galatasaray'ımıza gelmesini yürekten istediğim teknik adam. korkmasın gelsin. galatasaray'ı küme düşürse bile kimse çıkıp arkasından aziz yıldırım gibi sallamaz.
fenerbahçe'den ayrılmayıp kalsaydı bu sene kolay sezonda güle oynaya şampiyonduk. şimdi ismail kartal'ın hata yapmamasını beklemek zorundayız. beşiktaş daha çok hakediyormuş gibi görünüyor şimdilik hakeden alsın ligi.
fenerbahçe'de 2013-2014 yılında geçirdiği tek sezonda lig şampiyonluğu yaşayan bana göre başarılı oyuncularına aşırı fiziksel yükleme yapan ve bunun faydasını gören teknik direktör.
ismail kartal'ı, prandelli'yi, halilodzic'i hatta bilic'i üst üste koy, kanımca 1 tane ersun yanal etmez.
Şu 4'ünün tek bildiği; amannnn yenil miyim, amann gol yemiyim... belki 1-2 gol atarım sonra kendi sahama gömülürüm mantığı. Başka bir nanesi yok hiçbirinin. 4ü de büyük takımın başında duran, ama orada teknik direktörlük yapmak için 1-2 gömlek düşük kaliberede olan hocalar. Belki bilic için biraz haksız olabilirim ama özellikle ismail kartal için bu fikrimin arkasındayım.
Ersun hoca bunlar gibi takımı yavaş ve korkak oynatmıyor.
Maç 60. Daikaya geldi mi, durum berabereyse forveti 4ler, kazanmak ve gol atmak için saldırırdı.
Şimdiki napar? 90. Dakika takım gol aramaya muhtaçken forvet çıkartıp selçuku koyar. (Korkak deyince kızıyorlar sonra lan.)
Gönderilmesi, çok rahat silip süpüreceğimiz ligi mucizelere bırakmış eski hocamızdır.
Ulan aziz ağa, sırf oğulların volkan ve emre için ne poh yemişsin farkında değilsin.
Oyuncuların fazla antreman yapmaktan şikayet etmeleri üzerine gönderilen teknik adam, şaka gibi bir ülkede yaşadığımız gerçeği göz önüne alınınca o kadar da saçma gelmiyor.
galatasaraylı olmama rağmen adam gibi adam diye nitelediğim teknik adam
teknik adam kelimesi belki de ersun hoca için doğmuştur. bir oduncu odun yapar bir simitçi simit satar bir işçi iş yapar bir masalcı masal okur. teknik adamın da işi futboldaki teknik bölümdür. bilgisayar ile şampiyon olunmaz mış mış . şuan da dünya çapında tanınan eski yeni en iyi diyebileceğimiz 3 teknik adam var . cruyff mourinho ve ferguson. bu 3 menejerin de ortak bir mentalitesi vardır o da bilim. ersun hocanın belki iyi bir futbolculuk kariyeri yok , spor medyasında seveni de yok ama bir inancı var. futbol da inançsız oynanamaz. çalışkanlık, disiplin ve saygı ersun hocanın olduğu her takımda maksimum düzeyde idi. başarılarını buraya yazarak laf kalabalığı yapmaktansa onu yakından tanıyan biri olarak sadece şunu söyleyebilirim, bu tarz bi hoca nın bu ülkede olması türk futbolu için çok büyük bir şans. belki bu satırları okursunuz diye yazıyorum hocam bu ülke için haddinden fazla iyisin haddinden fazla şereflisin.
Bir yerlerini kaldırmaktan aciz, aldığı milyon dolarları yata yata kazanmaya çalışan, antremanları başkanlarına (daha doğrusu babalarına) şikayet eden 3-5 topçu yüzünden takımdan uzaklaştırılan eski hocamız.
Gittiği her takımda iz bırakmıştır. Hatta o tecrübesiz zamanlarına rağmen milli takıma tarihinin en iyi oyununu oynatmış, orada da birkaç futbolcunun yaptığı lobiyle şutlanmıştı. Yoksa zaten takımı fatih terime 2. iken bırakmış, fatih terim de 2.liği devam ettirmişti. Sonrası isviçre maçları malumunuz...
besyo mezunu ender hocalardandır. bilgisayar sistemli taktik ve sistematik antrenman planlamasına geçen teknolojinin nimetlerini kullanan hakkı yeniş eski milli takım ve şampiyon yapmış fenerbahçenin teknik direktörü. ne yazık ki şampiyon yapmak fenerbahçe gibi kulüplere yetmediği için gönderilmiştir.
