evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    2759.
  1. biyoloji ile ilgisi olmayan kişilerin bile bazı veriler ile ilgi kurabileceği teori. ( dikkat ederseniz bilimsel gerçek demiyorum, çünkü bilim matematik gibi kesin verilere ulaşmaz, zaten ulaşırsa bir noktada biter, durur bütün araştırmalar. yani bütün kuğular beyazdır varsayımı başka bir renk kuğu bulunana kadar geçerliliğini korur sadece )

    gelelim o basit verilere, evrim teorisi der ki bütün canlılar ortak atadan türemiş, doğal seleksiyon ile bazı türler bugüne gelene kadar yok olmuş, genlerini nesillere aktarabilenler bugünlere mutasyonlara uğrayarak gelmiş..

    memeyi düşünün. memelilerin dişilerinde var, fakat erkeklerinde de meme ucu var? anatomik olarak hiçbir işe yaramayan bu meme ucu erkeklerde neden var? hiç düşünüp sordun mu bu soruyu? sorma, senin zaten başkaları tarafından verilen kalıplaşmış fikirlerin var gerek yok..

    mesela kuyruk sokumu kemiği neden kuyruğu olmayan insanlarda da var?

    neden yirmilik dişlerimiz hiçbir işe yaramamasına rağmen çıkıyorlar?

    akıllı tasarım akıl edememiş herhalde bunları,

    evrimsel biyoloji bunu körelmiş organların varlığı olarak açıklıyor, ve insan vücudunda şu an 40'tan fazla körelmiş organ ve yapı mevcut. evrimsel süreçte ayağa kalkan insanın, dengede durabilmesi için kuyruğa ihtiyacı kalmamış, ya da otçul beslenmeden etçil beslenmeye geçen insanların o geniş çene yapısı ve öğütücü dişlere ihtiyacı kalmamış...

    evrim ile ilgili kafanda soru işaretleri varsa embriyoloji ana bilim dalı tam da sana göre, ortak ata ile ilgili aradığın cevaplar burada.

    en şaşırtıcı olan, canlı embriyolarını birbirinden ayırabilmek için haftaların geçmesi, haftalar geçtikten sonra ancak türe ait genetik kodlar devreye giriyor ve türler birbirinden ayrılıyor.. sen iki haftalık insan embriyosunda solungaç yarıkları olduğunu biliyor muydun?

    not: genelleme olarak insan dedim, dönem dönem latince adlarını hatırlamıyorum şimdi anlayın siz.
    1 ...
  2. 2758.
  3. Darwin ve lamark'ın çok öncesinde anaksagoras tarafından ortaya atılmış teoridir. Lamark ve darwin'inki kadar sistematik olmada da anaksagoras'ın evrim teorisi bir pro-evrim teorisi niteliği taşımaktadır.
    2 ...
  4. 2757.
  5. insanların bağnazlıkları veya dini inanışları nedeniyle reddettiği bilimsel gerçek.
    üstelik sık sık ''sadece teori o, kanıtlanmamış bir şey'' şeklinde, saçmasapan ve cahilce ithamlara maruz kalır. eğer siz de böyle ithamlarda bulunuyor iseniz, lütfen şu sayfayı ziyaret ediniz. http://www.notjustatheory.com
    ingilizcesi yetmeyenler için özet:

    ''Bilim adamları 'teori' kelimesini kullandığında, günlük hayatta normal kullanımından daha farklı bir anlam taşır. Bilimde, teori bir tahmin, bir önsezi değildir. gözlemlerimiz için, iyi doğrulanmış, iyi desteklenmiş, iyi belgelenmiş açıklamalardır.''

    ''bazı insanlar, bilimde, bir teoriniz olduğunu ve o teori kanıtlandığı zaman yasa olduğunu düşünürler. bu, bu şekilde işlemez.''

    ''bir teori, asla yasa olmaz. Aslında, bilimde bir hiyerarşi olacak olsaydı, teoriler yasalardan daha üstte olurdu. bir teoriden daha yüksek ve daha iyi bir şey yoktur.''

    ''bu açıklamalara 'teoriler' adı verilir, ve her zaman teoriler olarak adlandırılacaklardır. yasalara dönüştürülemezler, çünkü yasalar farklı şeylerdir. yasalar tarif eder, ve teoriler açıklar.''

