yine de hep dönmek, dönmek istemektir. (bkz: birhan keskin)
gecenin bir yarısı şirintepe'den zincirlikuyu mahallesine inip, cami avlusunda sigara içmektir. sahip olunan ilk ve son evdir. tantuni, adalar, (bkz: donas), başaramamak, olduramamak ama yine de umut etmeye devam etmektir. en çok da turuncu çekyat ve hatice'dir. haticeler özlenmez, şehirler özlenir; şehirler özlenmez, bir coşku, bir umut, bir iyi olacak, bir cahil cesareti, bir zaman özlenir.
yangından ilk kurtarılacak, bir gün geri dönülecek olandır. söz verilmiştir, onun üzerinde ölünecektir.
karın getirdiği ayaz ve baca isi karışımlı kokuyu gün itibariyle hissettirmeye başlatmış şehir. yalnız üzgün bir şekilde söylüyorum ki bu kar sadece ayaz getirecek ve belki de tipi oluşturacaktır. yerde kalan kütür kütür güzel kardan değil maalesef.
şu sıralar güneşinden nefret ettiğim şehirdir. sabah kalktığımda güneş varsa bir şeyleri yediğimizin kanıtıdır. böyle bir kuru ayaz olamaz, iç anadolu'nun doğu anadolu'da olan tek şehriyiz sanırım.
hakkında olumsuz eleştiriler görünce sevindiğim şehrim. abi sürekli söylüyorum şehrimiz ufak gelen öğrencilerin büyük çoğunluğu da burada kalıp yaşamak istiyor. göt kadar şehirde istanbuldakini aratmayan trafikle karşılaşıyoruz. yapmayın oğlum okuduktan sonra ailenizin yanına gidin.
(bkz: okuyan gitsin beyler şehir kasıyor)
yaşayan insanların çoğunun amacının bi şekilde kafa olmak ardından sevişmek ve yeni güne başlayıp hayatlarını bu şekilde devam ettirmek olduğu şehir. kültür şehriymiş, modern şehirmiş, şöyleymiş böyleymiş geçin bunları. sıkılmak için bir ayı var en fazla bu şehrin.
işsiz güçsüz ordusunun bulunduğunu düşündüğüm sehir, adalardaki cafeler hep dolu, barlar sokagi hep dolu, bu insanlar hangi ara çalışıyor hangi ara okula gidiyor diye düşündüren sehir.**
düzenli şehirleşmesiyle yaşanılası bir şehirdir. en çok dikkatimi çeken kaldırımların ve yolların düzenli olması.
kaldırımlarda taş yok beton ve asfalt var. aslında basit gibi görünse de önemli bir ayrıntı. bir kere yapıyorsun ömürlük oluyor.
ne yazık ki birçok belediye bütçelerinin büyük bir kısmını kaldırım taşlarına ayırıyor. üstelik bazıları var ki sırf bu kaldırım taşlarından inanılmaz yolsuzluklar yapıyor.
bu gün öğlen saatlerinde geldim, ablam aradı, vardım ablacığım bir şey istiyor musunuz diye sordum, ablam- nesi meşhur oranın dedi...
öğrencisi meşhur dedim getireyim mi bir kaç tane dedim...
şaka bir yana geldim barlar sokağında kahvaltı yapayım dedim her yer öğrenci genç parlak kafalı kızlar erkekler boğuldum nefes alamadım yaşlı yok mu bir iki tane yaşlı normal giyinimli insan göreyim dedim.. çıktım oradan önceden ayarladığım eve geçiyorum üzerimde kadife pantolon kadife ceket gömlek var uzaylıymışım gibi bakıyorlar... kesinlikle benim gibi yaşlılar için yaşanmayacak memleket.