bir kere başarıya aç bir teknik adamdır ve kariyeri yükseliştedir her daim. başladığı ve geldiği noktaya bakarsanız ankaragücü , manisa , gençler , eskişehir , türkiye , fenerbahçe. ligde iz bırakmak , atak futbolu , korkusuz oynamak başarıya aç olmasının bir göstergesi. bunları geçecek olursak fenerbahçe takımını avrupai tarzda çalıştırdığı da basına sızdırılan fotoğraflarla oyuncuların koşu mesafesi ve istatistiklerde çok belli. fenerbahçe şampiyon olurken en az gol yiyip en çok gol atan takımdı. en çok orta açan takımdı ceza sahasına top kazanan takımdı. bu herifi nasıl göndeririz ego uğruna aklım almıyor. bu ülkede bir şeyleri hep baştaki dangalaklar kendi kafalarına yönettiği için bazı kurumları kendilerinin sandığı için gelişmiyor bu ülke. futbol da bunun en büyük örneklerinden birisi. beklediği değeri görmüyor bu tarz insanlar. bu insanlara şans verilmiyor ya da verilen şans alınıyor. bir üniversitedeki söyleşi de ersun yanal'ın röportajı vardı. fenerbahçe başarıyı cezalandırmaz herhalde diye. adamı iki günde magazinlere verdiler yok teknesinde kadınlar varmış. o kadar para kazanıyorum diyelim götüme mi sokacam o kadar parayı ? kimle yersem yerim kime ne ? işte bi karalama sevdasıdır gidiyor. oyuncuları çok çalıştırıyormuş ama ersun'un takımı 2. yarıda düşüyodu bi de. ulan sizin adaletinizi sikeyim be. adamın önünü kapattınız ahını aldınız. milli takıma geldiğinde grubu 2. bitirmiştir ersun yine oyuncu ilişkileri yüzünden gönderilmiştir. milli takım şimdi 3 maçta 1 puanı zor alıyor , mahalle takımı gibi oynuyor. ondan sonra da türk milli takımının sorunları diye konuşun durun spor programlarında.
hea işte adaletiniz bozuk sizin. teraziyi götünüze mi soktunuz la ?
Antrenörlük mentalitesi milli takım ile uyumlu olmayan teknik adamdır. Abi adam yılda bir kaç defa bir araya geldiği futbolculara mı kondisyon yükleyecek taktik çalıştıracak. Ama fatih terimden iyi midir dersiniz kesinlikle iyidir derim.
Antreman yaptırıyor diye Seni gönderten topçuların,
ego manyağı, başgan müsveddesi babalarının,
ve onun sosyal medyadaki şakşakçılarının
ve hatta yerine getirilen arabın
hepsinin ta 7 ceddine sövülüyor şu anda.
Emeği geçen herkese teşekkürler.
Gönderildiği günün ilk dakikasından beri çok arayacağımızı bildiğim eski hocamız.
Ahh ulan ahh.. Volkanı, koy emreyle selçuğun üstüne bu abinin dırnağı etmez.
Fenerbahçe mize oynattığı kondisyona dayalı, ezici futbol ile unutulmazlar arasına girmiştir.
ayrıca itirafımızdır gelirken de olmaz dedik, giderken de olmaz dedirtti.
tekrar takımın başına geçsin de ezici futbola doyalım.
Kimse farkında değil ama çoğu taraftar aziz yıldırım ve volkan'ı (bekir ve selçuku saymıyorum bile) sırf bu adam uğruna silmeye başladı. Aziz yıldırım diyorum lan hani şu uğruna yürüyüş yapılan.
Neden mi? Çünkü bu adam çok çok uzun yıllardır taraftarın istediği karakteri yansıttı sahaya. Üstelik aldığı takım 8 ön liberodan oluşan, muhteşem bir mühendislik hatasıyla kurulmuş bir takımken. Tek 1 istediği transfer olmadı. Takımda sürekli ağalık yapan emre, volkan, selçuk gibi adamlara rağmen şampiyon oldu bu takım.
Dişiyle dırnağıyla geldi buralara. Ne oğuz, aykut, ik(53) gibi kulüp evladı torpiliyle ne de daum gibi yabancıseverlilkle geldi takımın başına.
Bu adam amatör küme takımının başındayken, evinin çamaşır makinasını bile kulübe bağışlamış bir abi. Başarıyla gelen övgüyü en çok hakeden insanlardan.
Fakat onun ne terim gibi tanıdıkları ne de torinolu şaban gibi lobisi var. Doğal olarak tutunamadı...
Gönderten kim veya kimlerse, bu takımla adı bile anmaz umarım.