    ''sadece 'yerçekimi teorisi' olarak adlandırılması, onun bir tahmin olduğu anlamına gelmez. test edilmiştir. bütün gözlemlerimiz onu desteklemiştir, tahminlerini de test ettiğimiz gibi.''

    ''doğal seçilim tarafından evrim teorisi, evrim gerçeği için bizim bizim en iyi açıklamamızdır. 150 yılın üstünde bir vakittir ki test edildi, incelendi ve konuyla ilgili tüm gözlemler tarafından desteklendi.''

    ''evrim sadece bir teori değildir, muzaffer bir teoridir.''

    yani kardeşlerim, siz isteseniz de istemeseniz de evrim gerçektir, ve söyleyebileceğiniz hiçbir şey bunu değiştirmeyecektir.

    edit: birilerini kızdırdım galiba

    edit 2: bu arada insanların maymundan geldiği gibi bir yanılgı vardır ki bu doğru değildir. evrim teorisi, insanların maymundan değil, insanların ve maymunların ortak atadan geldiğini savunur.
    2 ...
  6. 2756.
  7. insanların neden bu kadar üzerine düştüklerini anlamadığım teori.
    Ben ateistim, değil bir Tanrı'nın her hangi bir metafizik varlığın var olabileceğine inanmıyorum.
    Varım lan ben dünyada, Nasıl var olduğum umurumda mı?
    Evrim teorisi ıspatlansa dinlerin çökeceğini, ateizmin tek gerçek olduğunu mu kabullenecek dünya?
    Ee hayır, zamana uydurulmuş dinler türemeye devam edecek.
    islam'ından tut yahudilik'e bütün dinlerin falsoları var, hangisini tartışalım şimdi?

    Tüm inananların ve tüm inanmayanların ortak yanılgısı bir şeyi sürekli ıspat etmeye çalışması. Abi bırakın bu ıspat kaygısını. Sen Allah'ın varlığını ıspat edemezsin, o Allah'ın var olmadığını.
    Yahu adına din dediğimiz olgu bile başlı başlına dogma, sorgulanarak inanılmaz ki?
    insanların dine inanmalarının sadece 2 sebebi vardır; birincisi yok olmak düşüncesi korkutur, ikincisi yitirdikleri adaletin tecellisini yalnızca tüm insanlardan üstün birinin verebileceği düşüncesiyle içini rahatlatır.
    Bu abi, başka hiçbir neden yok!

    Hala evrim var mı, Tanrı var mı sığlığında gidip geliyor insanoğlu.
    ikisinin de varlığı yokluğu kıymetli değil, ikisi de insan ilerlemesine bi halt katmayacak.
    1 ...
  8. 2755.
  9. bir balık olusmus, 9 milyon canlı türüde balıktan evrim gecirmis. mantıga bak yaw..
    1 ...
  10. 2754.
  11. kavramlar karmaşasında ki insanların can çekiştiği konu başlığı. Evrim ile Evrim Teorisi farklı şeylerdir bir de Teori nedir önce bunu öğrenmekle başlasınlar bu mevzulara kafası basmayan arkadaşlar.
    1 ...
  12. 2753.
  13. şimdi bu teoriyi tek soruyla çürüteceğim, beni takip edin:

    "madem insan maymundan geldi, günümüzdeki maymunlar neden insan olmuyor"

    zzzztt.. mavi ekran. cevap veremediniz diiii miii, koca teoriyi bitirdim tek soruyla.
    2 ...
  14. 2752.
  15. benim için olayın din, inanç boyutu hiç önemli değil. ben bilimsel boyutuna bakarım.

    sorun şurdan kaynaklanıyor:

    basit, ilkel, primitif, vs vs denilen ve komplex canlılara değiştiği iddia edilen hücre, öyle basit ve iki aminoasitin karbonatla birleşmesinden oluşmuş birşey değil.

    o basit denen hücre, olabilecek en ilkel haliyle bile olağanüstü mühendislik içeren bir yapıdır.

    hücrenin yapısını, çalışmasını, enerji metabolizmasını, içindeki mikro pompaları, mikro makinaları bilmeyenler için hayal kurmak, fantazi yapmak çok kolay. evrimleşmiş dersin geçersin.

    ama, bir na-k pompası, bir elektron transfer zinciri, ubikinon, sitokrom, özgün enzimler hakkında azıcık bilgisi olan için bunlar evrimleşerek oluştu demek sadece bilimsel vicdansızlıktır.

    olayın mantıksal imkansızlığı:

    1- sistem binlerce bileşenden oluşuyor.

