doğum günümde parfüm almış, ben s.ktir git dedikçe kıçımda dolanan ve bırakmayan, nefret ettiğim ama karşı koyamadığım, değerimi terk ettikten sonra anlayan aptal, tam vicdanımın tavan yaptığı sırada karşıma çıkıp kendini sevdiren, hayırı kabul etmeyen, uzun boylu, güzellik göreceli ama bence normal güzellikte biri. sadece acıyorum. ama kızamıyorum.
gelmesi gereken edit: yıkılmaz tahtım ayık ol tatlım adlı mesaj.. bu kadar kevaşedir...
unutulmayandır, kıyaslanandır, yerini doldurmaya çalıştığındır, terk ettiğin ama pişman olduğundur, terk edildiğin ama peşinde koşturduğundur, candır, canandır ama artık yoktur.
Olmaması hayatta bulunmaması temenni edilendir. her zaman ilk denemede mutluluk bulunsa keşke. Ama olduğu vakit tanımı duruma ve kişiye göre değişendir. Bazen kapanmayan bir yara, bazen keşke hiç olmasaydı denilen bir hata, bazen bir utanç hatta, bazen sadece geçmişe ait bir insan, bazen değerli bir hatıra, bazen ismi yerine türlü türlü küfürler söylenen bir kin, bazen bir hoca, bazen ciddi vakit kaybı ve boşluğa düşme sebebi, güven kaybı ve kırık bir kalptir. Eski sevgili çoğu zaman eskide kalamaz, yada eskide kalması zaman alır. En tehlikeli durum budur. Bu durumda yeni sevgilinin en büyük düşmanıdır.
Gidişinin kendince mantığı vardır , dönüşünün sence hiç mantığı yoktur.
Nitekim her ikisi de birbiriyle karşılaştırılamayacak kadar yaralar. Sen Levent Yüksel'den kadınımı(*) söylerken , o sana Sezen Aksu'dan Kaçakla(**) yanıt verir.
bi sarkiyla geldin tekrar aklima ve fark ettim, seni o kadar ozlemisim ki.. en yakin arkadasimi, eski sevgilimi, dostlugunu.. gormeyeli bir yil olmus, soguk bi merhabanin ustunden gecen bi yilda sadece attigin mesajlar kadar mi aklina geldim acaba? yoksa zaman zaman kendini telefondan uzaklastirdigin oluyor mu? dudaklarim dudaklarina degmeyeli iki yil olmus, ne kadar uzun zaman. hem ozlemisim o hissi hem de sanki dunmus gibi yakin. sana da oluyor mu acaba bu? daha dunmus gibi hissederken ozluyor musun ayni zamanda? bu isin bittigini kabullensen de hala bana ait hissediyor musun kendini? benim gibisini bulamazsin diyordun ya hani hep beni kizdirirken; belki bulurum senin gibisini ama bi daha senin gibi goremem kimseyi.
yasattiklari yuzunden geberesiceserefsiz adi kopek diye laf etseniz de, olur da operasyona giderse basina bir sey gelmesin diye dua ettiginizdir. manyagim ben. akillanmam da.
yakın arkadaşken sevgiliye dönüşen ama sonrasında türlü türlü mallık yapıp ve ortada fol yok yumurta yokken terkip gidendir. dün gece ansızın aramıştır tesadüfen. çalıştığı şirketin almanya ayağına temelli gideceğini söyleyip helallik istemiştir. her türlü mallığı yapmış olsada eski yakın arkadaştır aynı zamanda. değerimi mi anlamıştır, eski yakın arkadaş olduğumuzu hatırlayıp helallik mi istemiştir ya da başka bir şey mi sebebi bilinmez ama yine de aramıştır ve yaptığı şeyler çok saçma olsada bu son yaptığı hoşa gitmiştir. tabi ki hakkı helaldir ve en güzel şeylerin hep onu bulması temennisi vardır. evet iyi 2 sevgili olamadık ama iyi 2 arkadaştık, keşke arkadaşlığımız bozulmuş olmasaydı...
''Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi
Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi
Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi''
uludag sozluk yuzunden unutamadigimdir. her gece icip icip sozluge mi nara atiyosunuz, napiyosunuz anlamadim ki ben. rica ederim su bahsi artik kapatin.