orada ünv okuyan herkesin ballandıra ballandıra anlattığı ve benim içimden artık yeter diye bağırasım gelen, porsuk çayının üstündeki bütün köprüleri karşımdakine monte etme hissi uyandıran kelime..
şehre yeni gelenlere hava ne kadar soğuk olursa olsun, "bu daha eskişehir'in yazı, siz daha soğuk görmemişsiniz hehey" denilerek gözleri korkutulur. ayrıca, 2009 yılına girmeye ramak kala yağan kar, çocukluğumdan beri kartpostallarda gördüğüm yılbaşı imgesini yaratmamı sağlamıştır.
2 sene evvel ziyaret edip bir kaç gün kalma şansına sahip olduğum şehir.iç anadoludaki şehirler arasında modernlik ve yaşam kalitesi bakımında önde geliyor.tabi belediye başkanının* emeklerini unutmamak lazım.
2 sene boyunca aşk dolu, arkadaşlık dolu, eğlence dolu yüzünü göstermişken, sonraki sene nefret ve ihanetle dolu pis yüzüyle zuhur etmiştir. eski sevgiliden ne farkı var..
eskişehir gerçekten üniversite yıllarını geçirmek hatta belki sonrası için bile ideal bir şehir. 90'lı yıllardan sonra yaşadığı değişimi özümseyebilmesi ve bu değişimin de üzerinde hiç eğreti durmaması geçekten çok önemli. iyi bir noktaya geldi eskişehir daha da iyi olacaktır.
bağımlılık yaratan bir kent, denizi, kumu olmayan, sadece yılın 3 ayında yüzünü güldüren bir güneşi olmasına rağmen, gelenin gitmek istemediği güzel şehir. yılmaz büyükerşen gibi bir otoriteye sahip olması ise eskişehir'in ve eskişehir'de yaşayanların en büyük şansıdır.
an itibariyle çok güzel bi kar yağışı altında olan şehir. zaten şık bi şehir olduğu için kar da otantik bi hava katıyor. lakin tek bi kafa dengi adam bile yok şu şehirde, çıkalım dışarı iki tek atalım, kar'ın keyfini çıkaralım... mukadderat işte...
"Noluyor ya?" dediğim şehir. Daha çok internetine noluyor ya dediğim şehir. Sabahtan beri internet ölü. Bir yerde altyapı çalışması mı var nedir? Yurt dışına çıkan internetim eksiye düşecek neredeyse.