    2- bileşenlerden birinin hatası tüm sistemi çökertiyor.

    3- bileşenlerin her birinin üretimi için dna bilgisi gerekiyor.

    4-bileşenlerin büyük çoğunluğu için, yapısal olarak daha basiti imkansız.

    bütün bunlara rağmen olayı olasılık açısından incelersek, teorinin gerçekleşme olasılığı, lotoda bir milyon defa arka arkaya altıyı tutturmaktan daha küçük.

    başka bir konuda bu kadar küçük bir olasılıktan bahsetsek bilim dünyası adama götüyle güler ve elli sene yüzüne bakmaz. ama işin ucu inanç ve dine dokunabilen bir konu olunca ortaya farklı kampanyalar çıkıyor.

    inanılmaz küçük olasılıklar üzerinden bilimsellik iddiasında bulunmaktansa, kardeşim henüz tam olarak bilemiyoruz bu boku demek neden bu kadar zor ????????
    2 ...
  16. 2751.
  17. Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık. Sonra onu emin ve sağlam bir karargâhta (rahimde) nütfe haline getirdik. Sonra nütfeyi bir kan pıhtısı haline soktuk. Müteakiben, kan pıhtısını, bir lokmacık et yaptık; bu bir lokmacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. (Mü’minun 12-13-14)

    “O, sizi bir cins topraktan, sonra bir meniden, sonra bir kan pıhtısından yarattı” (Mü’min: 67)

    “Şurası muhakkak ki rahime akıtıldığında (oluşan) nütfeden, erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti o yarattı” (Necm: 44-45).

    “ Nütfenin üzerinden 42 gece geçtikten sonra, Allah (c.c.) ona bir melek gönderir, melek o nütfeye şekil verir”. (Hadisi Müslim rivayet etmiştir.)
    0 ...
  18. 2750.
  19. en başta şunu söylemek isterim ki teoriler kanunları açıklar. onun için önce kelimelerin anlamını bilmek gerek. zaten bilimde kanun diye bir şey de yoktur. yerçekimi kanunu ne peki diye soracak olan varsa onlar kanun değil teoridir fakat yüzyıllar boyu yanlışlanamadığı için artık kanun gibi görülmektedir. yerçekimi kanunun ise doğruluk ihtimali %99.9' dur ama %100 değildir olamaz da. çünkü bilim ilerledikçe bugün büyük ölçüde doğru olduğunu düşündüğümüz teoriler yanlışlanabilir. onun için bilimde kanun değil teori vardır ve bu teoriler ise olayı açıklar. umarım olayı anlatabilmişimdir.

    evrim teorisi konusuna gelecek olursak herkesin bilir bilmez bir şeyler salladığı konu. bazısı anasının babasının maymundan geldiğini düşünenler falan var demiş. bir defa hiç bir evrimci maymundan geldiğimizi söylemedi. maymunlar ile ortak atadan geliyoruz. anlayacağın dilde anlatmak gerekirse yol ayrımına kadar beraberdik sonra onlar sola bizler sağa gittik.

    şimdi yanlışlamaya çalışanların acizliğini görüyorum. hayatında bir kere laboratuvara girip bu konu hakkında araştırma, deney falan yapmamış gelmiş burada sallıyor. arkadaşım bilimde tezlerin gelişimi şöyle olur; ortaya bir hipotez atılır. bütün bilim adamları onu çürütmeye çalışır ve çürütürlerse başarısız olur ama eğer çürütülemezse -150 yıldır çürütülümeyen evrim teorisi gibi- artık teorileşir.

