eski sevgili

entry3287 ↓ galeri56
    1820.
  1. hak etmediğim şekilde beni terk eden. bir yılı biraz geçti, aslında hep onunlayım ama kabul edemiyorum bunu. belki yalvarsam tekrar birleşiriz. ama niye yapayım lan. aslında onu da yaptım. olamadı. ona göre haklı olan o. bana göre ben. kaderimiz ortak. ben onun hayatını mahvettim; o da benim. ileride buluşmak dileğiyle.
    2 ...
  2. 1821.
  3. ayrıldıktan sonra facebook'tan engel koymuştu. yani üzülmüştüm tabii. iki yılım geçti iyi ya da kötü. hazin bir şey; yoldan geçen kötü bir adamdan nefret etmiyor ama benden ediyor. belki en sevmediği arkadaşından daha az nefret ediyor, benden ettiğinden. engeli koydu ve üzerinden tam yedi ay geçti. artık engel kalkmıştı. ben sevindim iyi bir şey olacak diye. profiline girdim büyük umutlarla ve "ilişkisi var."
    0 ...
  4. 1822.
  5. başlığı görünce aklıma gelendir. şimdi baktım whatsapp tan engellemiş, oysa ki bu akşam canlı müziğe gidelim mi diycektim belki barışırız umuduyla ama olmadı.

    not: evet boşta kaldım, sap sapta canlı müziğe gitmek olmuyo.
    0 ...
  6. 1823.
  7. Aşık olunmuşsa eğer ikizler için unutulması çok zor kişiliklerdir.
    2 ...
  8. 1824.
  9. karşılaşması, her iki taraf için de çirkin olan şey.

    yanında yeni sevgilisi vardır ve o anda seviştiğiniz zamanlar gelir aklınıza. üstüne üstlük, yanındaki adamla nasıl seviştiği konuları aklı kurcalamaya başladığında iyice bıkkınlık verir*. midesizlikle haytalık arasında gidip gelirsiniz.

    hafızadan silmek, anmamak gerekir.
    1 ...
  10. 1825.
  11. her denemede duygusal birliktelikleri ele yüze bulaştırmış, orospuya döndürmüş, birbirine gerçekten alıştığı için başkalarına ayak uyduramamış iki insan için dönülebilecek* bir yer değildir.
    0 ...
  12. 1826.
  13. 1827.
  14. zamanında ya zamanınızı anlamlandıran ya da zamanınızı çalandır.
    0 ...
  15. 1828.
  16. çok acı çektim, kahroldum, öldüm, bittim, yerin dibine girdim, süründüm, o da sürünsün, beter olsun, iki yakası bir araya gelmesin vs.vs.vs sözler sarfedilmesi (hakediyorsa) gereken kişidir. zira sizinle o kadar vakit geçirip eğlenip gülüp sonra ''ben hiç sevmedim'' diyebiliyorsa, duygularınızla oynamışsa, fotoğrafını çekmeye çalışırken ayy ben fotoğraf çekilmeyi hiç sevmem diyip ayrıldıktan 2- 3 gün sonra sonra erkeklerle boyy boyy fotoğraflarını sosyal paylaşım sitelerinde paylaşıyorsa. bana ilk bisiklet sevincimi niye anımsatsın bu kadın. ama bir repliği içi dolu dolu da anımsatıyor, söyletiyor: Asuman Orospu asuman !
    1 ...
  17. 1829.
  18. bazen eski olmayandir.

    öncelikle özür dileyerek gireyim muhabbete, suanda bilemiyorum ama öngördugum kadariyla uzun bir yazi olacaga benziyor. belki olmaz bilemiyorum ama bir yerden hikayeme baslamam gerekiyor degil mi ? basliyorum öyleyse.
    ne yazacagimi bilmiyorum aslinda, zaten uzun uzun yazan bir insan da degilim. 2. nesil olup 120 girisi olan az insan vardir, okuyan da biri degilim kisacasi alisik olmadigim bir durum bu. Simdiye kadar yazma geregi duyamdim ama icimde firtinalar kopuyor, keske nereye yöneldiklerini, neyi yikacaklarini, nasil seyler yaratacaklarini da bilseydim. Buyuk isler basaracagimi dusunuyorum, iyi seyler bekliyor beni. cocuklugumdan beri cabaladigim meslegi yapiyorum, cok ilerledim. istedigim noktaya geldim. sevgilim var, iyi bir ailem var, allaha sukur ekonomim de yerinde. hic bir derdim yok. hic bir sorun yok hayatimda.
    böyle dusunuyordum aylardir. bir turlu icimdeki o bosluga anlam veremiyordum. depresyon degil bu, olamaz. depresyonun sebebi olmali, kaldi ki yasamayi seviyorum. Hayati seviyorum, insanlari seviyorum.
    Ama iste bir bosluk var. Sonra gece oldu. Ruya gördum.

