her sabah 1 bardak sut icmek icin...geyiginden daha derin bir kavramdir. en basitinden inegin bir ailesi, ve en onemlisi annesi vardir. Konuyu genc erkekler icin cok daha basite indirgeyerek cok kisa anlatacagim, genc bayanlara da anlatacak bi abla bulunur herhal :
her hangi bir nedenden zikin hasar gordu, sadece isemeye yariyor, evlenebilir misin? veya sen adilik yapsan bile gelin hanim kabul eder mi? demek ki neymis : zik olmassa evlilik olmuyor, ask ve heyecan zaten kisa sureli, gecici duygular. O zaman neden evlendigin belli oldu : seks. Eeee o zaman ne diye, birak agzina almayi, buyuk olasilikla eline bile almayacak olan, ici disi tabu dolu bir Turk kiziyla evlenip, fantezi dunyasinda yasamaya devam edecegine veya rus-romen parali iliskileriyle kendini avutacagina, karini aldatacagina, direkt temiz aile kizi bir rus, romen v.s. ile evlenmiyorsun ki ? Ya birak ailenin, orospuyla evlenilir mi tepkisini, biraz kafayi calistir ya....tamam peki, demisti dersin yillar sonra.
Yeni evli bir çift vardı.
Evliliklerinin daha
ilk aylarında,
bu işin hiç de hayal ettikleri gibi
olmadığını
anlayıvermişlerdi.
Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.
Son zamanlarda o kadar sık olmasa da,
evlenmeden önce sık sık
birbirlerini
çok sevdiklerine dair ne kadar da
dil dökmüşlerdi.
Ama
şimdilerde, küçük bir söz,
ufak bir hadise aralarında orta çaplı
bir kavganın çıkmasına yetiyordu.
Bir akşam oturup ilişkilerini gözden
geçirmeye karar verdiler.
Her ikisi de, boşanmayı
istememekle
beraber, işlerin böyle
gitmeyeceğinin farkındaydılar.
Erkek,
"Aklıma bir fikir geldi" dedi.
"Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer bu
ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım.
Kurumaz da büyürse bunu bir daha
aklımızdan geçirmeyelim.
Bu süre içinde de
ayrı ayrı
odalarda kalalım."
Bu ilginç fikir
hanımının da hoşuna gitti.
Ertesi gün gidip
bir meyve fidanı aldılar ve
birlikte bahçeye diktiler.
Aradan bir ay geçti.
Bir gece bahçede karşılatılar.
Her ikisinin de elinde
içi su dolu bir bidon vardı.
insanlar kendilerine bir hayat kurmak için evlenirler. iki kişilik, bir ritmi olan, kavganın ve sevişmenin, varlığın ve yokluğun, mutluluğun ve sıkıntının dengeli bir şekilde dağıldığı, tümüyle sahici bir hayat. *
1. aşama (evin her yerinde seks): yeni evlenilmiştir, cinsel istek sınırsızdır ve de evde rahatsız edecek kimse yoktur. evin her yerinde doyasıya seks. (20-30 yaş arası)
2. aşama (yatak odasında seks): evlilik ilerlemiş, cinsel istek azalmış ve de çocuk(lar) olmuştur. sadece yatak odasında ve de arada bir seks. (30-45 yaş arası)
3. aşama (evin girişinde seks): evlilik iyice ilerlemiş, monotonlaşmıştır, cinsel istek iyice düşmüştür. koca eve gelir, girişte karısına bağırır "hastir lan terliğim nerede, ziterim".. kadın cevaplar "hastir git lan öküz ben seni ziterim". (45 yaş üstü)
iki insanın hayatlarını paylaşmak için başvurdukları yoldur.
tamamen paylaşmak ve karşılıklı anlayış üzerine kuruludur. karşılıklı sevgi saygı gerekir. sorumluluk ister. öyle kolay birşey değildir evlilik. hayatınızın en büyük kumarıdır. bu yüzden acele edilmemesi gerekir.
evlilik, kısa bir tarif gerekirse; çocuguna piç dememeleri için bireyin topluma rüşvet vermesidir. Bu sayede mevzubahis çiftin birlikteliği toplum vicdanında aklanarak meşru bir zemin kazanır ve aşkın fiziksel hali olan seks, zina damgası yemekten kurtulur. nikah, dolayısıyla evlilik, tüm toplumlarda sosyal (hiçbir yönüyle bireysel değil) bir kurum olarak varlığını korur. ayrıca evlilik canlılar aleminin en önemli olgusu olan üreme eylemini süperego nun denetimi altında bulundurmak için özellikle sığ kafalılar tarafından müdafaa edilen dejenere bir kurumdur. evliliğin günümüzdeki tek dayanağı kitle tüketim çılgınlığının en sağlam halkası olan düğün töreni ve kağıt üzerindeki imzadan ibaret olan tamamen şekle dayalı düzenlemedir. bu yönüyle evlilik, esasında sadece medeni kanunun bir meselesidir ve toplumu ilgilendiren tinsel bir yanı yoktur. cenneti ve cehhennemi paylaşma arzusunu maşeri vicdanlarının sinesinde taşıyan nice çift sırf bu tertiplere yanaşmadığı için gayrimeşru ilişki yaşamakla suçlanıp toplum tarafından dışlanırken, eşiyle arasındaki tek bağ kağıt üzerindeki imzadan ibaret olan kocanın sosyal güvenceden mahrum eşinin gidecek kapısı olmadığından her gece altına yatması suretiyle yaşadığı -resmi fuhuş- toplum tarafından onanır ve desteklenir. son olarak eşşekler sikesice evlilik, her aklıma geldiğinde ağzım köpürene kadar sövmeme sebep olan anlamını yitirmiş bir -sosyal mezhep-, içi kurumuş bir cennet meyvesidir.
bir kadının bir erkeğe hayatı boyunca kurup kuracağı en büyük tuzaklardan biridir evlilik. işin komik tarafı bu tuzağa erkek tarafının anne baba ve aile büyüklerinin de alet olmasıdır.