bilim düşmanlarına bir şey söylememe sebep olacak teori: allah'ın varlığıyla, yokluğuyla -falan fişmekan- ilgilenmez. yani sevgili yobazlar, "allah yoktur" falan diye bir şey demez. zira bilimseldir, felsefi değildir. tek yaptığı türlerin kökenlerini ve hayatın nasıl başladığını araştırmak olan bilimsel teori ve buna bağlı bilim dallarıdır.
yani ucuz ucuz hakaret etmeyle, evrimcilere yada evrime inananlara laf ettiğini sanmakla bir şeyi değiştirmiş değilsiniz. ha yok yani bilime ortaçağ avrupasının karanlığındaki gibi karşı çıkarak ve düşmanlık güderek sadece daha ilkel, daha bağımlı ve daha aptal bir toplum yaratırsınız. ha ne anlayacaksınız bu dediklerimden? pek bir şey değil, zira muhteşem(!) kanıtlarınız(??) ve ettiğiniz laflarla ne kadar seviyeniz var, ne kadar bilimsel konular hakkında tartışabiliteniz var, gösteriyorsunuz.
charles darwinin, maymuna benzemesi sebebiyle etrafındakiler dalga geçmesin diye, hepimiz maymundan geliyoruz canım ne var bunda? dedikten sonra bu sözünü desteklemek için ortaya atmış olduğu safsata.
1- zencilerin hepsi doğuştan kaslı, koca pipili ve aşırı agresifler. zeka düzeyleri genele baktığınızda düşüktür. yüzleri çok çeşitlidir, kıvrımlar çoktur. en rahat ırktırlar. hani nasıl diyim böyle cinsel olaylarmış falan pek kasmazlar, süper fantezileri yoktur. karıya bi doggy style çekersin olay biter.
2- biz sıradan beyazların hepsi doğuştan sıradanız, ekstra bi özelliğimiz yok, pipimiz orta boyutlarda ve gereksiz agresifliğimiz orta düzeylerde, siyahi arkadaşların aksine kaos ortamından oldukça uzak yaşamaya çalışırız. zeka düzeyi ortalamadır. yüz hatlarımız yaş alarak değişim gösterir ama zenciler kadar çok kıvrımlı değildir. cinsel fantezilerimiz orta derecede gelişmiştir. ne hiç ne de çok sapıkça. ortada. seks hayatımız ise, eh hepimiz bir gün illa ki sevişiriz lakin zenciler kadar "c'mere bitch" rahatlığında olmaz. ilk defa her zaman stresli olur.
3- çekik gözlü, sarı benizliler. bu arkadaşarın hepsi doğuştan süper zekalı olmakla beraber hiç çaktırmadan, el atından dünyanın bütün güzelliklerini götürmektedirler. çinlisi olsun, japonu olsun, korelisi olsun, taylandlısı olsun hepsinin kendine özgü bir düzenleri vardır. biz geriye kalanlar gibi benzerlik göstermezler. pipileri ufacıktır. o kadar ufaktır ki erekte haldeyken, erekte halde olduklarını anlamazsınız. yüzleri pürüszüzdür. zeka falan bırakmamışlardır. her bir asyalı bir einstein a değerdir. kızları taş gibidir. seks hayatları yoktur neredeyse. bütün ömürlerini anime hentailer izleyerek, sapıkça porno ve snuff filmler çekerek geçirirler. işte bu filmlerden ve anime-hentailerden anlayacağımız kadarıyla en sapık ırk bu ırktır.
işte genetik özellikler, işte cevapları? daha ne bekliyorsunuz!