    eli yanagimi oksuyordu. son görustugumuzde söyledigi sözu söyledi yine ruyamda. "Bu son kez görusmemiz, eminim bundan". Ben tabiiki onun kadar karamsar degildim. "hayir gelicem yine, bir kac ay surmez dönmem yanina, söz veriyorum" dedim. O gözleri yasli sadece kafasini sallayabildi, ikimiz de inanmadigini biliyorduk. sarildim ona son bir kez. Tekrar görusecegimizden emindim aslinda. Ölunce hayatin bir film seridi gibi gözlerinin önunden gecer diyorlar. Benim her gece ruyama o giriyor. Film seridi gibi onunla yasadigim anlari göruyorum. acaba öluyorum ve hayatimdaki en guzel anlari mi göruyorum, lanetim bu mu ?
    herkesin ölum aninda bir anlik yasadigi hatiralari ben bir ömur boyu mu yasayacagim ?
    kiyafeti, kokusu, elinin dokunusu hatta sacinin sekli bile aklimda. uzun sure cuzdanimda onun tokasini tasidim. 3 kere o toka yuzunden agladim.
    ilki bir kac ay gectikten sonra tokayi kokladigimda cuzdanimin pis deri kokusu uzerine sindigini hissetigimdeydi. cocuk gibi agladim, artik sacinin kokusu yoktu, uzerinde takili o bir kac sac teli "o" kokmuyordu artik.
    ikinci seferinde uzerindeki sac telinin kayboldugunu anladigimdaydi.
    ucuncusu ise unutmak icin tokayi denize attigimdaydi.
    2 ...
  19. 1830.
  20. 1831.
  21. yeni sevgiliyi bulunca çabuk unutulan ama olmaması durumunda insanı bir müddet sıkıntıya sokacak insandır. unutmak pat diye kolay değil ama siktir edin kafayı başka şeylerle uğraştırın. 1.5 ay beni de sikti.
    0 ...
  22. 1832.
  23. bunların bazıları; eski sıfatını almak için çabalayan, alınca da ağzını burnunu skerten cinstendir. neyi var neyi yok koyar ortaya senin hayatını belertirken, elinden geleni ardına koymaz, müteakiben de eskiyi yapıştırdı mıydı başına, fotoğraflarla-telefonlarla-anılarla yetinemediklerindir. allah belasını versinlerdir ama akıldan çıkmak bilmeyen, çıkartılagelemeyenlerdir. bekçi pipisi gibi, acur gibi büzüştürendir, soğuk yeyince küçültendir ama gün geçtikçe de hatıralarla büyüyendir, yerlere göklere sığmayandır, sığdıramadığındır. lazım değildir ertesindeki hissiyatı, lüzumsuzluğunu da hissettirmeyedir tam o anlarda, hissedemediğindir. "lüzumsuz" kelamını kondurmazsın bile, hey gidi hey! sanki kral/kraliçe anasını satayım!
    0 ...
  24. 1833.
  25. 1834.
  26. bir zamanların en iyi arkadaşı.
    0 ...
  27. 1835.
  28. kaba olan tüm etini terbiye edendir.

    not: burdaki kaba et herhangi bir cinsel objeye yönelik değildir.
    0 ...
  29. 1836.
  30. intikam, soğuk yenen bir yemektir. derler. aylarca hatta yıla varan vakitlerce bekleyip sonrasında eski sevgilinin sizi çıkıp araması sıkça duyulan bir hikayedir. ancak bu etki bünyede bazen özlem, bazen intikam hırsı bazense kararsızlık hisleri yaratır. bu hislerden kurtulmanın tek yolu geleceğinizi düşünmek olsa gerek. yıkılmışken toplanan bedene neden bir şarapnel parçası daha saplansın ki? o zaman yapılması gereken şey ile ilgili seçenekler iki aşamalı bir plana iner.

    intikam al ve kurtul kendisinden.

    belki de saat 18:05' te servisten indiğim gibi bunu yapacağım bugün. beni tekrar aramasına o kadar pişman olacak ki hayatı boyunca unutamayacağı şeyi yaşayacak. benim bilmediğimi sandığı şeyleri bir güzel kaliteli bir a4 kağıdına times roman ile yazdım. çok da uzun değil 25 saniyede okuyacak ve o an beyninden vurulmuşa dönecek. kalkıp gitmek isteyecek, yapamayacak. açıklamaya çalışma uğruna kafasında cümleler kurmaya çabalayacak fakat, beni bir zamanlar yüzüstü bıraktığı gibi kelimeler de onu bırakacak. doğru sıraya giremeden andımızı okumaya başlayan ilkokul çocukları gibi, cümle oluşturmayacaklar kelimeler. devrik olacak hep cümleleri. devrilecek. yıkılacak. ama herşeyin geçtiğini, bittiğini, rezil olduğunu anlayacak. bana bakacak ve neden yaptın diyecek;

    diyeceğim ki;

