evlilik insanoğlunun üremesi çoğalması için bir kandırmacadır. evlilikte sevgi - aşk yoktur .varmış gibi görünse de geçicidir, biter gider. tamamen kandırmacadır. sonra aldatmalar , katlanmalar , ayrılık- hüzün - yalnızlık .
ayrıca evlilik aşkı bitiriyor mu bitirmiyor mu bilemesem de, pc oyunculuğunu bitirdiğinden eminim. hayatımda playstation almadım. sadece ödünç alarak bir kere god of war oynadım. evlendikten sonra önce eve ps2 sonra xbox360 aldım şimdi de ps3 alıyoruz. pcde oyunu ise en son hanımı annesine tatile gönderdiğimde yalnız kalınca oynamıştım. ondan öncede hiç oynayamamıştım.
"bana da öğretsene beraber oynayalım hayatım, bak "x"ler kocası ile beraber oynuyorlarmış" daha tehlikeli söz yok ulan dünyada.
doğru zamanda ve doğru kişiyle yapıldığında hayatı anlamlı kılan, yanlış zamanda ve yanlış kişiyle yapıldığındaysa hayatı zehir eden, her günü işkence haline dönüştüren olay.
--spoiler-- diyojen'e "bir insan ne zaman evlenmelidir?" diye sorduklarında şöyle cevap verir:
-genç ise henüz evlenme zamanı gelmemiştir. ihtiyar ise vakti geçmiştir.
--spoiler-- sokrates'in ise "evlenin, eğer karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, kötü çıkarsa benim gibi filozof olursunuz." diye bir sözü vardır.
bu sözlerden de, çevremizdeki örneklerden de evliliğin ne kadar önemli bir kavram olduğunu, insa hayatına nasıl yön verdiğini anlayabiliyoruz.
kısacası; "evlilik insanı rezil de eder, vezir de eder." diyebiliriz.
kimine göre*: birlik bilincini seçmektir, sevgiyi dünyaya yaymaktır. herkesin ben dediği dünyada, herkesin yüzüğü tasma sandığı dünyada ben, ben değilim; ben, x ailesinin bir parçasıyım; ben, bizim demektir.
kendimize bile yalan söyleyemeyeceğimiz, mecburen (ne güzel!) kendimiz olacağımız çatıdır.
eğitimin hiç bitmediği, sürekli gelişen dallanan ağaçtır.
karşı cins gerektirir ama tek başına bile hayalini kurmak güzeldir.
30 yaşında yalnız uyanmaktan korkularak yapılmaması gerekir. eşinin, çocuklarının, torunlarının yanında yaşlanmanın güzelliğine kapılarak yapılması gerekir.
Ne derler;
"mutlaka evlenin; karınız iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursunuz."
Evlilik toplumun temel taşının , atomize yapısının başlangıç noktasıdır.Dolayısıyla kişisel ve ruhsal gelişimini tamamlayamamış "sözde bireylerin" evlenmesi , toplum yapısına apaçık bir suikastten başka birşey değildir.
Evlilik yaratılış itibariyle bir gereklilik olmasına rağmen ; pekçok tabii olay gibi , toplum tarafından "mekankikleştirildiği" için mutsuz eşlerin ve hastalıklı , bunalımlı yeni nesillerin sebebi haline gelmiştir.
yaşadığınız tek yanlı bir sevgiyse ve bunun farkında değilseniz, "b" planı olmayan biriyseniz, en kötüsü de evlendiyseniz; sonucu tahmin etmek hiç de zor değil... hatta boşanma parasını bile siz öderseniz kurtulmak için çirkeflikten de çirkeften de.
gençlik yıllarında, toplumun yarattığı ve bireyin özgürlüğünü kısıtlayıcı bir dayatma gibi görülen; orta yaşlara doğru (hele ki yalnız geçirilmiş yıllar da varsa), "aslında çok da sıkıcı bir şey değil galiba" dedirten; otuz beş yaşından sonra "evde kaldım galiba, zamanında üzümün sapı armudun çöpü diye ayırmayaydım keşke kısmetleri" serzenişlerine sebep olabilen, medeni kanunun hediyesi, güzide kurum. insanın aradığını bulduğunda (ama gerçekten aradığını, aranıp da bulduğunu değil), başvurmasında bir sakınca olmayan kurumdur aynı zamanda.
birbirini seven iki insanın tek vücut olmaya başladığı an..olması için evliliğe gerek yoktur.kanımca sadece bebek piç olmasın diye uygulanan bir prösedürdür! (tabi bebek isteyen sevgililer için..yoksa gereksiz detaydır)