günümüz şartlarında zordur. kız istemeye giden bir tanıdığımızın başına gelenler beni daha da korkuttu. efenim çocukla kız birbirini deli gibi sevmiş aşık olmuşlar erkek tarafı çikolatasını çiçeğini yaptırıp gitmiş. kızın babası altın seti, burma bilezikler ve yatak odası hariç tüm eşyaları erkek tarafının karşılamasını istemiş. buraya kadar normal asıl bomba kızın babasının daire istemesi. tapusu da kızının adına olacakmış. vay mına koyim dedim kendi kendime. adam kızını repoya yatırsa daha kazançlı çıkacak bence.
osm'de de buna benzer bir şey vardı: bence başlık parası islamiyete göre böyle durumları da kapsıyor ama kimse edebsizlik edip dile getirmek istemiyor. son zamanlarda başlık parası saptırıldı.
o para: ne ailesine ne de başkasına: kızın kendisine aittir oysa ki... neyse konu sapmasın: http://www.dipnot.tv/1151...inat-odeyecek-------.aspx
gönül bir olunca mutluluğunda yanında geldiği birlikteğin resmi hali. yaş 25 oldu ama daha bir aday bulamadım. üniversite sıralarındaki arkadaşlarımın çoğu evlendi. facebooktan bazen paylaştıkları albümlere bakıyorum hep bir mutluluk sükunet var bunlarda. karı koca olmak güzel şey sanırsam. akşam olunca iki lafın belini kırmak beraber aktivilere katılmak. sabahın köründe kafayı bunlarla yedirttiler bana. yok mu şöyle zeytinyağlı yaprak sarma yapabilen sözlük kızı. evlenirim hemen.
kesinlikle sadece ask icin yapilmamasi gereken bir husustur.
hayatin en onemli degeri olan aileyi kurmak emek ve ozveri isteyen birseydir. sadece aska gore aile kurmaya calismak, duvarin kalitesini onemsemeden en sevilen rengi secerek bina insaa etmeye benzer, cogu zaman da yapilmis o random bina saglam olmaz, ve yikilir. bu bakimdan sahsim adina bu muesesede kesinlikle ailenin onayini almadan is yapma taraftari olunmamali efendim.
pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.
aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir.
buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor diyebiliriz. zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir.
hep beraber olmak istersin.
banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.
ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün.
pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini hayal edersin.
bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan vazgeçersin.
zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu keşfedersin.
eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.
bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete
sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp "sikerim böyle kuaförü" diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır.
evlilik;
sadece aşk değildir.
evlilik;
ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir.
aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz.
hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
aşk evlilikte gider gelir.
halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur.
o aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır...
olması gerektiğini biliyorum ama neden olması gerek onu anlayamıyorum.tamam çoluk çocuk torun torba vs.eyvallah ama o kişiyle ömrünün sonuna kadar beraber olmak için imza atıyorsun.boru değil lan ömür bu ömür.yani sinirlendin bağırdın çağırdın gıcık oldun kıl kaptın..gece aynı yataktasın aynı evdesin ya da en kötü ihtimal 2 gün sonra muhattap olmak zorundasın.hayatını bir insana göre şekillendireceksin.bu evlen evlen diye baskı yapanlara eş değiştirme hakkı verilsin yüzde 80-90 kabul eder insanlar memnun olmak için mi evlenmişler veya evlendikleri için memnun olmak zorunda mı hissediyorlar kendilerini?.özellikle evlilikte 5 yılını geçirmiş çiftler bu konuda iyi araştırılmalı.evlendiği için halinden çok çok memnun olan ben bir erkek olarak yeminle duymadım.
postmodern toplumun aşamadığı, deviremediği bir tabudur da esasen. nedensiz bir biçimde, belli yaş aralığına erişen insanların, evlilik bir gereklilikmiş gibi addedip; bu kuruma ait olma istekleri, modern çağ insan fizyolojisine prangalar indirmektedir. gerçi, evlenmeyip, birlikte yaşamak fikrini benimseyip, bunu yüksek perdeden dile getiren kapılların sayısı artışa geçse de, hala: bilhassa eğitim seviyesi düşük, lümpen kesimden insanlar, "tutunacak bir dal" misali bağlanıyor. bu da, beraberinde olması gerekenden fazla aidiyeti ve düş kırıklığını getiriyor. bir olgu olarak evlenmek; gerçekleştirildiğinde sahip olunacak sorumluklara iye olabilecek bireylerin, toplumsal statülerini artırma ve iktisadi teşebbüslerine bir yenisini ekleme derdidir de. primitif insanlarda evlilik; miras ve cinsellik gibi 2 temel esas üzerine konuşlandırılır. herhangi birisine uzak kalan birey; evlilik kanalı ile, buna erişebileceğini düşünür.
günümüz türkiye'sinde ise; iktisadi bir rant kapısı olan evlilik: başlık parası gibi bir koşulu enkarne ediyor. kendi kızını bir meta olarak gören ebevyn bozması, 30 yaşına değin mastürbatif yaşam normlarını benimsemiş bir erkeğin, kızlarının bacakları arasına girmesine müsaade veriyor. ve türk usulü evlilik gerçekleştirilmiş oluyor.
eğitimsiz, apolitize, rasyonal düşünemeyen bu stil insanlar dünyaya bir de, çocuk getiriyor. herhangi bir kıytırık mesleğe dahi erişebilmek; o titre sahip olabilmek için, sayısız sınav ve mülakata dahil olunurken, ebeveyn olabilmek içi herhangi bir kıstas yok.
sonrası mı? arabalarında çocuk unutan anne ve babalar, boşanmalarına karşın birbirlerinden kopamayan çiftler, ömrü boyunca kendilerine gelemeyen çocuklar, eski eşi tarafından hunharca katledlen kadınlar. evlilik budur işte!