gençlik dönemininde doktor olup ailesini çok rahat bir şekilde geçindirebilecek kapasiteye ve mesleğe sahip kişidir. zaten ailesinin maddi durumu da iyidir.
karizmatik devrimci sıfatıyla da bilinen, ölümüne beş kala "Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın" diyen cesur insan. Beresi ve alnındaki yıldızı, kararlı bakışlarıyla comandante che guevara.
katledilişinin 41. yılı!
41 yıl sonra bile fikirleri hala dimdik ayakta!
ve hala kapitalizm, emperyalizm savunucularının korkusu'
**
Che, 8 Ekim 1967'de, Bolivya'da gerilla mücadelesi başlatmaya kalkışırken CIA destekli Bolivya askerlerinin ellerinde öldürülmüştü. Bedeninin 30 yıl sonra açığa çıktığı küçük kasabada, Haziran 2005 isyanı sırasında şöyle bir grafiti yazılıydı: "Che: ONLARIN HiÇBiR ZAMAN iSTEMEDiĞi KADAR HAYATTA"
latin bilgi
**
popüler kültür insanı. bu kadar tutulmasının sebebi yaptıkları değil, tatlı sert bakışları, karizmatik duruşu ve genç yaşta öldürülmesidir. şu an halen yaşamakta olan yaşlı ve tipsiz biri olsaydı ikon mikon olmayacaktı. örnek mi? buyrun:
O'na göre bürokrasi bütün dertlerin başında geliyordu. Bu nedenle Che'yi kravatlı kostümlü görmek olanaksızdır. Belki bir istisnası vardır: Küba'yı kesin olarak ve gizli biçimde terk ettiğinde tamam kravat ve kostümlüdür ve hatta bıyık ve sakalını da kestirmiştir. Hepsi bu kadar... Ve bu da anlaşılabilir artık. Tebdil-i kıyafet zaruridir çünkü o durumlarda.
Bürokrasi Küba'da yeri olmayan, yeri olmaması gereken bir beladır. Onun için bütün vatandaşlar, kadın, erkek, çocuk, genç ve yaşlı Fidel Castro'ya sadece Fidel derler. Castro değildir, sadece Fidel. Ve "Fidel vefalı demektir" aynı zamanda, halkına ve inançlarına.
Bu nedenle, burada, orada veya şurada, kendilerini devrimci ilan edenlerin bir gazete, bir dergi, bir yayınevi, bir kitabevi açtıklarında ilk yaptıkları işin önce "kendilerine" bir büro, önce "kendilerine" bir sekreter yaklaşımı anlaşılamıyor. "Kendileri" ve "öbürleri" arasına birçok duvar pardon birçok kapı yerleştirmeleri çok garip. Bütün duvarların pardon bütün duvarların ve bütün kapıların yıkılması anında bürokrasiler de yıkılmış olacaktır.
2. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) ziyaretinde gördükleri bu nedenle Che'yi tek sözcükle perişan etmiştir. O nedir öyle kravatlı kostümlü küçük ve büyük burjuva görüntülü adamlar. O bürolar, o kapılar, o sekreterler, o bilmem bin bir muameleler... Hani proleter eşitlik? Hani insanların kardeşliği? işe bak sen: Lokantalarda bile işçilerin yemek yedikleri yer ayrı, "şeflerinki" ayrı. Bir tarafta sıradan masa ve sandalyeler, tabak, çanak ve çömlekler, öbür tarafta bembeyaz masa örtüleri, seçme tabak, çanak ve çömlekler ve müthiş bakımlı garson bayanlar. Pes doğrusu!
Che'nin Cezayir konuşması bu açıdan son derece önemlidir. Sadece bu açıdan da değil: SSCB içindeki ayrıcalıkların, SSCB'nin "üçüncü dünya" ülkelerine sözüm ona "yardımı", ikiyüzlü ve fırsatçı ilişkileri ve daha pek çok şeyin eleştirilmesinin yazılı/sözlü belgesidir bu konuşması. Che'ye göre, SSCB, üçüncü dünya ülkelerini sömürmekten vazgeçmelidir. BiRARADA BiRLiKTE YAŞAMAK iLKESiNDEN YANA OLAN SSCB'ye rağmen ABD'ye karşı topyekûn savaş ilkesini savundu: iki. Üç... daha fazla Vietnam, işte çizgimiz dedi... Che'nin Küba'ya dönüşünde Fidel'le bu konu(lar) nedeniyle ciddi biçimde tartıştıklarını biliyoruz. Ve bunun üzerine Che, başka dünyalara gitmeye, kendi dünyasını oralarda yaratmaya karar verecektir. ÇÜNKÜ:
ò'nun için, yaşam, boylu boyuna, boydan boya bir GERiLLA YAŞAMI OLABiLiRSE ANLAMLIDIR. Ve böyle bir yaşamda ne bürokrasiye, ne kravata ne de kostüme yer vardır.
Yaşam bir sözcükle özetlenir o zaman: Gerilla.
