hoplayıp zıplayan şirin mi şirin bir walt disney domuzuna anlatir gibi anlatalim.
evrim teorisi yanlış olabilir.
bu evrim yok anlamina gelmez. evrim vardır. bunu kimse tartışmıyor. nasıl olduğunu olmuş olduğunu tartışıyor ve bunu da evrim teorisi iel yani evrimin teorisi ile tartışıyor.
evrim teorisi, varolduğu kesin olan evrimin "nasıl" olduğunu çözmeye çalışan teorinin adıdır. şu anki halinin tamamı yanlışsa bile bunun yanlış olduğu yine aynı çerçevede çalışanlar gösterecekler.
yani ben bi sik bilmiyorum demek ki evrim yok diyince evrim yok olmuyor.
o değil de o canlı, yaşayan, yiyen, çoğalan arada sırada sıçan bir bakteriden geldin denildiğinde inanmayan çocuk, üstünde gezinip üzerine işediği çamurdan geldğine inanıyorsa
bi siktirsin gitsin bi daha da gelmesin çayı da götüne soksun.
ispatlanmış, tıbbın pek çok tedavi yönteminin ve anatomi bilgilerinin üzerine inşa edildiği teoridir. hala teoridir zira tüm mekanizmaları ve sırları çözülmemiştir.
canlıların evrimi, charles darwin tarafından doğal seçim denen prensip üzerine temellenmiştir. aslında, survival of the fittest; yaşamın her alanında karşımıza çıkar. sosyal hayattan biyolojik hayata; her noktada. bu bir işyeri, bir spor takımı, izole bir bataklık ya da galapagos adası olabilir.
evrim denen çevrimin gerçekleşmiş olma ihtimali, matematik yöntemlerle kolayca hesaplanabilir. anlık olarak çok düşük olan bu ihtimal, birey sayısı ve zamanın çokluğu ile 1'e yakınsar. dünya ortaya çıkalı milyar yıl mertebesinde zaman geçtiğini unutmayalım. ayrıca illa ki dine dokunacaksak, en sahih kaynak olan kur'an-ı kerim'de sık sık geçen" alemlerin rabbi" betimlemesini de göz önüne alalım.
bir bilim aşığı iseniz, şunu bilirsiniz : bilim inanmakla ilgilenmez. bilim arayıp bulmakla ilgilenir. bu bağlamda din&evrim çatışması, uzun süredir varlığını koruyan ve koruyacak bir zaman kaybı, bir moda ve tartışma mecrasıdır.
evrim teorisi, yaradılışı yalanlamak ya da doğrulamakla ilgili değildir. canlılığın nasıl ortaya çıktığını ve çeşitliliğini anlamakla ilgilidir. hala geçiş formları bulunamamış, dinozorların aniden yok olma sebepleri tam netlik kazanmamış ve modern insanın ortaya çıkışına değin geçirdiği süreçler tam olarak ortaya konmamıştır. ama tüm bunlar, evrimin olmadığını göstermez. insanların mağarlarda yaşadıkları, neanderthal gibi aşamalardan geçtikleri, primatlarla akraba oldukları yadsınamaz gerçeklerdir.
bilmin amacı gerçek yolunda somut bulgularla ilerlemektir. bunları inanç dünyasına çekip alınganlık yapmanın manası yoktur. onun yerine, araştırmalar desteklenmeli ve gerçeğe beraber yürünmelidir. ali kuşçu, harezmi gibi büyük insanlar örnek alınmalıdır.
teori olarak kabul görmüştür. evet böyle bir teori vardır ve okullarımızda "teori" olarak anlatılmaktadır. fakat sadece bir teoridir. uzun yıllardır teori olarak kalmış ve bundan sonra da teoriden öteye gidemeyecektir. zaten gerçekliği kanıtlanmış olsaydı kanun hükmünü alırdı. ki evrim teorisini arkalarına alıpta yaradılışı inkar etmeye çalışanların da zeka seviyelerinden endişe duymaktayım. hadi ki evrim var bizde maymundan geldik maymunu nereden geldi. hadi o da dinazordan gelmiş olsun(!), e dinazor nereden geldi. evrim teorisini savunan insanların "bilim adına birşeyler yapmaya çalışıyoruz" cümleleri hiçte samimi değildir.
öyle mutasyondan başlayarak sakin sakin anlatmaya gerek yoktur.
risk grubu içindeki çocuğuna grip aşısı yaptırmak isteyen orta çağ bünyesini karşına alacaksın, 'sizce evrim var mıdır?' sualini net olarak ortaya koyacaksın, 'hayır yoktur.' cevabını veren kişilere 'o zaman çocuğunuza 2002 yılının aşısını yapmamızda bir sakınca yok değil mi?' gibi gayet basit uygulama önereceksin.
tipik ortodoks kaçışının, şener şen koşusu ile birleştiği anı zevkle izleyeceksin.
artık insanlık olarak net kararlar almak zorundayız. bilimin gelişimi ve insana yönelik pozitif etkilerine ket vurmaya çalışan kişilerin insanlığın nimetlerinden faydalanmasına izin verme dönemini geride bırakma vaktimiz gelmiştir.
herifçioğlu 'organ nakli dinen uygun değildir.' açıklamaları yapan kiliselere, camilere, kabilelere vs. fon aktaracak, bu propagandanın yapılmasına kaynak sağlayacak, ondan sonra da iş kendine düştüğünde insanlığın nimetlerinden göt korkusu dahilinde yararlanacak.
yok arkadaşım öyle yağma. evrim teorisini bilimsel sınırların dışında fikirler ile çürütmeye mi çalışıyorsun?
peki sen nasıl istersen. o zaman hasta olduğunda dua edeceksin. bilimden derman dilenmeyeceksin. bu kadar basit.
insanın maymundan türemiştir diye bir önermeyi hiçbirzaman barındırmayan teoridir.yüzeysel bile okuma yapmadan üstüne konuşulan teoridir.vakti zamanında türler değişmez sabittir inancına sahip olan incil okurların karsı gelmek için soyledikleri bugun dahi söylenmektedir.ayrıca anlasılmayan bir hususta sıfır noktası hususudur.sıfır noktası evrimin konusu değildir.evrim canlılık başladıktan sonra başlayan bir süreçtir.