hiç gidip gezmediğim şehir. hatta yolumuzun üstünden uğramadığım şehir.
gidip görmeye değer mi onu da bilemiyorum. birkaç defa heveslenip planlar yaptım ama hiç hayata geçirmek kısmet olmadı.
gidip de beğenmezsem hayal kırıklığına uğrayacağım sanırım.
ilk geldiğimde hayranlık duyduğum, harika anılar yaşadığım ama şimdilerde ise beni boğan şehir. etrafta herkes fütursuzca eğlenirken, hiçbir şeyden keyif alamayıp tek yaşamanın zor olduğu şehir de aynı zamanda. insanların birbirlerine verdiği değerin opsiyon fazlalığından dolayı azaldığı, ilişkilerin günübirlik, boş ve gerçek dışı olmasının fazlasıyla arttığı şehir. çok arkadaşımın, çok güçlü iletişimlerimin olduğu ancak. akşamları oturup bir şeyler içerken hayata dair sohbet edemedğim, sevecek birisi bulamadığım şehirdir. okyanus ortasında susuz kalmak gibi bir şey.
bana tuhaf bir huzur katan şehir. anlamsız bir şekilde huzurlu hissediyorum sokaklarında yürürken, sanki medeniyeti yeni keşfediyormuş gibi. Ah bir de trafiği olmasa... En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere.
gecesi ayrı gündüzü ayrı huzur katan şehir. kaç gece çekim sonrasi eve yürüyerek döndük bi kere mi önümüzü kesen olmaz. güven veren, huzur veren şehir.
Puslu soğuk bir hava, Yolun bir yanında evetçiler, diğer tarafında hayır çığlıkları, ara ara serpiştirilmiş tkp'li kıllılar. Muazzam bir gürültü,görüntü kirliliği. Aralardan geçmeye çalışan insanlar.
--spoiler--
Ben Eskişehir'de oturuyorum cumartesi günü biraz dolaşıp evet hayır standlarına bakayım dedim şehrin en işlek caddelerinden birinde evet ve hayır standlar yan yanaydı. 1-2 saat kadar kalabalığı izledim ne yoldan geçenler tek bir laf attı ne de 2 stand arasında en ufak bir atışma oldu. Herkes görüşünü savundu şarkılar söyleyip bildiriler dağıttı. Böyle şehirler çok az var Türkiye'de medeniyet sahibi olmak bu ülkede çok gördüğümüz bir durum değil malesef.
--spoiler--