3. Ama Bolivya dağlarında bile bürokrasi karşısına çıkabilir, yine bildik tipleri ve biçimleriyle. Bolivya Komünist Partisi sorumluları, hele genel sekreteri.
Che sev(e)medi bu adamları: Sizi gidi salon sosyalistleri sizi. Sizi gidi potansiyel bürokratlar. Küçük burjuva siyasetçiler. Fırsat bulurlarsa büyük burjuvaları oynayacaklar...
Che'nin Moskova'da gördüğü ve kirli çorapları gibi nefret ettiği tipler yeniden canlanmamalıydılar. ASLA.
Ama ihtilal her "kapı"dan gelen yardımları en rasyonel biçimde bir potada eritme sanatı değil midir? Ve hele Bolivya gerillalarının daha hemen başında 60'ının 30'u Bolivya KP'sinden değil midir? Onların kendilerine "eşya muamelesi" yapılmasını kabullenmeleri beklenemezdi. Ve nitekim mal ve adam gönderilmesinde vitesi hemen sıfıra çektiler. Bolivya deneyiminde Che'nin en belirleyici hatası mutlaka buradadır: Bolivya KP'siyle ilişkilerinin sarpa sarmasında. Bolivya KP Genel Sekreteri'nin dayatmasında : "Lider ben olmalıyım, madem ki gerilla Bolivya'da!" ısrarında.
Sadece bu da değil herhalde: UMUDA yolculukta umutsuzluk taşınmamalı. Çünkü umutsuzluk bela, kaza ve ölüm getiriyor maalesef.
4. Che, 12 Mart 1965'te Küba'yı terk etti. Ekim-Kasım 1966'da Bolivya'ya vardı. Şubat 1967'de Regis Debray Bolivya'da. Nisan 1967 sonunda Debray gerilladan, Che ile söyleşisinden, ayrılır ayrılmaz hemen yakalanıyor. Ve Che'nin Bolivya dağlarında bulunduğu anlaşılıyor. Daha önce belki tahmin ediliyordu ama kesinkes bilinmiyordu, Debray sayesinde bu artık açıklık kazanıyordu. Debray'ın bu konuda büyük bir sorumluluğu olduğu ortada.
Ve işte o zaman Bolivya'da baskı, iz sürme ve zulümde bir üst vitese geçiliyordu: 30 Mayıs 1967'de sıkıyönetim ilan ediliyor. Haziran ve Temmuz aylarında Bolivya Vietnam artığı yankeelerle dolduruluyor, "Eğitici" adı altında. Vietnam eskilerine "iş olanağı" yaratılıyor.
14 Haziran'da Che 39. yaş yıldönümünü kutluyor. Madenciler grevde. Grevin başarısı merakla bekleniyor.
6 Ekim 1967'de 18 gerilladan kalan sadece 8 kişidir: Aç ve yorgun. Karşılarında ise 1.800 öldürücü: Tepeden tırnağa silahlandırılmış asker, ABD'li eğitimciler, uzmanlar, CIA ajanları, Bolivya istihbarat elemanları, muhbirler...
Ama gerilla yaşamı sürüyor: Ertesi gün saat 11.30'da çatışma. Akşam üzeri, Bolivya dağlarında sıcaktan ve silah seslerinden kuşların tümü siperdeyken Che yakalanıyor. Che çünkü bacağından yaralı. O gün, o akşam, o gece Che, yakındaki köyün ilkokul binasının en büyük sınıfında bekletiliyor, birbirine birleştirilmiş sıralar üzerinde, uzanmış. "Che yaralıdır". Duvarda yazılar: KIŞ-iLKBAHAR-YAZ-SONBAHAR. ilkokul öğretmeni bayan, o gece, Che'ye iki yudum su, birkaç kaşık yiyecek sunuyor. Yarasını pansumanlamak istiyor...
Bolivya istihbarat Şefi Albay Zenteno ve CIA istasyon sorumlusu, La Paz'ın ABD'den gelecek emri kendilerine iletmesini bekliyorlar. Emir geliyor: ABD hükümeti, CIA aracılığıyla Che'nin katledilmesini emrediyor. Zenteno emri veriyor, Astsubay Madio Teran yaralı Che'yi katlediyor.
9 Ekim 1967'de Che alçakça böyle katlediliyor. Ve EFSANELEŞiYOR.
Bolivya istihbarat Servisi şefi Albay Zenteno, emri verendir, Paris’te Bolivya Büyükelçiliği görevindeyken 1976'da Che'nin yoldaşları tarafından vuruluyor.
5. Che'nin yaralandığı, yakalandığı, gözaltında tutulduğu ve öldürüldüğü köyün ve çevrenin köylüleri için Che artık bir azizdir. Son derece dinci, son derece inanmış köylüler için Che artık bir peygamberdir.
Önemli olan: ESPERANZA'YI (UMUDU) LA ViDA iLE (YAŞAMLA) KURTARMAKTIR.
