şehir milliyetçiliğinin doruklarda yaşandığı, tam rotasından geçen porsuk çayının hiç kurumadığı, zamanı gelince şehrin tepesinden geçen uçakların baş ağrıttığı, kalabak suyu içmeyene kızların vermediği, kızların teklif ettiği anadolu üniversitesine sahip anadolu şehridir. lokum gibi ve şehrini çok seven, modern düşünceli bir belediye başkanına da * sahip şehirdir.
Bu hafta sonu konser mi var, bedava rakı mı dağıtıyorlar, sokakta kızlar mı teklif ediyor, çeşmelerinden bal mı akıyor bilmiyorum ama tüm arkadaşlarım eskişehir'e gidiyor nedense. hatta 4-5 tanesi dün gitmiş bir kaçı da hafta sonu gidecekmiş. çözemediğim olaylar dönüyor bu şehirde.
kendimi bildim bileli uçak sesi duymama sebep olan şehirdir. insanları da modern falan filan değil. yaşlısıyla öğrencisiyle herkes bir tuhaf dedirtir. ayrıca da 2 adımda bir fast food dükkanlarına rastlarsınız.
memleketim, yaşanılası şehir. diğer anadolu şehirlerinle kıyasladığımızda eskişehir daha yaşanılasıdır. bir kere istediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. en azından ben buluyorum. yani imkanlar geniştir. tren yolunun yer altına alınmasıyla daha da güzelleşeceğini umuyorum. çünkü tren şehrin içinden geçiyor ve bu rahatsız edici bir durumdu.
terörle ilgili tek bir olayın yaşanmadığı ender şehirlerden biridir. ayrıca insanlar kavga gürültüden uzak durur. türkiye'nin yaşanancak en güzel yerlerinden biridir ve bu yüzden de her yıl nüfusu artmaktadır. eskişehirde insanlar hep amerikan pastası tadında hayat yaşamayı istedikleri için hiç bir sıkıntı yaşamadan ömrünüzü tamamlayabilirsiniz.
eskişehir halkı gözü alıştığı için şehri çok beğenmez aslında ama türkiye'nin bir çok şehrini gezdiğim için söyleyebilirim ki; ilk 5 şehirdedir. kızları güzeldir, erkekleri yakışıklıdır (öhöm), gece hayatı güzeldir.
askerlik dolayısı ile 1 aydır uzak olduğum ve hafiften hafife özlemeye başladığım şehir.
geri döndüğümde eskişehirin en sevmediğim zamanları başlamış olacak ocak ayında hiç te çekilir şehir değil. evde soğuktan pinekle dur, neyse ki
geleneksel kar topu savaşları var.*
içinden çay-çorba geçen enteresan şehirdir. insanların eğlenebileceği yerlere araçların girememesi ve ortalığın temiz olması çok harikadır. temiz yerde yürüme keyfi yaşatan şehirdir. *
eskişehir özlemdir. kaybedilince değeri anlaşılan şeyleri özlemekten farkı yoktur.. eskişehir'deyken gitmek ister, gidince de deli gibi özlersiniz.. canınızı yakan ama bir türlü ayrılamadığınız sevgili gibidir.. tekrar döndüğünüzde eskisi gibi bir eskişehir bulamamaktan korkar, belki de hatrınızda kaldığı gibi bırakmayı tercih edersiniz..
(bkz: cok ozluyorum lan)
Küçük bölgelerden gelen insanlar için sıcacık bir yerdir, bir o kadar da güzeldir tabii ki de. Fakat siz ne yapın edin sakın osmangazi üniversitesine gelmeyin. hedefiniz anadolu üniversitesi olsun.
gittiğim ilk gün beni her açıdan şaşırtan, hiç beklemediğim kadar güzel ve avrupai bulduğum şehir.
anadolu'nun ortasında bu kadar farklı bir şehir portresiyle karşılaşmayı beklemediğimden son derece şaşırmıştım. köprüler, aslanlı heykeller, tramvaylar, genel insan portresi, sokaklarıyla gerçekten çok farklı bir şehir.
bir de yağmurlu bir gün gittiğimden dolayı gezerken kendimi bir avrupa kentinde hissetmiştim. öyle düşünen tek kişi de ben değilim, dün yaptığım telefon görüşmesinde geçen bir konuşma:
ilk kez eskişehir gören telefondaki tanıdığım: "burası londra'dan bile daha güzel, bu ne ya?"