kimi zaman unutulamadığı için uğurunda pek çok gözyaşı dökülen, resmine baka baka içilen, facebook sayfası psikopat gibi saniye başı kontrol edilen, arkasından bol bol atılıp tutulan, bazen de mazide kaldığı için şükredilen ve geçmişimizdeki varlığından dolayı pişmanlık duyulan kişi. bir de yeni sevgili adlı kişinin baş düşmanı, nefret kaynağı. yeni sevgilinin eski sevgilisi mi yoksa eski sevgilinin yeni sevgilisi mi daha çok nefret edilesidir, bilim dünyası bu soruyu hala yanıtlayamadı.
düşüncesi bile insanı ürkütendir. iki insan birbirini istiyor, bütün hayatını ve hayallerini paylaşıyor, anılar yaratıyor, anılar siliyor, zaman geçiriyor, hayal kuruyor, hayallere konu oluyor. el ele sokakta yürüdüğün oluyor, sesiyle bütün dertlerini unuttuğun ya da ufacık bir dokunuşuyla başını döndüren. kimsenin bilmediği huylarını biliyor ve kimsenin görmediği yaralarına dokunuyor. sen ve ben denen iki yabancı kelimeden biz denen sıcacık bir hikaye yaratıyorsunuz. zaman geçiyor, hayallerle beklenen gelecek kabusla geliyor bir gün. arkanızı dayadığınız duvar yıkılıyor, yerle yeksan oluyorsunuz. ortak olunan hayat parçalara bölünüyor, paramparça oluyor her şey. sonra iki yabancı. gizli kalmış bütün takıntılarını, korkularını ve mutluluklarını bildiğin, en özel anlarına şahitlik yapan insan bir yabancı oluyor; sokakta görse selam vermeyecek bir yabancı.
çoğu zaman aranandır, deliler gibi köpekler gibi sevildiği için aranmaktan vazgeçilmeyenlerin en başında gelir. resimlerine saatlerce bakılıp, eski günler hatırlanır. bir nevi insan kendisine acı çektirir bu kişinin anılarıyla. hiçbir zaman unutulmayacak olandır.
biz eski sevgili olarak çok ama çok enteresan bir çiftiz. aradan ne kadar zaman geçmiştir doğru dürüst konuşmayalı. h.sonları, bazen h.içi karşılaştığımız onun eğitim verdiği, benim de eğitim aldığım bir kurum var. bugün dersten erken çıkınca grissiniyi yoğurda bandırıp yerken nereye gidiyorsun diye sordu. öyle bir edayla sordu ki ben de kuzu kuzu cevap verdim. bana grissini ikram etti, yoğurdunu da uzattı. herkes bize şaşkın şaşkın bakarken biz aynı kaptan yoğurt yemeye ve gayet cool bir şekilde laflamaya devam ettik. bana ders notları da verdi. sonra ben tam çıkarken masanın üzerindeki herşeyi devirdim. kusura bakmayın biraz sakarım da diyip toparladım. neler hissettiğime gelirsek onun bana böyle davranması, elini uzatması bana iyi geldi. tuhafız, dengesiz bir türüz ama eskiden deli gibi aşık olduğun adamın seninle azıcık da olsa ilgilenmesi gerçekten iyi geliyormuş.
öyle bir şeydir ki çay içerek sarhoş yaptırabilir sizi. amatör bir şarkıcı buldum, güzel saz çalıyor, içten içe söylüyor bir de. elimde çay seni düşünüyorum. kar da o kadar güzel yağıyor ki.
bir 14 şubatın bu kadar etkileyeceği aklıma gelmezdi. önemsemezdik bu günü. ama çaktırmadan hediye alırdık, "bak sevgililer günü diye aldım, haberin olsun" biliyorum aşkım biliyorum.
ne güzel günlerdi, çok güzel.
dokuz 14 şubat geçmirmişiz, on olacaktı gitmeseydin. niye gittin demeyeceğim artık, gelme istemem de. çok özlüyorum sadece. şair ne demiş "ayrılanlar hala sevgili." sevgililer günün kutlu olsun.
bana atıp atabileceğin en güzel mesajı böyle manalı bir gün bitiminde attığın için daha bir nefret ediyorum senden. attığın mesaj saati 00:19. haklısın , öküz geldin öküz gidicen bil istedim.
--message--
yaptığım tüm öküzlükler için özür diliyorum, sevgililer günün bundan sonra bu günkünden milyarlarca kat güzel olsun
--message--
makasla tek tek kestiğim bağları hatırladıkça, sevgimin nefrete dönüşmüş olmasına daha çok üzülüyorum. henüz her şeyi geride bırakmış değilim, nefret buna engel. benim için sıradan biri olabildiğin gün her şey geride kalmış olacak. o zamana kadar her aklıma gelişinde aynı şeyi düşüneceğim: keşke hiç tanımasaydık birbirimizi.
dün * ana avrat sövdüğüm ancak bir faaliyete geçmediğim kişidir. gerek yoktur geçmeme. o ne mal olduğunu zaten biliyordur. öyledir yani. eski olsa da kendine "yeni"yi bulmuştur. hayatını bozmaya çalışacak kadar adi biri olmadığımdan, hayatında herhangi birşey dilememeyi seçerekten neyse o olsun diyorumdur. belki ben yanlış tanımışımdır belki o yanlış tanıtmıştır. yeni tanıştıklarıyla neyse odur olsundur. kürkçü dükkanımda bekliyorum. bir kaç sipariş aldım.