(#2004846)
inanç boyutuna her kim tarafından indirilirse (ateist şu ya da bu) o şahsa bi gıdım anlam ifade etmeyecek teoridir. evrimin tanrıyla, peygamberle işi yoktur. kimsenin evrimin düşmanlığını ya da bekçiliğini yapmasına gerek yoktur. darwin de inanan bir insandı. evrimi inancından ayrı tuttuğu için evrim teorisini ortaya attı. zaten kendisi türlerin kökeninin ortaklığını ortaya koyabilecek düzeyde çalışmalar yapmıştır. ilk organik maddenin oluşumu, evrim sürecinin işleyişi sonradan kanıtlanmış bilimsel verilerdir. ayrıca da hiçbir bilimin inançla bütünleşmesi, kanka olması gerekli değildir. dinin akla yatıp yatmaması kişinin kendisiyle vicdanı arasındaki münasebettir, bilimin ise kişilerle ve vicdanla işi yoktur. yani evrim teorisi gibi üstünde yıllardır binlerce bilim adamının çalıştığı teoriyi böylesine dar bir alana sokup bu küçük dağları da ben yarattım edasıyla bi nevi kendini tatmin etmek hoşunuza gidiyorsa buyrunuz, eğleniniz. bu şekilde hiçbir şeyi değiştiremeyeceğinizi bilerek eğleniniz.
ayrıca bugün amerika'nın avrupa'nın en önemli üniversitelerinde bu konuda araştırma yapan prof. ların eline bir türk yazarından evrimi çürütme amacıyla yazılmış bir kitap ulaşmıştır. kitabın kalitesi (hemen sevinmeyiniz, malzeme kalitesinden bahsediyorum.) bu insanları şaşırtmıştır. 1 tanesinin 100 dolardan aşağı olması mümkün olmayan bu kalınca kitabın dağıtıldığı meslektaş sayısına baktıklarında milyon dolarları bulan bir sermayeye ihtiyacı olduğu ortaya çıkan bu yazarın nasıl bir kurumdan destek almış olabileceğine kafa yoran prof. lar, bir sonuca ulaşamamışlardır. tabi bana bu paranın nerden çıktığını sorgulamak düşmez(!). ama elinizi vicdanınıza koyunuz, o parayla ülkemizde bilim adına bişeyler yapmak varken prof. amcalarımızı şaşkınlığa(!) uğratmanın kişisel tatminden başka bir açıklaması var mıdır? zira prof. amcalar tüm birikimlerini, çalışmalarını bu kitapla hoop çöpe atmadıkları gibi ülkemizde bu konuda dökülen milyon dolarların ne amaçla kullanıldığını anlamış oldular. bilim okuyan bir insan olarak kendi adıma hem üzüldüm hem de utanç duydum, daha da değil..
insanoğlunun maymundan geldiğini öne süren sapsatalardan biridir. insan maymundan geldiyse neden halen maymun var? bu birincisi. ikincisi ise hz. adem ilk yaratıldığında maymun muydu? ve konuşabiliyordu, maymunlar konuşamaz ki...
belki de kendi uzmanlarının dışında tartışma boyutu avama inmiş başka hiç bir teori yoktur. bunun sebebi de çok basit bir kısım çevrelerin (özellikle ateist çevre) insanların inançları noktasında birşeyleri yıktığını iddiasında bulunması.
evrim var ya da yok bu beni çok ilgilendirmiyor. bırakıyorum bunu biyologlar tartışsın. beni rahatsız eden evrim var diyerek birşeylerin yıkıldığına inanılması.
inanç bir aksiyomdur, tıpkı bilimin kendi temellerini atarken kullandığı aksiyomlar gibi (bilimsel yöntem bunu gerektirir, şunu kabul etmeden bunu kabul edemeyiz gibi). kanıtlanması ya da çürütülmesi mümkün değildir. kanıtlanmış olsa ya da çürütülmüş olsa zaten bu dünya sınavının bir manası kalmaz. Eski müslüman alimlerde zaten bu çizgide hareket ederek Allah bunu nasıl yaratmış, Allah bunun kanununu nasıl koymuş diyerek araştırmalarını yapmışlar. ilmi araştırmalarını inançlarından uzak tutarak yapmamışlar.
