hani filmlerde olur ya böyle güzel kız geçerken ezik çocuğun kızı görünce kafasında oynattığı sahneler.kız slow bir şarkıyla yaklaşır çocuğa tabii bu ara saçı rüzgarda uçuşuyordur,yaklaşır ve çoçuğu öper..
eski sevgili de (eğer hala insanın içinde bir parça birşeyler kaldıysa) böyle birşeydir heralde.sokakta görürsün bi an yüzüne bakarsın anılarınız aklınıza gelir içinizde tatlı bir ürperme olur.bir süre hareket edemezsiniz,sonra kendinize geldiğinizde hayata devam etmek gerektiğini düşünürsünüz.acıtır içinizi kısacası.
iki kategoriye ayrılır bu insan terk ettiğin ve terk edildiğin olarak. hani derler ya iki ucu boklu değnek diye.. aynen bu eski sevgili olayları için uygun bir laftır bu. üzüntü ikisinde de vardır ama dereceleri değişir işte.
zaten aşk, gönül işi olayları, çözülememiştir şimdiye kadar o da çok ayrı bir meseledir.
1.durum: Terk edilmek;
bu durumda insan tahimini olarak 1 ila 1 sene kendine gelemez.bu da enteresan bir konudur aslında..
çabuk unutan tip: bu tür insan terk edildikten sonra bir kaç kez sızlayıp kendi hayatına dönüp yeni bir liman arayabilecek tarzda bir insandır. Nasıl yapabildiği anlaşılamaz olup istisna bir kişiliktir.
Saplantı yapan tip: Bu tarzda olan insan bir daha kimseye öyle ilgi duymak istemez hep kendini terk ettiği insanı düşünür kendini paranoyaya öyle bir bağlar ki korkulacak bir seviyeye bile gelebilir.
Yeni birini arayan tip: bu tarz kişiliğe sahip insanlar kendisi yine saplantı yapan tip olarak davranır ama yeni bir ilişkiye girdiği zaman herşey eskisine döner.*
2.durum: terk etmek;
bu durum bana göre terk edilmeye nazaran daha basit birşeydir ve 2 durumla özetlenebilir.
1.durum: umursayıp terk etmek;
bu durumda insan karşıdaki kişinin kendine gerçekten uymadığını farkedip ayrılan kişidir. ne kadar kendi de üzülse de bu olayı gerçekleştirmek zorundadır, aslında düşüncelidir. ama karşıdakinin üzüldüğünü bilip terk edilmiş gibi acı çeker içinde.
2.durum: umursamayıp terk etmek;
en acayip durumdur. kişi belli süre zarfında kendine uymadığını ve davranışlarını görüp direk terk eder. belki de kendine yapılanı düşünüp arkasına bile bakmaz kafası rahattır. bir amaç üzerine yoğunlaşıp düşünmez..
Final: ne olursa olsun bir insanın hayatına girip özel birşeyler yaşatması ve ondan sonra eski olması insanoğlunun bünyesinde garip hislere neden olur ve bu hep böyle gidecektir.
En iyisi: çay demlemektir..
kalbinize çakıldığında, yani sevdiğinizde tatlı bir ıstıraba eriştiğiniz; kalbinizden çıkardığınızda, yani ayrıldığınızda da hiçbir zaman tam olarak iyileşmeyecek bir boşluk, bir yara açan çividir.
asıl önem arzeden, kazara kalp yerine beyninize çakmamanızdır o çiviyi. yoksa bir daha çıkaramazsınız.
eski sevgilisi olduğunuz kişidir. en son eski sevgili olmasını umduğunuz, zaman zaman fotoğraflarına baktığınız, eski maillerini okuduğunuz, nostaljinin gözünü sevdiğiniz ama yeni sevgili gelince iyice bir eskidiğini fark edeceğiniz,dost kalalım gibi bir formata girmediyseniz, karşılaştığınız her seferde vücudunuzun garip tepkiler verebileceği, muhtemelen yeni sevgilinin haz etmeyeceği kişidir.
şarap gibi sevgilidir kimine göre. üstünden ne hayatlar, ne insanlar geçmiştir. yıllarla ölçülünce mazide kalmış, kalbe sorulduğunda daha bugün kalbe düşmüş tazecik bir çiğ tanesidir. her daim 'sevgili'dir. her daim solmayan renktir.
bırakıp gidişinden 2,5 yıl sonra dün gece rüyamda dünyada sevebileceğim tek kişi sendin diyen ve hassiktir ordan diyerek uyanmama vesile olan, bir ömür boyu mutlu olası kişi.
bazı arızalı modellerinde; çok uzun zaman geçmesine rağmen eski olduğunu kabul etmeyip; ısrarla sürekli arayan, görüşme talep eden zatı şahaneleridir.
"değeri kaybedildiğinde anlaşılan şeyler"