aydınlanma hissidir. bu bağlamda ünlü "eureka" sözcüğü bir epifaninin eseridir diyebiliriz. tabii işin içine tanrı ile ilgili durumlar da giriyor. yani epifani olayında tanrının bir tezahürü de söz konusu.
ayrıca "eh işte" kıvamında bir sese sahip ve grupta ön plana çıkmayı seven bir vokale, "ben genelde twin atıyorum o yüzden uyuşamıyoruz pek" diyen uzun saçlı metalci bir bateriste ve yükselme hayalleri kurup sonradan yıldızı sönen ve sonunda gruptan ayrılan bir adet kayıp basçıya sahip bir amatör rock grubu ismine de benziyor bilemedim.*
aniden bir şeyin anlamı veya özünü anlamak veya ayrımına varmak demektir. klasik yunanca da tezahür olma ve çarpıcı bir şekilde belirme anlamlarına gelir. aydınlanmadır esasında. yapbozun son parçasını tamamlama ile resmi tüm ayrıntıları ile görebilme demektir. sarı ampul yanması şeklinde de karikatürize edilir.
engin ardıç'tan öğrendiğim bir kavramdır. Eski Yunan tapınaklarında, tapınak hangi tanrıya adandıysa o tanrının bir büyük heykeli, bir de küçük heykeli bulunurdu. Tanrının çağırınca gelip bu heykelin "içine girdiği" varsayılırdı.
Tapınakta asıl büyük heykelin bulunduğu "kutsallar kutsalı" bölüme girmesi yasak olan sıradan halk dışarıda toplanır, rahipler tapınağın alınlığındaki pencereden halka bu heykellerden küçüğünü gösterirlerdi.
Buna da "epifani" denirdi, tanrının insanlara görünmesi.
bir puzzle'ın alakasız parçalarının bir an için manalı temayı ortaya koyacak şekilde bir araya gelmesidir. genelde sonu süpriz filmlerde başrolde çakan ampuller buna örnektir.
bir anda bir ışık çakmasıyla önceden beri puzzle şeklinde bile olsa parçaları gözünüzün önünde duran bir şeyi idrak etme. bir anda 'dank etme' ya da 'olayın tamamını idrak edip aydınlanıverme' durumu. yani bir nevi kalbinize/kafanıza ışık çakarmışçasına dank ederek 'taa en başından beri burdaymış, gözümün önündeymiş!' deme hali.