iki kategoriye ayrılır bu insan terk ettiğin ve terk edildiğin olarak. hani derler ya iki ucu boklu değnek diye.. aynen bu eski sevgili olayları için uygun bir laftır bu. üzüntü ikisinde de vardır ama dereceleri değişir işte.
zaten aşk, gönül işi olayları, çözülememiştir şimdiye kadar o da çok ayrı bir meseledir.
1.durum: Terk edilmek;
bu durumda insan tahimini olarak 1 ila 1 sene kendine gelemez.bu da enteresan bir konudur aslında..
çabuk unutan tip: bu tür insan terk edildikten sonra bir kaç kez sızlayıp kendi hayatına dönüp yeni bir liman arayabilecek tarzda bir insandır. Nasıl yapabildiği anlaşılamaz olup istisna bir kişiliktir.
Saplantı yapan tip: Bu tarzda olan insan bir daha kimseye öyle ilgi duymak istemez hep kendini terk ettiği insanı düşünür kendini paranoyaya öyle bir bağlar ki korkulacak bir seviyeye bile gelebilir.
Yeni birini arayan tip: bu tarz kişiliğe sahip insanlar kendisi yine saplantı yapan tip olarak davranır ama yeni bir ilişkiye girdiği zaman herşey eskisine döner.*
2.durum: terk etmek;
bu durum bana göre terk edilmeye nazaran daha basit birşeydir ve 2 durumla özetlenebilir.
1.durum: umursayıp terk etmek;
bu durumda insan karşıdaki kişinin kendine gerçekten uymadığını farkedip ayrılan kişidir. ne kadar kendi de üzülse de bu olayı gerçekleştirmek zorundadır, aslında düşüncelidir. ama karşıdakinin üzüldüğünü bilip terk edilmiş gibi acı çeker içinde.
2.durum: umursamayıp terk etmek;
en acayip durumdur. kişi belli süre zarfında kendine uymadığını ve davranışlarını görüp direk terk eder. belki de kendine yapılanı düşünüp arkasına bile bakmaz kafası rahattır. bir amaç üzerine yoğunlaşıp düşünmez..
Final: ne olursa olsun bir insanın hayatına girip özel birşeyler yaşatması ve ondan sonra eski olması insanoğlunun bünyesinde garip hislere neden olur ve bu hep böyle gidecektir.
En iyisi: çay demlemektir..