    ara tür gösterin diyen arkadaşlar olmuş. nolur bunu söyleyen insan böyle başlıklar altına entry girmesin. en çok bu lafa kızıyorum "ara türler nerde ara türler ??". zaten dünyadaki tüm canlılar bir ara türdür. şimdi kafan almadı tabi şöyle açıklayayım; tüm canlıların genetik hataları vardır. bu genetik hatalar sonucu zaten farklı fizyolojik ve biyolojik özelliklere sahip oluruz. bu genlerimizi diğer bir sonraki nesillerimize aktarırız. aslında herkes bir ara türdür ve böylelikle ufak tefek değişimlerle neslimizi devam ettiririz. oyunların seviyeleri gibi düşünme bunu. easy,middle,hard,expert diye ayrılmıyor. ufak ufak değişiklerle. çünkü hiç bir canlı biyolojik ve fizyolojik olarak birbirinin tam manasıyla aynısı değil. bu durumda ne oluyor? zaten herkes bir ara geçiş formu oluyor.

    islam dinini reddeden bir teori değildir. yaratılış fikriyle de çelişmeyebilir. kuran'da yaratılış olayı detaylıca anlatılmamıştır. onun için yaratılış fikriyle çelişir veya çelişmez diyemeyeceğim. zaten çelişse de yapacak birşeyiniz yok. evrim teorisi 150 yıldır çürütülemedi ve bundan sonra da çürütülebileceğini hiç sanmıyorum. en azından bugünümüz ihtimaliyle %99.9 doğrudur. %100 değildir çünkü bilimde kesin yoktur.

    canlılığın varoluşu hakkıında birkaç yorum yapan arkadaş olmuş. bu konu evrim teorisinin alanına girmez abiyogenez teorisinin alanına girer. biyolojik evrim ile kimyasal evrim farklı şeylerdir.

    bu yüzdendir ki yeni başlayacaklar için önce abiyogenez teorisini, ondan sonra evrim teorisini araştırmalarını tavsiye ederim.

    ayrıca abiyogenez'de mantıksız bir durum yoktur. mantıksız olan da spontane jenerasyon'dur ki zaten çürütülmüştür.
    3 ...
  20. 2749.
  21. artık papalığın bile şeksiz şüphesiz kabul ettiği teoridir.

    http://www.sozcu.com.tr/2...ir-sihirbaz-degil-946377/

    adnan oktar'dan alıntılar yaparak saçmalayanların dediklerinin zerre kıymeti harbiyesi yoktur.

    hayır, yurdum dindarı ilginçtir... onlara kalırsa yeryüzünde sıkı dindar olan bir tek kendileri vardır!.. misal, papa'nın hıristiyanlığa kendilerinin islam'a bağlılıklarından daha çok bağlılığı olduğunu bile kabul etmezler. üstelik söz konusu şahıs katolik mezhebinin papazlara dayattığı bekaretini koruma şartını yerine getirmiş, ömrü boyunca dini için çalışıp, çabalamış olmasına rağmen!...

    sanıyorlar ki papa bir cihangir entelidir!.. ey cahiller, durum hiç de sandığınız gibi değil. papa'nın evrim teorisini entellik olsun diye gönül rızasıyla kabul etmiş filan değil. papalığın bilimsel gelişmeleri izleyen özel bir kurulu var. o kuruldaki papazlar din eğitiminin yanı sıra bilimsel eğitim de almış seçkin kişiler. papalığın pes etmesinin sebebi, ilgili bilimsel tespitleri izleyen söz konusu kurulun raporlarının evrim teorisini reddetmenin gerçekçi olmadığını ifade etmesidir.
    0 ...
  22. 2748.
  23. Evrim teorisi gerçektir ve din de bunun aksini söylemez.

    Din insanın topraktan yaratıldığını söyler, evrim teorisi de bunu kabul eder.

    Allah'ın en büyük nimeti beynini kullanmayı sevmeyen, mecazi anlatım nedir bilmeyen, anlatılanın ne anlatmak istediğini düşünmekten aciz düz insan; topraktan yaratılan insanın çamurun içinden 10 dakikada çıkıp üzerindeki çamuru temizleyip namaz kılmaya başladığını zanneder.

