tarihin en karanlık, en parlak, en silktiğimin ağıtlarından biri. king crimson’un o kırmızı sarayında peygamberlerin duvarına kazınmış, dikişlerinden çatır çatır sökülüyor her şey.
1969’da greg lake’in o crying derken sesi titreyip yerden yere vururken, ben burda 2026’da kulaklığımı takıp entry’mi girerken dinliyorum. gözlerim doluyor ama ağlayamıyorum bile, çünkü bu şarkı öyle bir şey ki, kederi, öfkeyi, isyanı, acıyı aynı anda sıçıyor suratına ve sen yine de teşekkür ediyorsun.
tohumlar ekilmiş zamanın tarlasına, bilenler sulamış, bilgi denen o hain dost bizi sırtımızdan bıçaklarken bu şarkı duruyor orada, 57 yıldır hâlâ aynı, hâlâ taze, hâlâ içimizi oyuyor.
o mellotron, o melankoli, o ihtişam... sanki syd barrett’in bahçesinden fırlamış da daha derin, daha karanlık, daha gerçek olmuş. her dinleyişte farklı bi parça yakalıyorum, farklı bi yerim yanıyor, farklı bi yerim şifa buluyor.
muhteşem lan, dünyanın en güzel, en acı, en gerçek şarkılarından biri.
yazıklar olsun bize ki böyle bir şey dinliyoruz da hâlâ aynı bokları yaşıyoruz.
King Crimson olanı insanı kahrediyor, ağlamamak için zor duruyorum şu an. Greg Lake'in vokal performansı tarihin en iyilerinden birisi, cidden mahvediyor insanı.
10 yaşında falandım. limewire vardı o zamanlar, yarıl yarıl müzik indiriyorum. annemle babam geldiler odaya, bir heyecan. bizim gençken dinlediklerimizi indirsene, biz nasıl yapılıyor bilmiyoruz nostalji yaparız dediler. Bi sürü şarkı istediler abba'lar queen'ler pink floyd'lar havada uçuştu. En son babam döndü bana, king crimson epitaph yazsana dedi. Buldum şarkıyı, indirdim, dinletmek için çift tıkladım ve o intro girdi. hala unutmam o anı, yerime çaktı beni resmen. uzun süre etkisinde kaldım. Müzik zevkimdeki yeri çok büyüktür.
king crimson un efsanesi parçası imiş. bugün rastgele ilk defa dinledim. ulan yıllardır neden duymadım ben bu parçayı hali oluştu. dinledikce anlamsız bir ruh bozukluğu oluşturuyor ve nedense bana antalyayı anımsatıyor belkide evimi özledim ondan...
king crimson'ın seslendirdiği bu parçasının son düzlüğünde gitar öyle bir sololarla çarpı$ıyor ki sanki kingle beraber sağa sola sallanıyor. ya da duvarlara çarpıyor, kurtulamıyor sanki gitarla tek vücud olmak gibi. sallanmak, darmadağın olmak, gitarın can çeki$mesi. dinleyin ibneler.
sevgiliden ayrılma kararı alırken dinlenebilen ve hatta başka bir sevgiliyle barışma kararı bile aldırabilen manikdepresif, şizoid; ne yapacağı belli olmayan bir king crimson parçasıdır.