Evrim teorisi de aynı şekilde, Allah a inanan bir biyolog için araştırılan şey Allah evrimin kanunlarını nasıl belirlediğidir. Araştırmalarının sonuçları inançlarını değiştirmez.
bırakalım biyologlar tartışsın,
inananlar olarak da dünyaca ünlü biyologlar çıkaralım ki bilimsel teoriler inançsızlıka değil inançla özdeşleştirilsin. *
bilimsel olmayan şekilde çürütülmeye çalışılan ve karşısına yalnızca inanç konulan teori. bu teori evrenin oluşup, oluşmaması ile ilgilenmez, evrenin oluşması ile big bang teorileri ilgilenir. bu teori dünyada canlı yaşamının nasıl başladığını araştırır. o yüzden entropi kavramını bu tartışamının içine katmak- hoş entropi kavramı da tam olarak anlaşılmak istenilmeden ortaya koyuluyor- yanlıştır. diğer bir taraftan bilim asla tanrının var olup olmadığı ile ilgilenmez, yalnızca bu evrende geçerli olan aksiyonları hedef alır ve onları kanıtlamaya çalışır. bu kavrama önem verirsek bence daha rahat bir şekilde bilim yapılacaktır ülkemizde.
her sene yeni türleri ortaya çıkan grip virüsü bile bu teorinin küçük ölçekte bir kanıtıdır. "bize ne bundan, karnımızı mı doyuruyor bu?" diye çemkirenler grip aşısı da olmazlarsa tutarlılıklarına zarar gelmez!
bu insanlar ne diye tarih öğeniyor? olmuş bitmiş
ne diye coğrafya? zaten meridyenler hayal ürünü yok öyle birşey kimya? maddeler değişiyoruş bana ne fizik? ooo çok zor hem bana ne görelilikten biyoloji? genmiş dna'yış napcam onu hacılar-hocalar okur çözülür tüm şifrelerim matematik? bakkala gittiğimde integral mi yapacam boşveeerrrr felsefe? bir sürü manyak işte bir sürü söz etmiş, yok dünya yuvarlakmışta, yok arche diye bir şey varmışta...
ben bilmem beyim bilir deyin siz çayı hazırlayın türkiyeyi sizden kurtarmak lazım ki biraz ilerleyelim, bakın dünya da gelişmiş ülkelere sizin hiç bir ... me yaramaz dediğiniz şeyleri kullanarak, bize ait olan tiftik keçisini bize satıyor, incirimizi, lalemizi vb. ama bizimki gibi değil, bi,zen tohumu alıyorlar sizin bi ... me yaramaz yada ateistlerin egosunu tatmin ettiği teknikleri kullarak onlar üzerinde biraz oynuyor ve bize 3-5 misli fiyata geri satıyor, çok değil istanbul'da 3 milyon lale gördük geçenlerde, incir reçelimiz var bizim demi, yada biyolojiden uzak olarak aselsanda öldürülen genç biliminsanlarımız, yada .. boşver yaa sizin mekanınınız cennet olsun...
not: verilen örnek üzerinden düşünen dar görüşlüler için keçi kadar beyne sahip olmaları dileğiyle...
not 2:unutmadan bir küçük örnek daha oktar babuna olayı ve ardından sadece türkiye de görünen bir takım hastaıklar, (sen bunun evrimle ilişkisini kurmazsın zorlama kendini)
katolik kilisesi, bu teori karşısında "yoktan varoldu, şak diye ortaya çıktı!" masalıyla direnemeyeceğini anlamış, akıllı tasarım mevzisine çekilmiştir. "tamam, evrim olmuştur, ama tanrı böyle istediği için olmuştur! evrim sürecine tanrı müdahale etmiştir!" şeklindeki , gene hiçbir kanıta dayanmayan iddialarının okullarda okutulması için savaş vermektedirler.