    Evrim teorisi insanın topraktan oluşumunu, yıldızın içindeki nükleer reaksiyonun maksimum seviyede atom çekirdeklerini eritip birleştirmesiyle oluşan karbon atomundan milyonlarca yıllık değişim süreci ile açıklar.

    zamanı yaratan yaratıcının zamandan bağımsız olduğunu idrak edemeyen şahıslar bu ikisinin farklı şeyler olduğunu düşündüğünden çıkan gereksiz bir çatışma vardır ortada.

    evrim teorisinin en büyük kanıtı inkar edilemez şekilde her yeni kuşağın bir önceki kuşağa göre daha zeki ve daha becerikli olmasıdır.

    aşırı bilimciler evrim teorisini rastgele seleksiyona bağlarken allah'ın kendi kendini geliştiren bir sistem yaratabilecek kadar güçlü olduğunu görmezden gelir.

    aşırı dinciler ise fizik kanunlarını da allah'ın yarattığını ve evren üzerinde kendi tercihi olarak bu kanunlara bağlı kalmayı seçmiş olmasını görmezden gelirler.

    ikisi de farklı kollarda sabit fikirlilik ve cehalettir.
    2 ...
  24. 2747.
  25. 2746.
  26. günlük "teori - hipotez - bilimsel gerçek - bilimsel kanun arasındaki fark" entryimze hoş geldiniz.

    yer çekimi için yazıyorum :

    yer çekimi hipotezi : nesneler agır oldugu için değil, yer küre çektiği için yere düşüyor.
    yer çekimi - bilimsel gerçektir : bıraktığını şey yere düşer. dünya çeker.
    yer çekimi teorisi : bıraktığın şeyin nasıl düştüğünü açıklayan teoridir. şöyle olur böyle olur der.
    yer çekimi kanunu : bıraktığın şeyin yere düşerkenki hızını vs hesaplamaya yarayan matematiksel formüldür.

    teori ispatlanınca bilimsel gerçeğe terfi etmez. kanuna da terfi etmez. bunlar tamamen farklı şeyler.

    evrim için :

    evrim hipotezi : canlıların doğumdaki farklılıklarından etrafa daha iyi adapte olanlar, genlerini sonraki nesillere daha iyi aktarabilirler. bu da zaman içerisinde türlerin canlıların değişmesine sebep olur.

    evrim - bilimsel gerçek : gerek fosil kayıtlarında, gerek genetikte, gerek lab ortamında mikrobik canlılarda olsun evrim süreci gözlemlenmiştir. bildiğin baktık mı görüyoruz yani.

    evrim teorisi : evrim sürecinin nasıl işlediğini açıklayan bilgiler toplamı. yeni delillerle sürekli değişir, gelişir ama canlıların milyar yıl önce mikrobik organizmalardan bugünkü kompleks canlılara yavaş yavaş değiştiği sabittir.

