Uzun süren suskunluğunu (8 yıl) "Dönmez Yol" isimli albümüyle bitirmiştir.
Kendisiyle yapılan söyleşide bu suskunluğun sebebi olarak internet korsancılığını ve müziği kaydetmenin müziği öldürdüğünü, kendi açısından baktığından bunu doğru bulmadığını söylemiş.
Albümün kapağındaki fotoğraf Erkan Oğur'un Erzincan'da gördüğü ve üzerinde bir keman ve kopuz olan mezartaşına ait.
Kalan müzikten çıkan albüm çeşitli amaçlarla kayıt altına alınmış ancak yayımlanmamış kimi eski kimi yeni aranjmanları içeriyor.
Ayrıca albümde film ve belgeseller için yapılmış özel kayıtlar, çeşitli projeler için yapılmış beste ve yorumlar mevcut.
dönmez yol isimli yeni albümünü 1 gün geç de olsa edindiğim, muhteşem üstad. yine birbirinden muhteşem ruh dokunuşlarına imza etmiş şahane kişiliktir. iyi ki nefes almaktadır.
konserine gitmeyi çok istediğim ama bir türlü gidemediğim, inciten sesli türkücü güzel insan.
nasıl bir ses, nasıl bir yorum varsa artık, bir türküyü başka birinden dinlediğimde, ondan dinlediğim kadar zevk almıyorum. kısır kalıyor sanki onun yanında diğer sesler.
hele şuh-i sitemkar'ı yok mudur onun. hayatımda dinlemekten bıkmayacağım ve nitekim bıkmadığım tek türküdür.
"canlanıp yadıma geldikçe o şen hatıralar
seni ruhum, seni gönlüm, seni sinemde arar" derken o sesi ta içerileri deler geçer.
ama gideceğim, bir gün gideceğim konserine. seni canlı da dinleyeceğim.
dün ankamall'de ismail hakkı ile konser vermiş, hasta olmasına rağmen söyleyememiş ama çalmış büyük sanatçı. seyircinin avm izleyicisi olmasından mütevellit dursun kaptan adlı türküyü bitti sanıp alkışlamaları ise gayet normaldi..
Türk müziğinin görüp görebileceği en büyük gitar virtüözüdür. Kendi tabiriyle gitarı ve gitar müziğini anlar. Ayrıca hakan günday, kinyas ve kayra'sında erkan oğur'a bu sözünü alıntı yaparak selam çakmıştır. "Hiç" albümünü elime aldığımda tir tir titrediğim de abartısız bir gerçektir.
perdesiz değil, kendi tabiriyle "sonsuz perdeli gitar"ın mucididir. türk müziğindeki ara sesleri alabilmek için sökmüştür perdeleri. enstruman yapımından iyi anlar yüzüme gülen ağaç belgeselinde altın oranı bağlamalarda uygulama fikrini anlatmaktadır. belgeselin konusu olan kemal eroğlu hayatının kendisine göre erkan oğurdan önce ve sonrası şeklinde ikiye bölünebilineceğini söyler.
erkan oğur, dingin akan bir ırmak gibidir. ırmağa kendini bırakacaksın arkadaş...Onu seni nereye götüreceğini bilir. Hiçbir zaman yanıltmaz seni. insandır çünkü, candır.
'' düşünürüm hayatımı dinlediğim seslerin inceliğinde
sonra kaybolurum bir yaprak misali, insanlığın çelişkisinde. ''
erkan oğur dinleyince aklıma geldi ve geldiği gibi burada can bulmasını istedim. hayatımda bir şeyler yolunda ise şuan ucundan da olsa o adamın katkısı vardır.