terbiyesiz, ahlaktan etikten yoksun bir adam. evlat olsa sevilmez derler ya hani, cuk oturuyor bu adama.
fırat aydınus'un tam anlamıyla kapısına dayanmış, ardından çirkin mahalle karıları gibi komşuları ile dedikodu yapmaya çalışmış, eşiyle ilgili sorular sormuş, psikolojisinin bozuk olduğunu iddia etmiş kişi.
eskiden severdim iyi spikerdi. şimdilerde beyaz tv çocuğu olmuş. hakem kapısına dayanıyor, kendini alenen savunma imkanı olmayan insanlar hakkında atıp tutuyor, karısının ailesinin iç işlerine karışıyor. kameralarla fırat aydınustan sözde özür diliyor falan. midem bulanıyor.
kim ne derse desin, beyaz tv'ye spor haberciliği anlamında bir hareket getirmiştir. geçtiğimiz haftalarda bir sansasyona imza atmış olsalar da belli ki göreve başladığı ilk gün:
"arkadaşlar, diğer kanallardan sıyrılmalı ve onlardan çok çalışmalıyız.."
demiş...
yaşadığı sansasyonel "fırat aydınus ev ziyareti" olayından sonra da özrünü dilemiş, hatasını kabul etmiştir kendisi. daha ne yapsın? sanırım bazıları ağzıyla kuş tutmasını istiyor.
beyaz tv'ye iyi bir giriş yaptı ve bununla beraber kadrosunu güçlendirdi. amacını zirveye çıkmak olarak koymuş. ancak maç özetlerinin olmaması futboldan soyutlanmış bazı gereksiz ve sanal konulara-tartışmalara yönelmelerine yol açmış. zamanla bu da geçecek inşallah. biraz daha saf futbolun konuşulduğu programlara doğru geçiş yapmaya çalışıyor gibi sanki. malum beyaz tv'nin 3 temmuz sürecindeki saha dışı konuları konuşma geleneğini yıkmak bir anda çok zor ama imkansız değil. er-geç bunu yapacak çünkü benim tanıdığım ertem şener; tozlu dosyaların, ses kayıtlarının, tapelerin, kirli oyunların döndüğü değil stadyumların dolup taştığı ve gol yağmurlarının olduğu bir futbolun aşığı, sevgilisi...
bir de şu olay var tabi;
benim anlamadığım nokta bu insanın çocuklarının bile ölmesini dileyen organizmaların olması. acaba bir kere oturup da bu abimizin katıldığı bir muhabbet programını yarım saat izlemişlikleri var mı? yok tabi ki.
ne olursa olsun biz bu adamı seviyoruz. bir kere adam samimi ve inançlı; bakın dikkat edin; "inançlı". değerleri olan ve allah'tan korkan biri.
ey futbol ulemaları, ey sosyal medya profesörleri! bu malatyalı şampiyonlar ligi müziği ile düğününe giriş yapmayı, başlamayı planlamış bir adam; siz ne diyorsunuz be? hayatı futbol bu abinin. siz malatya'yı sadece kayısısıyla tanıyadurun, bu abi daha çok yol gidecek.
hele de maç anlattığı günlere bir dönüş yapsa; buraları yemyeşil çiçekler, masmavi denizler, bembeyaz bulutlarla dolar taşar ama daha var sanırım.
dünkü programda ümit özat'tan çok pis ayar yiyen zat-ı muhterem. yine de bozuntuya vermemiştir iyi toparlamıştır, ama ümit özat da tavrından taviz vermemiş atarını yapmıştır.*
Kendisi Beşiktaş taraftarı, bilmeyen yok zaten kendisi de rahatlıkla söyler. Doğan Medya döneminde biraz daha geri plandaydı hedef tahtasında. Daha futbolumsuydu, daha apolitik. Tartışmaların uzağında; yeşil saha üzerindekiyle ilgilenir haldeydi. Bir taraftan da maç anlatımları yapıyor ve kulaklarımıza misafir oluyordu. Çalıştığı kanalın programlarında yer alıyor, güzel de işler çıkarıyordu. Doğan Medya ile özdeşleşen bir spor yüzüydü. Ardından bir ayrılık. Belki zamanlı belki zamansız...
Trophy Türk deneyiminin ardından; daha fazla uzak kalamadığı sevgilisine döndü. Futbola. Ancak bir şeyi kaçırmıştı. 3 Temmuz sürecinden dolayı, dönmüş olduğu sevgilisi; artık o eski sevgili değildi. Değişmişti eski sevgili. Zamanla o da anlayacaktı zaten bu değişimi. Sıvadı kolları BEYAZ TV ile girişti spora..
Aylardır sosyal medyada kendisine yapılan hakaretler yeni kanalında iyice zirve yapmıştı. Her hareketi her mimiği bir yöne çekildi. kimseye yaranamadı, ki böyle bir derdi de yoktu. Twitter maskesinin arkasından yapılan hakaretler zaman zaman O'nu bu platformdan kopmanın eşiğine getirdi. Sevenlerini düşünüp sık dişini dedi.
Zaman ne gösterir bilinmez ama, biraz hoşgörünün çözemeyeceği sorun yok.