"başka ülkelerde evrime inanan kalmadı, herkes terketti!" şeklinde abuk sabuk düşüncelere sahip insanların kaynakları nelerdir, hakikaten merak ediyorum...
sitenin sol tarafta atatürk resminin altında yazılan isme bakılınca kaynağın kimden olduğu açık bi şekilde belli olmaktadır.
bir fizik mezunu olarak termodinamik yasalarından biri olan düzensizlik ölçütü entropinin hiç bir zaman azalmayacağını insanlara söylemek vazifemizdir. bir sistemin entropisi sabit kalabilir ama azalmaz, dikkat edilirse sistemin deniliyor, yani bir sistem içinde tekil bir iki parçacığın entropisi değil tüm sistemin toplam entropisi söz konusudur, bu durumda yine sözde bilimselcilerin sözde bilimsel, araştırmadan yoksun, ve insanları kandırmak üzere hazırladıkları uyduruk yazıları kaynak göstermek gerçeğe gözleri kapatmak yada buna yönlendirmek anlamına geliyor ki inananların farkında olmadan insanları yanlış yönlendirmelerini engellemek görevimizdir, haa bunu bilinçli yapıyorlarsa neye inandıklarını sorgulasınlar.
makaledeki araba örneğine benzer olarak hadi evrimi beraber çürütelim.
insan karaciğeri bozunuma uğradığında kendini yenileyebilen bir organdır, ama insan vücudu toplamda zaman içinde (karaciğerin iyileşme sürecinde) düzensizleşerek canlının metabolizmasına zarar veriyor, düzensizleştiriyor, canlı karaciğerinin kendi başına entropisi azalıyormuş gibi görünmesine karşın toplam entropi yine artıyor ve insan yine ölümü tadıyor.
bilimsel verilere bilimsel örneklere cevap verebilmek için bilimi bilimcilerden öğrenmek lazım gerektir, bilimi kullananlardan değil, darwininin teorisi adı üzerinde teoridir, bilimin en güzel yanı da budur, teorinin yanlışlığı ortaya atılıp yanlışlığı bilimsel verilerle ıspat edildiğinde hiç kimse kalkıpta sizin kalbiniz mühürlenmiş, yok efendim sizin gönül gözünüz kör olmuş demez, dialektik değişimden ibarettir, mutlak bilinen gerçekler gelişime ve değişime açık değillerse yok olup gideceklerdir, bilimsel muhafazakarlıklar bile (ki einstein in görelilik kuramı ilk açıklandığında bu muhafazakarlık yoğun bi şekilde yaşandı) verilerin gerçekliği karşısında inançlarını bırakıp doğru olanın yolundan gitti.
kısacası harun yahya yolundan gidenler için söylenebilecek tek söz vardır, siz yazın biz gülelim.
bezelye kadar beyinleri ile çürüttüklerini idda eden insanlara sadece gülerim ben. görüyoruz nasıl çürüttüklerini. ya bu dediğim evrimi kanıtlamaz ama çok basit bir örnektir her düşünen insan bunu anlar. şöyle ki insan vucudunda apandist vardır değil mi? işlevsizdir bu zaman içinde işlevini yitirmiştir. vucuttan alındığındada bir şey olmaz alınmadğındada. sadece sorun yaratırsa süründür insanı. olmasada olurmu. neyse insanda evrimleşmiş ve kullanılmayan şeyler zaman içinde işlevsizleşiyor. buda evrim ile ilgili küçük bişey.
not: tek başına evrim teorisini kanıtlayan bir şey değil bu sadece yazayım dedim. çok derin araştırma yapmadan bile bunu elde ediyor insan.
dünyada başka hiçbir teori yoktur ki uğruna ateizmin engin sermayesi bu kadar cömertçe hibe edilsin
ve yine hiçbir teori yoktur ki realite düzeyine erişemeden fanatikleri oluştuğu halde bilimsel gerçeklik bazında yüzyıllar boyunca fiyaskodan öteye gidemesin..