sanki otobüs seferleri için değil, counter strike oynansın diye sanal olarak düzenlenmiş, mimarisi sırf insanın kafası karışsın diye yapıldığını düşündüğüm keşmekeş otobüs garı.
Türkiye'de artık araç kapasitesi çok fazla. Otogar, yeni bir düzenleme ile tren garı olmalı. Buradan şehir dışına ve içine giden bir raylı sistem kurulmalı. Otobüs firmaları ve yan kuruluşları da, tren kompartman ve diğer parçalarının üretiminde istiham edilebilir. Böylece kimse sıkıntı çekmez. istanbul, araç trafiğine değil, tren ve deniz yolu ağırlıklı devam etmeli. Otogar da daha göze hitap eden bir şekilde, müze ve tren garı olarak hayatına devam eder.
mimarıyla tanışırsam, hangi psikolojiyle tasarladığını soracağım garip yapıdır. eskinin yol kesen eşkıyaları şimdilerde var olsa, şüphesiz taşra yolları değil esenler otogarının karanlık rampalarını tercih ederlerdi.
yıllarca ne hayatlara, ne ayrılıklara, ne kavgalara, ne kavuşmalara şahit olmuş yolculuk mekanı. artık hep bir hüzündür silueti. kitabının adı; ne yollar biter ne de yolculuklar olacaktır.
hayatımda gördüğüm en rezalet yer. bir otobüsün girmesi çıkması yarım saati bulabiliyor. otobüslerin durdukları yer o kadar karışık ki dibinizdeki otobüsü görebiliyorsunuz. istanbul gibi bir şehire asla yakışmıyor. ayrıca yan kesici, hırsız dolu. geçen gün kamil koç bürosunda beklerken büronun içinde yaşlı bir kadının çantasını yürüttüler, kimse bir şey yapamadı.
Topkapı otogarının yerine inşa edilmiş mega yapı. Mega derken çökmeye başlamış, yağmurda alt katları su basan ve istanbul'a hiç yakışmayan yapı. iş sebebiyle altını üstünü komple gezmiş biri olarak söylüyorum ki sevdiğiniz insanları sakın tek başına yollamayın.