teomanın on yedi şarkısına ilham olmuş "çocuk"tur. bu gereksiz ayrıntının dışında, her hatırlanışında boğazda bir düğümlenme yaratır. masumiyetin hiçbir işe yaramadığının canlı(!) kanıtıdır. ve akabinde amin maalouf'u getirir akla.
dudaklarımız dokundu ve ayrıldı..
kendi mutluluğunuzu tüketmiş, diğerlerininkini ezmekten korkuyormuşsunuz gibi..
masum muydunuz?
masumluk neyi kurtarır?
tanrı bile, zevkimiz için kuzuları boğazlamamızı ister..
ama asla kurtları değil!
12 Eylül döneminde 17 yaşında iken 2 gün içinde yaşı büyütülüp asılan devrimci genç, fidan. Kenan Evren adlı faşist şahsın yargılanırken hatırlamıyorum dediği, zorla da olsa hatırlatılacak olan ve hatırlatılması gereken kişidir aynı zamanda.
bugün itibarıyla çocuk katili kenan evren cuntası tarafından, asmayalım da besleyelim mi düsturuyla, yaşı sahte adli tıp raporlarıyla büyütülüp asılarak idam edilmesinin 32. senesi olan kişidir. benim akıl tutulması yaşayan ülkem de 1980 darbesinde aynı cuntaya kurban edilen yüzlerce gencimizden biridir. şarkıcı teoman'ın akrabasıdır aynı zamanda ve teoman tarafından kendisine "iki çocuk" isimli şarkı yapılmıştır.
abd uşağı faşist 12 eylül cuntasının bütün ülke gençliğine ibret olsun diye astığı genç komünist yoldaş.
ibret oldu mu peki? halk düşmanları istediği sonucu elde etti mi?
istedikleri sonuç gençliğin sosyalizmden, toplumsal sorunlara müdahil olmaktan ve örgütlü mücadeleden uzak kalmasıydı. hatta bunlardan nefret etmesiydi. gelinen noktada tamamen başarılı olduklarını asla söyleyemeyiz. bu ülkenin genç kuşakları yıllar içinde kimi yılgınlıklar gösterip ortalıktan kaybolsa da bugün her yanda onbinlerce erdal var. tıpkı erdal gibi örgütlü mücadelelerini sürdürüyorlar. ve bugün her ne kadar demokraside epey yol aldığı filan iddia edilse de, komünistler güçlendiğinde sermaye düzeninin yine kural tanımaz biçimde, kendi hukukunu bile çiğneyerek faşizme yönelebileceğini adları gibi biliyorlar.
Bır rivayete gore sezen aksu "son bakış" adlı sahane sarkısını, cesaretıyle gunumuzde hala anılan, bır turlu olmeyen buyuk fasıst kenan evren ve tayfasının acımadan katlettıgı bu yuzden cennete gonderdıgı bu genc fidan ıcın yazmıstır. Bu sarkı en cok bugun dınlenmelıdır.
hakkında 1 günde girilen entry zekeriya önge için 6 yılda girilmemiştir. her ikisine de allah rahmet eylesin. asıl mesele ikisinin acısını da yürekte hissetme de. ancak biz hep taraf olduk.
17 yaşındaki bir çocuğun eline silah verip, devletin askerini, polisini öldürmesi için gönderen orospu çocuklarının bugün üzerinden nemalanmaya çalıştıkları genç. onun eline silah verip kandıranlar suçsuz ama asanlar suçlu öyle mi? sen şiddet yolunu seçip devleti yıkmaya çalışıyorsun ama devlette sana aynı şekilde karşılık verince şikayet edip bunu hukuk dışında yaptı diyebiliyorsun? şiddeti devrim adı altında romantize edip, bunu kahramanca bulan ve onaylayanların devleti bu şekilde eleştirmesi de saçma. şiddet hiç bir zaman çözüm değildir. öyle 3-5 bin vs kişiyle askere, polise kurşun sıkarak devletin düzenini değiştiremezsin. zamanında olan olmuş haklı, haksız binlerce gence kıyılmış artık hiç bir vatan evladı görüşü ne olursa olsun pisi pisine ölmesin, analar, babalar, eşler vs ağlamasın.
sabah evden çıktığımda kulağımda kulaklık rastgele şarkı dinliyordum ve teoman'ın iki çocuk şarkısı çıktı, dinledim. garip bi hüzün çöktü üzerime, hiç tanımadığım bir insan için bu kadar üzülebileceğimi tahmin etmezdim. az önce öğrendim ki bugün o çocuğun idamının yıldönümüymüş. katilleri hala cezasını çekmemiş olan çocuk.
soyismi "eren" olan bir ülkücü kendisi yerine dayak yemiştir.
şöyle ki; "gardiyan mahkumların soyisimlerini söylüyor mahkumlar zindandan ellerini uzatıyorlar, erdal eren zayıf 17 yaşında bir çocuk. suçu ağır olduğundan diğer mahkumlardan daha fazla dayak atılıyor ona. "eren" soyisimli ülkücü genç gardiyan "eren" diye bağırdığında elini o uzatıp, sopayı o yermiş."
maalesef bu çocuklar sokaklarda birbirlerini vuruyorlardı, bizi bu hale birileri getirdi ama hala anlayamadık?
insan bunu bir ideolojinin körü körüne bağlılığından kurtulunca farkediyor!
cemil meriç'in dediği gibi "bu ülkede sağ ve sol yoktur, namuslular ve namussuzlar vardır"