6. 1997'de, Che'nin Afrika'daki gerilla yıllarının delikanlısı, gerilla önderlerinden Laurent Desire Kabilla, 30 yıllık Mobutu iktidarını Zaire'nin yazgısından silip attı. Zaire Kongo adını aldı. Demokratik ve Cumhuriyetçi Kongo'dur bu. Elbette Kabila bilinen gerillalardan değildir. Bir miktar işveren-gerilladır. Ama neticede altmışlı yıllarda Che ile tasarladıkları ve gerçekleştirmeye çalıştıkları yöntemle Zaire'nin doğusundan başlattığı gerilla eylemleriyle Zaire`'nin baş belalarını silip süpürdü.
21. Yüzyılın başındaki yıllarda Güney Amerika'da bir iki istisna dışında güneyden kuzeye bütün devletlerde seçimlerle işbaşına gelenler Che derslerinden geçer not alanlardır. Bu seçim zaferleri aynı zamanda Che'nin yankeelerden ve yerli işbirlikçilerinden tarihi rövanşıdır.
kendisine selam gönderenlerin nasıl bir yapıya sahip olduğunu anlayamadığım insan.
adam ölmüş, senin selamını nasıl alacak? ölüye selam gönderme hadisesi öteki tarafa inananların yapacağı bir şeydir. ne bu adam* ne de bu adama* inananlar öldükten sonra dirilme gibi dinî şeylere inanmıyorlar. o halde bu selam nedir ve kimedir?
kendisine, yaptiklarina ve biraktiklarina saygi cercevesinde selam gonderilen bir insan. ama bu selam, nasil bir selam? mezara gidip uc bes satir civi yazisi okuyanlarin selamindan degildir. farklidir, dedik ya saygi diye.
birtakim insanlarin 'sahte kahraman' olarak adlandirmasindan son derece irite oldugum, kufretmeden kendisinin ne derece ki$ilik sahibi ve nitelikli bir insan oldugunu aciklayacagim, devrim tohumu, buyuk yolda$.
- $imdi, denmi$ ki gencler avatar olarak kullaniyor, ti$ortunu konversini giyiyor.
dogrudur. iyi de sayin zekeriya beyaz, che n'apsaydi, olmese miydi bolivya'da, millet gelecekte ti$ortlerini bastirir da giyer, konvers'ini cikartir da kapitalist dunyaya pazarlar diye, bolivya halkinin $anli kurtulu$ mucadelesine yardim etmese miydi?
pardon lan. haklisiniz. che devrimci falan olmamaliydi, yuzunun patentini alip konvers'e satmaliydi, sonra da konvers ba$ina 1 dolar gelir ile villa yaptirmaliydi. cok mantikli.
- fatih sultan mehmet, yavuz sultan selim gibi kahramanlar ile kar$ila$tirilmi$ kendisi.
$imdi aradaki farka bakalim. birinin elinin altinda imparatorluk var, asker var, birinin elinin altinda tufeginden, yureginden ve du$uncelerinden ba$ka hicbir $ey yok. tek istedigi, burokrasisiz e$itlikci bir toplum.
vicdaninin sesini uyu$turup fa$izan duygularina teslim olmaksizin bu adamin 'sahte' bir kahraman oldugunu hala soyleyenler varsa, birakin abicim.
birak cek elini sozlukten falan, git magaraya orda ya$a. git kuba ormanlarinda koyluyle ya$a. hala che'ye sahte kahraman diyebilecek kadar sifatsizla$abiliyorsan, o zaman sana bi $ekil yaparim, agzin yuzun kayar.
gerçek kahraman. insanların gerçekçi olup imkansızı istemelerini tavsiye etmiştir. elindeki silahtan çok kalemiyle savaş vermiştir. doktordur aynı zamanda, güney amerika' da köy köy dolaşıp hastalara yardım etmiştir.
bu dünyaya ait değildir ama gözlerinde en insansı ışıltılardan bir çifte rastlanır.
(bkz: ışığın savaşçısı)
"ABD'den Arjantin'e göç etmiş bir aileden gelen, Latin Amerika'yı baştan başa kat edip, Guatemala'da ABD işgaline karşı koyan devrimcilerin arasına karışan, Meksika'da Kübalı devrimcilere katılıp, 30 yaşında Sierra Maestra'da commandante, 32 yaşında Havana'da iktisat Bakanı olan, 39 yaşında Bolivya'da bir gerilla foco lideri olarak ölürken katillerine "Ateş et korkak, yalnızca bir insan vuracaksın" diye meydan okuyan Buenos Aires'li bu hekimi, 1960'lar sonu gençliği ve devrimci aydınları yaşamayı ve ölmeyi anlamlı kılabilecek bir hayat tarzı arayışlarının en parlak modeli olabildiği için bağrına bastı. O, çağının statükoyu reddeden bütün aydınları ve gençliği için gerçekleşmiş bütün devrimlerin donduğu, devrimci kahramanların devlet adamlarına dönüştüğü bir tarihsel dönemde, başarılmış bir devrimden sonra devrimci kalmanın bir imkânının hâlâ var olduğunu kanıtlayan canlı bir örnek olduğu için de devrimciliğin çağdaş ahlaki modeliydi."