türkiye'de nikahsız beraber yaşamak toplumca legal karşılansa çoğu kimsenin girmeyeceği bir sorumluluk. gerçekten toplum baskısından kurtulma adına evlenen azımsanamayacak kadar çok insan var.
eski zamanlarda güzel olan yaşam biçimi. rahmetli dedem babanneme mendile sarılmış bir avuç kuru üzümle haber göndermiş evlenelim diye. aynı zamanda evli olması dışında bir problem yok. pardon o zamanlarda da güzel değilmiş. teşekkürler.
insanların evliliğe dair düşünceleri, başta ebeveynlerinin, sonrasında ise yakın çevresinin evlilik ilişkilerini gözlemleyerek oluşmaktadır. evliliğe dair düşünceler genelde eğer istemediğim bir şey olursa bunu durdurabilirim şeklinde ilerleyebiliyor başta, fakat en çok unutulan şey evlilik bir ortaklıktır. dümende iki kişi vardır ve tüm kararlar iki kişinin nihai düşünceleri sonucunda alınmalıdır. günümüz genç ilişkilerinde sınırlar net bir şekilde belirlenmediği için, kişiler özel alanlarına müdahil olunduğunda yoğun problemler yaşayabiliyor. iki insanın ilişki içinde olması, birbirinin üzerinde tüm haklara sahip olması demek değildir. birini sevmek, her şeyine rağmen seninleyim, tüm farklılıklarınla seni kabul ediyorum diyebilmektir bazen. "eğer, çünkü" içeren sevgiler yerine "rağmen" sevgisi her zaman üstün olacaktır. evlilikleri ayakta tutan ise aşk değil, sevgidir.
aşk başınızı döndürür, sevgi ise dünyayı.
Annesi, kardeşi, arkadaşının sözleri ile hareket eden, yönlendirilen kızla yapılmaması gereken.
Abiniz pişman bakın.
Başta sizi düşünen kız daha sonra "bir kere evleneceğim, biz de böyle" diyorsa, annesinin ağzıyla konuşuyorsa ardınıza bakmadan kaçın.
Yalnız eşiniz ile değil tüm ailesiyle evlenmiş olacaksınız böylesi bir durumda.
Benimki Afyonkarahisarlı bak.
Şehirden soğudum. Aman aman.
Biz gidemiyoruz, uzağız, yeterince karışamadıkları için yanımıza Adana'ya taşınmayı düşünüyorlar.
Ben ki yılların adana savunucusu, gelmesinler diye nasıl karalıyorum; geçen kafamın üstünden ak47 mermileri uçtu falan.