bir kere başarıya aç bir teknik adamdır ve kariyeri yükseliştedir her daim. başladığı ve geldiği noktaya bakarsanız ankaragücü , manisa , gençler , eskişehir , türkiye , fenerbahçe. ligde iz bırakmak , atak futbolu , korkusuz oynamak başarıya aç olmasının bir göstergesi. bunları geçecek olursak fenerbahçe takımını avrupai tarzda çalıştırdığı da basına sızdırılan fotoğraflarla oyuncuların koşu mesafesi ve istatistiklerde çok belli. fenerbahçe şampiyon olurken en az gol yiyip en çok gol atan takımdı. en çok orta açan takımdı ceza sahasına top kazanan takımdı. bu herifi nasıl göndeririz ego uğruna aklım almıyor. bu ülkede bir şeyleri hep baştaki dangalaklar kendi kafalarına yönettiği için bazı kurumları kendilerinin sandığı için gelişmiyor bu ülke. futbol da bunun en büyük örneklerinden birisi. beklediği değeri görmüyor bu tarz insanlar. bu insanlara şans verilmiyor ya da verilen şans alınıyor. bir üniversitedeki söyleşi de ersun yanal'ın röportajı vardı. fenerbahçe başarıyı cezalandırmaz herhalde diye. adamı iki günde magazinlere verdiler yok teknesinde kadınlar varmış. o kadar para kazanıyorum diyelim götüme mi sokacam o kadar parayı ? kimle yersem yerim kime ne ? işte bi karalama sevdasıdır gidiyor. oyuncuları çok çalıştırıyormuş ama ersun'un takımı 2. yarıda düşüyodu bi de. ulan sizin adaletinizi sikeyim be. adamın önünü kapattınız ahını aldınız. milli takıma geldiğinde grubu 2. bitirmiştir ersun yine oyuncu ilişkileri yüzünden gönderilmiştir. milli takım şimdi 3 maçta 1 puanı zor alıyor , mahalle takımı gibi oynuyor. ondan sonra da türk milli takımının sorunları diye konuşun durun spor programlarında.
hea işte adaletiniz bozuk sizin. teraziyi götünüze mi soktunuz la ?