    evrim kanunu : diye bişey yoktur, zira matematiksel olarak bir türün ortama nasıl adapte olacagını hesaplayamazsınız. hayvanını boyuyla kilosunu carpayım, ortamdaki agacların sayısına böleyim böylece kulagının boyunu bulayım gibi bişey olmaz. bu sebeple evrim kanunu diye bişey yoktur.
    3 ...
  27. 2745.
  28. 2744.
  29. Boş insanlarin bosluktan sıkılarak uydurdugu sacmaliklardan biri.
    1 ...
  30. 2743.
  31. bir tane geçiş ara formu gösterin ondan sonra teori deyin, götten uydurulan bir önerme sadece.
    3 ...
  32. 2742.
  33. anne babasının maymun olduğununa inananların savunduğu tezdir. e be akıllı insan, bizim mahallenin delisi, deli yaşo, maymuna benziyor, 500 sene sonra kemiklerini bulup demeyecekler mi bi manymundan gelmişiz?
    0 ...
  34. 2741.
  35. evrim teorisi kanıtlanamaz, örneklenemez ve dolayısı ile yanlıstır. öyleki, Bilim insanının pragmatik olduğuna ve yeni bir teori ileri sürülünceye kadar eskisinden memnun olduğuna dikkat çeker.
    Darwin’in de bu şekilde düşündüğünü ve Evrim Teorisi’nin, matematiksel deliller gibi mutlak olduğunu ileri sürmediğini; bu
    teorinin, türlerin ayrı ayrı yaratılışından daha muhtemel olduğu için kabul edilmesi gerektiğini söylediğini belirtir. Ernst Mayr, Evrim Teorisi’nin bilimsel kriterleri karşılamadığı eleştirisinin farkındadır ve alternatif görüşlerden daha muhtemel olduğu temeline dayandırarak eleştirileri bertaraf etmeye çalışmaktadır. Oysa gördük ki, Evrim Teorisi ile olasılıkçı bir öngörü bile yapılamamaktadır; o zaman bu teorinin alternatiflerine karşı daha muhtemel olduğunu söyleyecek bir temel bulunamaz. Gözlenen canlılar ve fosiller, alternatif teorilerce de açıklanabilmektedir. Ernst Mayr’ın bilime yaklaşımını tamamen doğru kabul etsek bile, vardığı sonucu doğrulayacak hiçbir kriter gösterememektedir. Evrim Teorisi’nin daha muhtemel olduğunu söylemekte, fakat bunun nasıl anlaşılacağını ortaya koyamamaktadır. Bir teorinin mutlak olduğunu söylemek kadar daha muhtemel olduğunu söylemek de eğer sınanabilen bir iddia olursa -yanlışlanmaya açık olursa- bir değer taşır. Mayr’ın ortaya koyduğu kritiği kabul etsek ve rakip teorilerle Evrim Teorisi’ni yarışa soksak, en iyimser bakışla 0,5’den (1 üzerinden) daha büyük istatistiki bir değeri Evrim Teorisi lehine elde etmeliyiz ki rakip teorilere karşı üstünlüğünü iddia edebilelim. Oysa böyle bir düzenek ve de böylesi bir veri Evrim Teorisi, Felsefe ve Tanrı gösterilememektedir. Darwinizm’in gözlem verilerine dayandığı veya alternatiflerinden daha iyi olduğunun iddia edildiği her seferinde, ya doğal seleksiyonun varlığı ispat edilmeye çalışılmakta veya tür içi değişiklikler veya coğrafi bir alanda izole olan türün farklılaşması vurgulanmaktadır. Oysa doğal seleksiyonun veya böylesi değişikliklerin varlığı, daha önce de açıkladığım gibi Evrim Teorisi’ni rakiplerinden ayırt edici özellikler değildir. Ernst Mayr’ın iddia ettiği gibi, Evrim Teorisi’nin rakip teorilere üstünlüğünün ortaya konabilmesi için, doğal seleksiyonun ve türün mutasyon, izolasyon gibi faktörlerle yaşadığı değişikliklerin; yepyeni özellikleri olan türlerin, cinslerin, familyaların oluşumuna sebep olabildiğinin gösterilebilmesi gerekir ki hiç kimse bunu başaramamıştır.
    Darwin, teorisi tümevarımcı bir yöntemi takip ettiğini, peşinen bir hipotezi öngörmediğini, gözlemleri neticesinde Evrim Teorisi’ne vardığını söylemek ister. Sonradan, tümevarım hakkında felsefî itirazlar Darwinizm’e yöneltilince, Darwinizm’in aslında ‘hipotezli tümdengelim’ metodunu takip ettiği söylenmeye başladı. Buna göre önce hipotez ileri sürülür, sonra bu hipotezin doğru olup olmadığını test etmek için gözlem ve deney yapılır. Oysa bu metot kabul edilir bir metot bile olsa, ancak alternatif görüşlere karşı üstünlük sağlanırsa anlamlı olabilir. Fakat Evrim Teorisi yanlışlanmaya açık sınamalara giremediği için, alternatif görüşlere göre üstün olup olmadığını da gösterememektedir. Bilimsel olmanın kritiğini ister tümevarımcılıkta, ister hipotezli-tümdengelimcilikte, ister matematiksel veriye dayanmakta, ister yanlışlanabilir olmakta, ister öngörü gücünde, ister olgusalcılıkta arayalım, istersek Evrim Teorisi’ni tarih bilimi gibi doğa bilimlerinden ayrı bir sınıfa koyalım; bu teorinin alternatif teorilere göre neden kabul etmemiz gerektiğine dair objektif bir kriter ortaya koyamazsak, Evrim Teorisi’nin bilimsel kriterleri karşıladığını söyleyemeyiz.
