kaldırımlarında arada sırada insan öbekleri gördüğüm şehir. birileri modern hayata* ya da bu şehre tepkili ve "ben bu şehrin içine sıçarım!" diyerek öbekleri bırakmakta yer yer.
gece sıcaklığı an itibariyle 5 derecedir. bu mevsimde bu sıcaklığın görülebileceği nadir yerlerdendir. elektrikli ısıtıcı emir beklemekte yaz uykusuna yatmıştı halbuki.
aylardan mayıs günlerden salı ve ayın tam tamına 26'sı ve gündüz sıcaklığı 18-19 derece. insanın içini haziran da bile üşütecek kadar zalim bir batı şehridir eskişehir.
istanbul'dan sonra başka yerde yaşanmaz diyen bir insanı* tabiri caizse g** etmiş bir şehirdir. çayla paralel giden yol, çayın içindeki motor gezisi, tramway yolu ve bir caddede, her sokağın başında duran hayvan heykelleri, her biri ayrı güzeldir. insanları ise çok yardımseverdir. şehirdışından geldiğinizi anladıkları anda sizin için seferber olurlar. şuraya gidin şunu yapın diye önerilerle daha kolay gezmenize yardımcı olurlar.
ayrıca çiğböreği meşhur diye duyum aldık, denedik, gerçekten de meşhur olmayı haketcek kadar güzel yapmışlardı.
yüksek hızlı trenin hizmete girmesiyle birlikte Ankara'dan gelen yerli turist sayısının artması ve bunun sonucunda zaten canlı olan şehrin canlılığın bi nebze daha arttığı gözlenmektedir. öğrenci nüfusunun çokluğu ile bilinir. eğer Ankara'da oturuyorsanız trenle ucuza gidip, günübirlik bir gezinti yapabilirsiniz. istasyonun karşısında köfte veya papağan'da ciğ börek yiyebilirsiniz. tatlı olarak süreyya pastanesinde petifür yiyip, odunpazarı'nda kurşunlu külliyesinin içerisindeki lületaşı müzesini gezebilir ve yakınlarda bulunan atlıhan el sanatları çarşısından lületaşı anahtarlık, takı, sigara ağızlığı gibi hediyelik eşyalar alabilirsiniz. lületaşı demişken önemli bir özelliğini de söylemek gerekir diye düşünüyorom. Şöyle ki ; lületaşının nikotini emdiği söylenmektedir. Bu yüzden sigara ağızlığı ve pipo gibi araçların lületaşından yapılanı makbuldür. Ayrıca öğrendiğim kadarıyla özel istek üzerine ustalar , nargile lüleside yapıyorlarmış lületaşından. Eğer gezmek istiyorsanız adalar, doktorlar, hamam yolu ve ismet inönü caddesini de söylemek lazım. Ben yürümeyeyim yorulurum diyenlere de tramvaya binip şehri dolaşmak önerilebilir.
Hayatımın en az 8 senesinin geçtiği ve bu 8 senede yaşanan değişimleri düşününce şaşırmamanın mümkün olmadığı şehir. Jazzgır, VIP, Arkabahçe, Harabe, Varuna, Doors, Hayal Kahvesi, Riverside, Glow, Up&Down, Hayal Kahvesi ve Buda gibi kafe ve barlara sahip(ti). Çok şey değişti çoook...
orta anadoluda bir avrupa kenti.küçük şirin cıvıl cıvıl hareketli çağdaş uygar ve bir öğrenci kentidir. bir kampüs düşünün ve kampüs halka açık bir kampüs olsun işte eskişehir böle bir şehir öğrenci için inanılmaz keyifli bi yerdir.okur yazarlık türkiye ortalamasının çok üstünde % 99 dur. kişi başına düşen milli gelir türkiye ortalamasının üstündedir eğitimi ile öss ve oks de hersene ilk 5 içinde mutlaka yer alır.organize sanayisi türkiyenin en büyük organize sanayisidir. 2007 dedeki araştırmaya göre türkiyenin izmir ve ankaradan sonra en modern 3. kent seçilmiştir.
sıradan anadol kentlerinde üniversite okuyan öğrencilerin ziaret etmesinin sakıncalı olduğu ildir. zira şaşkınlıkla birlikte geri dönüşte sendrom yatarabilmektedir.
izmir'in cakması ama ondan eksi farklı olarak yerli halkı ile degil ogrencisiyle var olabilen ve ovunebilen sehir..
ama yine de orta anadolu'daki gururumuzdur ve bizler icin bozkır baskentimiz ankara'dan ve aslında hepimize onculuk etmesi gereken istanbul'dan daha degerlidir.
son secım sonuclarına bakarak...
ha bursa ile karsılastırmasına gelınce.. karsılastırılamaz bile tutucu bursa kağnı ise eskişehir mercedes'tir.
(bkz: yesil bursa)
eski sevgili gibidir. yüzü unutulur sevgisi unutulmaz. aylar sonra gidildiğinde şehirdeki çoğu dükkanın değişmesine, yeni yerler açılmasına ve hızla büyümesine şaşırıp kalırsınız. 2 yıl felan önce gittiğimde hamamyolunun ara sokaklarında ikinci sınıf sayılabilecek bir yerde hayatımda yediğim en güzel çiğböreği yemiştim en son gidişimde gördüm aynı yere dandirik bir butik açmışlar. ulan o çiğböreğe bu reva mı?
ayrıca eskişehir anadolu lisesi'nin yanında bulunan güzel sanatlar lisesi'nin kızlarının güzelliğine de edecek laf bulamıyorum (2004'te hepsi çok güzeldi). belirtmem gerektiğini düşündüm ve belirttim.
kendisiyle, ilk yılım olmasına rağmen acayip soğuduğum şehirdir. ben de bi şehir efsanesi paylaşayım:
bir grup erkek arkadaş, yaptıkları istatiksel* hesap sonucu, eskişehir'de bir erkeğe yaklaşık 5 kız düştüğünü saptamışlar. sonra aralarından sevgilisi olmayan biri de 'lan varya benim hakkımı alanın ben ta..... ' demişmiş.
konserlerin dışında tiyatro,opera gösterilerinin birden fazla sahnede sık sergilendiği,heykel sanatının caddeleri tamamlayan sergisiyle de anadolunun örnek kültür şehri.
ilk kez giden bir insanı soğuk yüzüyle karşılayan kenttir. birkaç saat dolandığınızda hem havasını, hem de insanını soğuk bulursunuz. aradan belli bir zaman geçtikçe havasının soğukluğu kalır, insanının gülmeye başladığını farkedersiniz. bozkır ikliminin insanıdır eskişehir insanı, dış görünüşü soğuktur ve aldatıcıdır.