türkiyedeki her şehirden ve bütün türk çoğrayasından bir esinti bulabileceğiniz numune şehir. hatta zorlarsanız dünya konsantresi tadında bir şehir olduğunu anlarsınız. bunun boyutları da çağrışım gününüzle paraleldir.
4 yıl öğrencilik yaptım ama hala üniversite caddesindeki kaldırımın neden hala düzenlenmediğini anlayamadığım şehir.acaba meşhur çamurunu mu göstermek istiyorlar yeni gelen öğrencilere.
bugün ssk-otogar hattı üzerinde çalışan tramvay hattının ssk-köprübaşı(çarşı) durağı arasındaki kısım, arıza nedeniyle çalışmayınca, trafiğin karıştığı şehir.
hayır arıza olabilir, istanbul da neler yaşanıyor (bkz: metrobüs) ki eskişehir de ayda yılda bir kere olmuş ki normaldir, asıl talihsizlik yüksek hızlı tren in de eskişehir sınırları içinde raydan çıkmasıdır (bkz: 13 kasım 2009 hızlı tren kazası). 2 olayın aynı güne denk gelmesi hakikaten talihsizliktir.
tüm bu yaşananlara rağmen türkiye'nin en güzel, en modern, en yaşaabilir şehridir, istisnalar kaideyi bozmaz...
saat dört buçukla sekiz arası çarşı durağından tramvaya binmenin süper kahraman yetenekleri gerektirdiği yer. öyle bir kalabalık ki tramvaya binmeyi bırak durakta beklemek bile zor. dikilirken onca kalabalıkta nereye ilerledikleri belli olmayan insanlar sürekli ittire çarpa yürür onu geçtim bu benim bir özürüm mü bilemiyorum her çarpan da beni suçlar zaten. amca ağaca çarpınca özür dilesin diye bekliyor musun önünde nedir? neyse işte sonra tramvay gelince hücum etmek hepbirden, yahu uyuz insanım ben atlayamıyorum kaç kez oldu millet dolduruyor kapı açık insanlar silme içerde ben dışarda bakışıyoruz sora kapı kapanıp tramvay gidiyor ben hala bakıyorum.
her neyse bu saatler sanırım teyzelerin gündüz gezmesinden evlerine dönme saatleri olduğu için pek kalabalık tramvayları olan şehir oluyor. oh mis gibi şehir.
tramvay'ın çalışmamasının sorumlusu da ulaştırma bakanlığı çıktı, yani ilk bakışta tramvay hattında teknik bir arıza varmış gibi görünüyor ama kazın ayağı öle değil. yeni çevre yolunun yapımını ulaştırma bakanlığı yapıyordu ve kepçe tramvayın geçtiği köprünün zeminine kazma vurmuş, köprü de kısmen zarar oldu tabi, o yüzden ssk-çarşı durağı arasındaki hat durdu. hatta o anda köprüden geçmek üzere olan tramvayın vatmanının dikkatli olması sonucu bir faciadan dönülmüş.
aynı şehirde aynı kurumun yaptığı 2 çalışmada da aynı gün hemen hemen aynı saatlerde felaket boyutuna gelebilecek kazalar yaşanır mı yahu? yaşanır burası türkiye, ama bu 2 olayda da inanılmaz şekilde can kaybı olmamıştır, o da bir diğer ilginçlik.
binali biiinali, tramvay a bin, hızlı trene bin aliiii...
şu günlerde trafiği biraz felç olmuş şehir. tramvay hattındaki sorun nedeni ile tramvayın çalışmaması trafiğin sıkışmasına neden olmuştur. buradan topraklarım olan 500 bin nüfusa sesleniyorum. lütfen kısa mesafeler için araçlarımızı çıkarmayalım. lakin acil işi olanlar yada ambulanslar falan şu günlerde trafikte ilerlemekte zorlanıyorlar. (bkz: nu ne sevgi ahh bu ne ızdırap)
özellikle 2000 yılından sonra inanılmaz bir şekilde açıköğretim fakültesi öğrencilerinin istilasına uğramış bir şehirdir. özellikle anadolunun küçük şehirlerinin sıkıcı yapısından bunalan ve kendine bir çıkış yolu arayan gençliğin sığındığı bir limandır.
öğrenci şehridir, her zaman etrafta savaş ucakları geçer, kulaklalar atık bu sesleri duymuyorsa bu şehre alışmışsınızdır,
derler ya herşeyin zamanı var, herşey zamanında güzeldir, bilemedik bu güzel şehrin değerlerini fazlaca yiyemedik meyvelerini, anadolu üniversitesi ni porsuk nehri ni doktorlar caddesi ni hasan polatkan ı...
2004 senedinde mezun oldum, çok istedim geri dönmeyi diplomamı bile alamadım , neden biliyor musunuz? korktum , endişelendim, oradaki hatırlarımla karşılaşmaktan, sonra oradaki öğrencileri görüp onları kıskanırım diye düşündüm, stadın orada basketbol oynamayı, kampusun içersinde migrosun çimlerinde oturmayı, akşamın o soğuk serinliğini, her defasında yağmur değil de kar yagdıran bulutlarını, şenliklerini konserlerini özledim, son gece ders çalışıp sabah ezanıyla uyanmayı, ismail ayaz la yolculuk yapmayı, treni sevmeyi özledim, eskeşhir gar' ında indikten sonra gecenin ayazında donmayı bile özledim eve gelebilmek için
çok dertliyim dostlarım, bir şehir bir insanın hayatında bu kadar nasıl önemli olur diye düşünüyorum çoğu zaman?
2 üniversteyi bünyesinde barındıran anadolu üniversitesini türkiyede en iyi üniversiteler arasına getiren rektörün belediğe başkanlığını yaptığı mutlaka görülmesi gereken güzel ülkemizin güzel şehri.
ömrümün yarısını alan şehir. hayatıma giren tüm güzelliklerin, hatta bir tek güzelliğin şehri. ailemin bir yıl bolu da okuduğumu sanıp, eskişehir de fink attıran ve bütün derslerimden, devamsızlıktan kalmama sebep olan şehir. yine de seviyorum seni es es!