    2 ...
  36. 2740.
  37. anasını gorillerin siktiğini düşünen normale göre daha kıllı olan insanlarin savunduğu teoridir.
    5 ...
  38. 2739.
  39. kabul edip etmeme gibi bir zorunluluğu yoktur ancak karşı çıkılacaksa da hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. moleküler biyoloji, mikrobiyoloji, populasyon genetiği, hayvan coğrafyası ve daha bir çok biyoloji alt bilim dalı evrim teorisini besler, aslında evrim biyolojinin kendisidir.
    maymundan gelmek, maymuna gitmek gibi en çok karşı çıkılan olaylar sadece insanın sosyolojik evrimine ters düştüğü için reddedilmektedir. aslında amaç dinden çıkmamak değildir, maymunluk olayları insanı rahatsız etmektedir. aynı şekilde insanın memeli hayvan olmadığını iddia edenler de mevcuttur, e o zaman orta kulaktaki 3 kemik neci oluyor, süt bezleri neci oluyor ki bunları da kendimize sormak lazımdır. insan memeli hayvandır lafına karşı çıkılmasının tek nedeni sosyolojik evrim sürecinde "hayvan" lafının kötü bir sıfat haline bürünmesidir, halbuki bir bilseler mevzubahis memeli hayvan, yolda yürürken;"hop önüne baksana la heyvan" türünden bir hayvan değil...
    gelelim evrime. dinden çıkma korkusu felan dedik tamam, din duygusal, evrim bilimseldir demedik ama demiş olduk. şunu diyelim bilim doğa üstü olmayan sebeplerle bütünlemesine analiz ve irdelemeler ister. evrimi kabul edin veya etmeyin o size kalmış birşey ama bu bilimin önünü tıkamak büyük ayıptır. dinde birşeyi sorguladığınız zaman dinden çıkarsınız ama bilimi sorguladığınız zaman "bilimden çıkma" diye birşey yoktur, aksine daha çok yol alırsınız.
    ayrıca evrime inanılmaz çünkü inanma olayı duygusal bir olaydır, dine inanılır,efsaneye inanılır,rivayete inanılır vs... evrime inanılmaz, evrim kabul edilir. gerçi başta da söylediğim gibi kabul edip etmemesi size kalmış.
    4 ...
  40. 2738.
  41. Teoride çok fazla yanlış bulunmaktadır. Yaşamın suda başlamış olması buna örnek gösterilebilir. Sözlükte herkes bir bilim adami zaten henry le chatelier kanununu bilmeyen yoktur. Kimya kanunlarına göre(basitçe açıklıyorum) tepkimede ortaya çıkan maddelerin oluşturduğu bir ortamda o tepkimenin gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır. Aminoasitler birleşirken su açığa çıkar ve bu su içinde gerçekleşmesi malum sebepten neredeyse imkansızdır, kaldi ki bu tepkimelerden milyonlarca gerçekleşmesi gerekmektedir ve böyle birşey mümkün değildir. Dünyanın ilk evrelerindeki atmosfer yüzünden radyasyondan dolayı herhangi bir organik maddenin karada oluşma olasılığı da yoktur.
    0 ...
  42. 2737.
  43. Evrim değil adaptasyon demek daha mantıklı aslında buna. Sonuçta ortak atadan gelenlerden beynini kullanabilen insan giderek alet kullanma yeteneği dil vs gibi şeyleri ürettikçe ve ömrü uzamaya başladıkça doğaya adapte oluyor.
    0 ...
  44. 2736.
  45. teori olarak kalacaktır, hiçbir zaman kanun olamayacaktır.

    -tisikirlir dirwin
    3 ...
  46. 2735.
  47. Avamın kendi kendine tartıştığı biyolojinin kabul ettiği teoridir. Vardır ya da yoktur gibi iddialar yerine "nasıl ve neliği" üzerine iddialar atılmaktadır ortaya. Materyalist de düşünülse idealist de tahayyül edilse evrim vardır ve bunu yaşıyoruz.

    Edit: yazım yanlışı giderme.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük