10 kötü kedi şerafettin gücünde, kendisiyle alakalı sözlüğe bir entry yazdığım sonra da gerisin geriye silip attığım kişidir. eskidir bir kere, başındaki bu sıfat oldukça ve 10 kötü kedi şerafettin gücünde anıları var olsa da hafızanızda bu hiçbir şeyi geri getiremeyeceği ve daha çok uzaklaştıracağı için her gün anlamını yitirendir. eskidir bir kere..
eğer sözlükten biriyse entrylerinizi merakla takip edip beğensin beğenmesin eksiyi basan kişidir. bir nevi seri eksi oy veren i.neye dönüşür yazar için. *
Bi çok kişi için poposuna tekmeyi yemiş kişidir. Ayrıca her zaman hatırlanacak. Gelen kişinin onu aratacağı kişidir. Bi çok kişi için de derin bi ah çekerek hatırlanacak kişidir.
nedense saygımdan arkasından konuşmadığım halde dıdısının dıdısının dıdısına merhumu iyi bilirdik,adı soyadı da suydu diye bildiri dağıtmak gibi irrite edici hareketlerde bulunmakta,don lastiği gibi germekte ve iyi bir azar yemekte ısrar etmektedir.**
beraberken, uzak olmasına hiç dayanılmayacağını düşündüğümüz kişidir. O giderse hayat kötü olur, dayanılmaz, çok zorlaşır vs.. Ayrıldıktan sonraki 1-2 aylık sancılı süreç sonrasında sadece 'eski sevgili'dir.
"sevgili" kelimesinin etiketindeki tamlamada bir yer bulmuş olması ile "şanslı" olan kişidir.
kimse normal bir ilişkiye bitmesi için başlamaz.. ama o ilişkilerden büyük çoğunluğu biter. bir süre sonra yaşanmışlık adını alır o dönemde vazgeçilmez gibi görünen her şey.. belki de en kötü yanımız insan olmamız işte.. hepsi bu yüzden, incelikler yüzünden belki de..
yerine göre küfür edilir yerine göre özlenir , isine gelmeyince dost kalinir, icip icip seni "unutamiyorum" diye mesaj atilir, olumlu yanit gelmezse arkasindan bok atilir kisidir.
eski sevgili olmakla kalması herzaman için iyi olan ama eski sevgili statüsünde olması gerekirken hala sizin gözünüzde olamayan kişiyse durumları çok kotu yapan kişidir.
sözlüğe sürekli malzeme olan şahış. değişik bir ekol. sevgilisi olsun, olmasın herkes bir yorum yapıyor mnyskym. her aklına esen yok eski sevgilinin şöyle olması, yok eski sevgilinin kokusu, yok takla atarken osurması bilmem ne. nedir lan bu. nedir derdiniz bu zavallılarla yahu. o değil bize ne sevgilinin kılından tüyünden, git başka birini bul köşede bir yerde yiyişecek misin ne yapacaksın, yap bir şeyler işte. kasmaya ne gerek var bu kadar.
tamam iyi güzel, normal hayatta yaşayamadığın fantezilerini anlatıyorsun bize de, bu bize hiç eğlenceli gelmiyor mesela. az kişi de değiliz ha. baya bir kalabalığız.
eski sevgiliymiş, peh, bırakın yauu, vallahi bırakın, o şimdi kim bilir kiminle yiyişiyor, siz hala eski sevgilinin şöyle yapması bilmem ne diye başlık açın, yapın bunu. belki eleman yazdıklarınızı okur da daha az sevişir eski sevgilinizle.
eski küçülmüş kazak gibidir. hani çok sevdiğiniz, sürekli giydiğiniz. her özel anınızda o vardır, doğum günlerinizde, en mutlu hatta en hüzünlü anlarınızda... ama bi' gün gelir dolabınıza bakarsınız orda olmadığını görürsünüz. sorarsınız;
- annneeee kazağım nerde?
-''küçülmüştü ya yavrum başkasına verdim. '' der
o an pek fazla önemsemezsiniz belki...ta ki onu bi başkasının üzerinde görene kadar. o zaman anlarsınız aslında o kazağı ne kadar çok sevdiğinizi ve sizin için ne kadar çok şey ifade ettiğini. ama işi işten geçmiş giden çoktan gitmiştir.
bi kazağa fazla mana yüklemiş olabirim fakat bunu anlatmanın en çocuksu ve uygun yolu bu kanımca.
yok olması gerektiği yerde her fırsatta kalkıp çelme takan, hayal bulutlarınıza üfürük seanslarıyla dağıtmaya çalışan, yetmezmişçesine eski hayallerinizi elinizden çoktan alan ve ardından mümkünse vicdan azabı duymayan, ve yine bunlardan hiç haberi olmayan, sevgilinizin eski sahib(es)idir...unutmak gerekir, hatırlamamak gerekir...hatırlandığı ve bilindiği vakit ömür boyu ızdıraba yol açacak bünyedir...silinip atılmak yerine akılda yer etmişse, geleceğe dair bir gram umut bırakmayan mahlukat-ı ahvaldir...unutulmalı, silinmelidir...