Yaşanılan coğrafi koşullar göz önüne alındığında çok büyük farklılıklar oluşabilecek kıyaslamadır.Örnek bir WNBA oyuncusu potaya smaç basabiliyorken,avrupada bu olay imkansıza yakındır.Kadınları ve erkekleri kendi içlerinde incelemek çok daha doğru olur.Buna bir örnek daha vermek gerekecek olursa rusyada bir kadın sevgilisinin gönlünü almaya çalışırken parasız ise başka biriyle seks yapıp o parayla sevgilisine iyi niyetle hediye alabilir.Evet ortada duygusal bir şey yoktur ama bizim ülkemizde olduğu takdirde nasıl karşılanacağıda malumunuzdur.Genel olarak erkekler sekse düşkündür.Kadınlar her yönden tatmin olmak ister.Gerektiğinde arkadaş,sırdaş,partner aklınıza ne geliyorsa onları mutlu edebilir.Ama erkek kadına göre çok daha plansız ve düzensiz yaşar.yaratıcı,erkeğe bir çok konuda kadınlardan daha üstün özellikler eklemesininde nedeni bence bundan ibaret.içindeki kadını keşfedebilen erkek,çok yönlü düşünüp kadın gibi yaşayabilmeyide öğrendiği an dünyanın en şanslı insanı haline gelir.Çünki artık bütün yönleriyle kadını yakalayıp geçmiş bir erkektir o.
herkes kendi erkekliğini, kendi kadınlığını tanımlamış. donunun, sütyeninin içindekinden daha fazlasını yüklemeye gelmeyecek bir farklılıktır bu. sevişmekten başka bir yerde bu farklılığı kullanmaksa akla cinayet, kalbe hıyanettir. yazıktır.
erkekler bu kış günlerinde kadife pantolonun altına eşofman giyerler yinede üşürler, oysa dışarda mini etekle dolaşan kadınlar vardır. demek ki kadınların kaloriferleri vardır.
kadın düşünür, erkek düşünmez içinden geleni yapar.
kadınlardan korkulur, erkeklerden korkmaya gerek yoktur.
kadınlar dizi, erkekler maç izler.
genellemeler adamına göre doğrudur...
hikaye şöyle başlar, adem ve havva cennete mutlu mesut takılırken günlerden bir gün adem, şeytana uymuş havva'ya aldanarak elmayı yer ve çift halinde cennetten şutlanır.
adem ve havva yıllarca birbirini arar , küsuratlı rakam verip inandırıcı olmak isterdim ama gerek yok, her neyse. ilk insanların boyu bizden çok çok uzunmuş ve bu iki insan dünya'ya gönderilince başlamışlar ağlamaya; ne var bunda diyebilirsiniz ama olayı ev sahibi-kiracı ilişkisi içinde değerlendirmeyin, cennetten kovuluyorsunuz anlatabiliyor muyum? adem ve havva o kadar çok ağlıyorlarmış ki melekler bundan rahatsız olmuş ve dua etmeye başlamışlar:
-allah'ım duy sesimizi, göklerde bize huzur kalmadı şunların boyunu kısalt!
allah, dualarını kabul etmiş ve boyları kısaltmış, bu boy mevzusuna gelene kadar adem ve havva o kadar ağlamış ki; ademin gözyaşlarından tatlı su ve zencefiller oluşmuş; havva'nın göz yaşlarından ise tuzlu su ve istridyeler. Bunlar yıllar yılı birbirini aramış ve yanılmıyorsam arafat civarında birbirlerini bulmuşlar.
allah bu iki kuluna dünya'da olacak mevzular hakkında bilgi veriyorken şöyle demiş:
-adem kulum senden 4 şey aldım 4 şey verdim
-havva kulum senden 16 şey aldım 4 şey verdim
Havva bu duruma hemen itiraz etmiş:,
-neden benden pek çok şeyi alıp az şey verdin?
görüldüğü gibi kadın kısmı ilk günden son güne kadar her işe burnunu sokmakta ve her işe itiraz etmektedir. Allah, havva2ya cevap verir:
-havva kulum, siz cennetten kovuldunuz ne var ki adem kulum bana karşı işlediği günahtan ve sözünde durmamaktan, pişmanlığından ağlarken; sen, dünyada yalnız kaldığın ve sıkıldığın için ağlamaktasın pişman olduğundan değil! bu durumda seni o çok sevdiğin ademine veriyorum ve kıyamete kadar ona tabi olacaksın, demiş.
Kadın milletinin depresyon switchinin doğuştan on gelmesini buna bağlayabiliriz gibime geldi. daha fazlası için:
erkek mesaj atar, kadın okur okur okur okur. cevabı düşünür sonra yine okur. noktalama işaretine kadar sorgular mesajı o derece. gönderir mesajı bu arada hayati faaliyetlerine dönen hemcinslerim varsa bile benim gibi psikopatlar gelen kutusunu 233245566 kez daha açıp son mesajı bilmem kaç bininci kez okuyarak yeni cevabın gelmesini bekler. bu olaylar olurken erkek kişisi, mesajı okur hatta mesaj uzunsa bi başını bi sonunu okuyarak arayı kendi zihninde tamamlar ve doğru düzgün anlayamadığı mesaja aklına ilk gelen cevabı yapıştırır. evet durum tam anlamıyla budur.
kadın, tuttuğu futbol takımı oyuncularından birinin çalımı ile maça doymuş olur. maçtan istediği zevki alır. bu detaylar onu mutlu eder. malubiyet galibiyet o kadar da önemli değildir.
erkek, tuttuğu takım yenilirse maç ne şekilde geçerse geçsin üzülür.
kadın, bir filmde bir erkeğin yaptığı bir jestten mutlu olarak film iyi olmuş diyebilir.
erkek ise, değerlendirme yaparken senaryo, oyunculuk vs. ön plandadır.
yani kadın detaycıdır. erkek için ise sonuç önemlidir.