Cok tatli bir şehir.
Bir de öğrenci arkadaşlarıma tavsiyem cafe jardin diye bir mekan var. Adalarin girisinde, kanatli avm karsisi sanirim..
Hem ucuz hem cok kaliteli. Mutlaka gidin bol bol yiyin.
ailemin yeni taşındığı şehirdir. bizimkiler antalyadan gelince eskişehir onlara uymadı beğenmedik diyorlar. ancak normal bir durum antalya biraz daha yaşlı kenti iken eskişehir gençlere yönelik bir şehir. ama velakin bu soğuk nedir arkadaş o kadar soğuk ki anlatmak için yeni bir kelime bulmamız gerek.
soğuktan tir tir titreten, sigaranın dumanıyla verilen hava sayesinde fabrika bacası görünümlü insanlara rastlatan şehir. Mikail taşak geçiyo yemin ederim.
Lan doğalgaz daha yeni geldi allahsızlar. Ayıptır.
trafiğin arapsaçı olduğu gün geçtikçe de daha beter olan şehrim. demir yolunun yer altına alınması, istasyon köprüsünün yıkılması derken resmen anasını ağlattılar trafiğin. normal bir şehirde akşam 5 ila 8 arasında trafik yoğun olurken burada maalesef öğlen saatlerinden gece 10 a kadar devam ediyor. araba ile dışarı çıkmak için bir kaç kere düşünüp evime gelmek için merkez tarafından değil de şehir dışındaki çevre yolunu tercih ediyorum.
Trafiğinin anası sikilmiş durumda olan ildir. sabahtan beri hiç durmadan yağmur yağmaktadır. Alt Yapısı 30 senedir değişmediği için yollar su içindedir. Sel yakındır
saçmalığın daniskası olarak sürekli bursa ile karşılaştırılmaya çalışan şehir.
ulan bir defa bursa koskoca bir metropol, eskişehir'in bütün nüfusu bursa'nın yıldırım ilçesi kadar. bursa'da sanayi, gelişmişlik düzeyi bir yana deniz var, dağ var, turizm var....
eskişehir'de bunların hangisi var? diye sordurandır. ya kardeşim gidin konya ile yada kayseri ile yarışın sonuçta bunlar iç anadolu kenti, siz marmara'nın en büyük ikinci türkiye'nin ise en büyük dördüncü metropolü bursa ile ne sidik yarışı içindesiniz.
güzel şehir denebilir. gençsen ve aktifsen süperdir ama halkı hala biraz kalmış. yada ben antalyadan geldiğim için olabilir bilmiyorum. trafikte pek saygı yoktur önünüze zank diye çıkarlar. antalyadaki gibi yaya geçitlerinde duracaklarını sanmayın alır götürürler. hele bir tramvayı var akıllara zarar. konservelerin ne yaşadığı şimdi daha iyi biliyorum.
bu gün öğlen saatlerinde geldim, ablam aradı, vardım ablacığım bir şey istiyor musunuz diye sordum, ablam- nesi meşhur oranın dedi...
öğrencisi meşhur dedim getireyim mi bir kaç tane dedim...
şaka bir yana geldim barlar sokağında kahvaltı yapayım dedim her yer öğrenci genç parlak kafalı kızlar erkekler boğuldum nefes alamadım yaşlı yok mu bir iki tane yaşlı normal giyinimli insan göreyim dedim.. çıktım oradan önceden ayarladığım eve geçiyorum üzerimde kadife pantolon kadife ceket gömlek var uzaylıymışım gibi bakıyorlar... kesinlikle benim gibi yaşlılar için yaşanmayacak memleket.
düzenli şehirleşmesiyle yaşanılası bir şehirdir. en çok dikkatimi çeken kaldırımların ve yolların düzenli olması.
kaldırımlarda taş yok beton ve asfalt var. aslında basit gibi görünse de önemli bir ayrıntı. bir kere yapıyorsun ömürlük oluyor.
ne yazık ki birçok belediye bütçelerinin büyük bir kısmını kaldırım taşlarına ayırıyor. üstelik bazıları var ki sırf bu kaldırım taşlarından inanılmaz yolsuzluklar yapıyor.
işsiz güçsüz ordusunun bulunduğunu düşündüğüm sehir, adalardaki cafeler hep dolu, barlar sokagi hep dolu, bu insanlar hangi ara çalışıyor hangi ara okula gidiyor diye düşündüren sehir.**
yaşayan insanların çoğunun amacının bi şekilde kafa olmak ardından sevişmek ve yeni güne başlayıp hayatlarını bu şekilde devam ettirmek olduğu şehir. kültür şehriymiş, modern şehirmiş, şöyleymiş böyleymiş geçin bunları. sıkılmak için bir ayı var en fazla bu şehrin.
hakkında olumsuz eleştiriler görünce sevindiğim şehrim. abi sürekli söylüyorum şehrimiz ufak gelen öğrencilerin büyük çoğunluğu da burada kalıp yaşamak istiyor. göt kadar şehirde istanbuldakini aratmayan trafikle karşılaşıyoruz. yapmayın oğlum okuduktan sonra ailenizin yanına gidin.
(bkz: okuyan gitsin beyler şehir kasıyor)