RTE DE OLDUĞU AMA GiZLENDiĞi SÖYLENEN HASTALIK.
pAKiSTANLI BiR UZMAN SÜREKLi VE GiZLiCE TEDAVi EDiYORMUŞ DERLER.
Halk arasında SARA olarak tanınan hastalıktır.
Bu hastalıkla yaşamak zordur. En beklenmedik yerde (direksiyon başında, balkonda...) kriz gelebilir. Tehlikelidir.
ilaçları düzgün kullanmak gerekir.
çok uzak kelimelerden biriydi bu da. tabi sara olarak bilirdik genelde ama epilepsi nedir ne değildir bilirdik tabi. şimdi yakınıma geldi bu namussuz ailemin içine... garip duygular hissetmeye başladım bu kelimeye hastalığa. ve inanıyorum ki hayat kadar zorda olamaz hayatın bi cilvesi olarak devam eder ancak...
Epileptik insanın diğer insanlardan hiç bir farkı yoktur, kendi ailesinin ve diğerlerinin ona normal insan muamelesi yapmalarını öğrenmeleri gerekir. nöbetini ona anlatırken, "çok kötü görünüyordun, ödüm koptu" gibi saçmalıkların söylenmemesi önemlidir. nöbet geçirenlerin en çok dikkat etmesi gereken şey ilaçlarını düzenli alması, "3 aydır nöbetim olmadı, iyileştim herhalde" ya da "bir deneyeyim bakalım, ilaç kullanmadan nasıl olacak" dememesi, nöbet geçireni gören kişilerin de ağzına kaşık gibi sert cisimleri sokmaması, sadece bir yerlere çarpmamasını sağlamasıdır. nöbet, süresi bitince kendiliğinden duracaktır.
bir cok insanda görülen bir beyin sinir hastaligidir. her ne kadar genetik olsa da her saglikli insanda görülebilinecek bir rahatsizliktir. bulasici bakteriyel bir hastalik degildir.
stres, sigara, fazla bilgisayar kullanma, dijital oyunlar, disco ziyaretleri, alkol gibi zararli sebeplerin abartili bir sekilde uygulanmasi sonucu ortaya cikar.
asil sebepler ise bilgisayar oyunlari ve strestir. alkol, sigara bu sebepleri hizlandiran etkenlerdir.
en cok isik reflekslerinden kaynaklandigi söylenir.
hastalik nöbeti gnellikle sabah ilacini almamasindan kaynaklanir. kisinin aniden yere düsmesi ile baslar. bütün kaslarin kramp tutmasi ile kisiye aci verir. bu krizi geciren kisi bu hastalik yüzünden degil, kriz aninda aniden yere düsmesi ve kriz esnasinda kramplarindan kurtulmak icin kendini oradan oraya atmasi sonucu zarar görür.
bu yüzden o esnada o ortamdan kacilmamalidir. hasta olan kisinin krizine yapilabilecek hic bir sey yoktur. Sadece o ortamda basinin zarar görmemesi icin yumusak bir nesne konulmali (ceketiniz, eger varsa; battaniye yastik) ve sivri olan yerler (bir kaldirim tasi olabilir) yalitilmalidir, masa veya diger mobilyalar aninda kenara cekilmeli. eger kriz 3-4 dakikayi gectiginde hemen ambulansa haber verilmelidir.
kriz sonrasi kisi, oturtulmali ve psikolojik destek ile beraber dinlendirilmeli. etrafina toplanan insanlarin bakislarindan uzak tutulmali. eger varsa ilaci verilmeli.
krizlerle kutsal yerlerle iletişimden ziyade (12.entry) GATA ile iletişime girilen hastalık *. olasılıksızdan sonra bakış açısı değişse de "hastalığın böyle gizemlerle alakası yoktur, onu gizemli yapan tedavisinin olmayışıdır" fikrimi, uykumun en agır vaktinde sessiz bir nöbeti duyarak değil hissedip uyanarak doğaüstü* yanlarını yaşadığım hastalık.
Tedavisi şu an itibariyle olmayan, çok farklı nedenleri olan ve bir hastada işe yarayan ilacın diğer hastada hiç bir işe yaramadığı bir hastalık. ayrıca bu hastalığı "tedavi" için kullanılan ilaçların hiperaktivite, kilo alma, düşünme hızında ve kavramada yavaşlama, uyuşukluk, şeker hastalığı gibi yan etkileri vardır.
olasılıksız kitabını okuduktan sonra hakkında birçok şey öğrendiğim ve öğrendiklerim karşısında oldukça şaşırdığım, düşmanımın başına gelmesin dediğim hastalık.
18 yaşına kadar iyileştirildiği takdirde nüksetmeyen ancak erginlikten erişkinliğe geçişe kadar çözüm bulunamazsa ölünceye dek kişiyi yalnız bırakmayacak hastalık. *
ameliyatla tedavi edilebileceği şeklinde görüşlerin olduğu bir hastalıktır. ömür boyu tedavi alması gerekir. ameliyat konunda eklenmesi gereken sadece temporal bölge kaynaklılarda cerrahi uygulanabilir bunun dışında başka bir hastalığa ikincil gelişen epilepsilerde duruma göre cerrahi düşünülebilir mesela beyin tümörüne ikincil gelişir hasta epilepsi şikayeti ile gelir. kesin tedavisi cerrahidir diye bir yanılgıyı düzeltmek istedim.
Dostoyevski'nin en basarılı eserlerini epilepsi nöbeti geçirdikten sonra yazdığını öğrendikten sonra acaba ben de nöbet sonrası yaratıcı olur muyum diye beni düşündüren;bir zamanlar yolda yalnız yürüyememe sebebim olan,ilac tedavisiyle herseyin kontrolum altında olduğunu hissettiğim hastalığım... Bu hastalığın pençesinde düşen insanlar için cevre faktörü cok önemlidir... Soğanla değil sevgiyle ve itinayla yaklaşılması gerekir nöbet geçiren hastaya..