    intikam soğuk yenen bir yemektir.
    2 ...
  31. 1837.
  32. eskimeyen sevgililerdir. çünkü her yerde kendisine ait bir şey bulursunuz. mesela en sevdiği renkler. ve o eski sevgili hiçbir zaman sizin peşinizi bırakmaz.
    0 ...
  33. 1838.
  34. misafir çocuğu gibidir. Gelir, dağıtır, gider.
    0 ...
  35. 1839.
  36. istiyorum ki benimle birlikte olmasın ama başkasıyla da birlikte olmasın... Sürünsün köpek...
    0 ...
  37. 1840.
  38. o yeni sevgilisini bulmuşsa sizi çoktan unutmuştur, siz hala yalnızsanız allah yardım etsin.
    1 ...
  39. 1841.
  40. sağlak erkekler için arasında (bkz: sağ el)inde bulunduğu objeler grubu.
    0 ...
  41. 1842.
  42. tuzun tadını unutmak nedir bilir misin kardeşim?

    bu duygu, en başta lezzetsiz, tatsız bir damağa pirinç lapası yapıştırmak gibi takip eder insanı bir süre. yemek için yaşamaktan tornistan, yaşamak için yemeye geçersin. zaman, öyle kuvvetlidir ki unutturur tuzu bile. sonra eskisi gibi dinç ve şahbaz olursun. 5'te yarı 10'da biter maçların devre arasında ananın yaptığı çeyrek ekmeğe domatesi tuzsuz yer de, bir an bile düşünmezsin. gürül gürül akan bir nehirdir hayat çünkü, minyatür kale futbol maçıdır 35'te yarı 70'te biten.

    ***
    bir zamanlar hayatımın tadı tuzu olan kadındı uzak bir telefonda, ağlayan, yağmurlu genç kadın. "istanbul'dayım" diyordu 6 yıldan sonra ilk defa konuşurken ne tepki vereceğimi bilmeden "ne zaman?" diyebildim. bir kaç günlüğüne geldiği istanbul'dan bu gece ayrılıyor, ayrılmadan son kontrollerini yapıyor; cüzdan tamam, anahtar tamam, çanta tamam, bilet tamam, bavullar tamam, şemsiye tamam, eski sevgiliyi arayıp hayatı murdar etmek.. işte aşama bu şekilde olmalıydı. hiç iyi anılarımın olmadığı otogarda buluşup bi görüşmek, yolculanmak istiyordu. teklifi duyar duymaz içimde bir kalabalık toplanıp konuyu tartışmaya başladı. bir taraf evetçi, bir taraf hayırcı, kanıtlar, deliller, olay yeri yangınları havada uçuşurken; "carpe diem amına koyim" diyerek hepsini orada bırakıp atladım taksiye.

    rüzgarlı gecenin istanbul otogarında birbirimizi bulduğumuzda sanki süregelen bir sohbetin gelişme kısmındaymış gibi rahatça devam ettik. zaten bu kız, daima her şeye ortasından başlamış hissi verirdi bana. bir zamanlar giydiği o çiçekli elbisesi hakim figür idi, duvarlarıma kazıdım "kadın budur" diye, sesini işitmek 1 gramlık antibiyotik gibi mikrobumu çözer, sersemletirdi. yalnız şimdi solgun, yorgun ve harap görünüyordu. evlenmiş, 6 ay sonra boşanmış, mutsuzluk içinde kıvranıyorken ben güçlüyüm hikayeleri anlatıyordu geceleri kendine. ve uykusuzdu, çünkü hikayesi çok uzundu.

    onu böyle aç-bilaç bırakmaya gönlüm el vermedi. böylece beraberce bana geldik ki, bir zamanlar "aşkım" dediğim kadınla yalnızlık kaleme girerken aradan geçen 6 yılı düşündüm. şimdi misafirlikte uyuyan küçük kızımızı kucağımda evimize getiriyor olabilirdim. annesinin kendi çocukluğunda kullandığı pembe battaniyesi örtülmüş olabilirdi üstüne. ben, kızım uyanmasın diye yere bile basmadan nefes bile almadan yürüyebilirdim. evet, kapı eşiğinde nihal botlarını çözerken ben ikimizi de düşündüm. ağzıma tuz tadı geldi.

    o gece, sabaha kadar hasta hatıralarıma baktım. yüksek ateşine ıslak bez koydum. acide iğne yaptırdım ateşi dinsin, acısı azalsın diye. işte o iki gün kayıp geçmişimle seviştim. ağzım yüzüm tuz içinde..

    ***

    işte eski sevgili tuzun tadını hatırlatan bir densizdir bazen.
    5 ...
  43. 1843.
  44. Bir süre sonra tekrar gelip hayatınızın içine eden tiptir.
    1 ...
  45. 1844.
  46. ondan geriye kalan 1 dünya şarkıdır bazen. sen den de ona kalan bir dünya kelimedir belkide.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük