enoch'un kitabı metninin yazarı bilinmemekle beraber islam'dan 100 yıl kadar önce yazıldığı tahmin edilmektedir. yahudi ve hristiyanlarca insanlıktan gizlenen kitap 1700 yıllarda habeşistan'da bir manastırda bulunur.
bu iki dinin önde gelenlerinin bu kitapla ne derdi vardı bilinmez ama
adı enoch = enok = hanok = idris olan zat-ı muhterem her üç dinde de kutsaldır. Kuran'da "Kitapta idris'i de an. Çünkü o, özü sözü doğru olan bir peygamberdi. Onu yüce bir yere yükselttik" diye tarif edilen, eski ahitte hanok diye geçen idris hakkında yazılan ve yazarı belli olmayan enoch'un kitabı 1500 yıl boyunca yahudi ve hristiyanlarca saklandı.
kitaptan alıntı:
Adem ve Havva'nın torunları dünyaya daha yeni nüfuz ederken Düşmüş Melekler yeryüzüne indiler... Tanrı'nın emirlerine karşı geldiler. insanlarla iç içe oldular. insanlara savaş, kozmetik, kıymetli taşlar ve günümüzde yaygın nice ilim ve sanatı öğrettiler. insanlarla düşüp kalktılar, melez çocukları dehşet saçan devler Nefilim'di. Sonra dünya çatırdadı, ekseni kaydı ve büyük bir tufan her şeyi alıp götürdü.
apokrif olarak değerlendirildiği için uzunca süre haber alınmamıştır enokh kitabıdır.
Hiçbir şekilde gelecek jenerasyonlar bulamasınlar diye toprağa gömülmüş, ama tesafüden 18. Asırda habeşistanda bulunmuştur. Belki, daha başka pek çok kitap vardı ama imha edildi. Bunu bilmek şevk kırıcı.
Enoch, bir bakıma gazetecilik yaparak tüm yaşananları meraklılarına anlatıyor. Anlatıma göre, tanrı ilk insanlar olan adem ile havvayı yaratmadan evvel, çeşitli derecelerden melekleri dünyaya sınama maksatlı yollar.(zaten ibrani angelojisinde, meleklerin dereceleri vardır, örneğin, ölüm meleği birden fazladır ve statüye göre can alır) Ancak melekler, büyücülük ve kabala ilimleri gibi mistik öğretileri edinir, hatta zina suçunu bile işlerler. Tanrının onlara çizdiği dizaynın dışına taşarak, kendilerine verilen görevi suistimal ederler, bu yüzden de cezalandırılırlar. Gökten dünyaya düşerler.
Batı Hıristiyan mitinde fallen angel, islam angelojisinde harut ve tarut meleklerini anlatan öykülerle de, paralellik arz eder.
Hanok'un kutsama sözleri, seçilmiş ve doğru olanları, tüm kötülerin ve dinsizlerin ortadan kaldırılacağı sıkıntı günlerinde yaşayacak olanları kutsadığı sözlerdir.
2 Tanrı tarafından gözleri açılmış doğru bir adam olan Hanok, meselini alıp şöyle dedi: "Meleklerin bana gösterdiği göklerde Kutsal Olan'ın görümünü gördüm; onlardan her şeyi işittim ve gördüğüm gibi anladım, ama bu nesil için değil, gelecek olan uzak bir nesil içindir"
3 Seçilmişler hakkında dedim ki, onlarla ilgili benzetmemi anlattım: “Kutsal Büyük Olan, meskeninden çıkacak,
4 Ebedi Tanrı yeryüzüne, Sina Dağı'na ayak basacak ve göklerin göğünden kudretinin gücüyle görünecek.
5 Herkes korkuya kapılacak, gözcüler titreyecek ve dünyanın dört bir yanına büyük bir korku ve titreme çökecek.
6 Yüksek dağlar sarsılacak, yüksek tepeler alçalacak ve alevin önünde mum gibi eriyecek.
7 Yeryüzü tamamen parçalanacak ve yeryüzündeki her şey yok olacak ve herkesin üzerine bir yargı gelecek.
8 Ama doğru olanlarla barış yapacak, seçilmişleri koruyacak ve onlara merhamet edecek. Hepsi Tanrı'ya ait olacak, refah içinde yaşayacaklar ve hepsi kutsanacak. Hepsine yardım edecek, onlara ışık görünecek ve onlarla barış yapacak.
9 Ve işte! O O, on binlerce kutsal meleğiyle birlikte geliyor, herkese hüküm vermek ve bütün dinsizleri yok etmek için; ve bütün insanlığı, işledikleri bütün dinsizlik işlerinden ve dinsiz günahkarların O'na karşı söyledikleri bütün sert sözlerden dolayı suçlu bulmak için.
Gökte olup biten her şeyi gözlemleyin: Yörüngelerinden sapmayan gök cisimlerini, mevsimlerinde doğup batan ışıkları ve onların belirlenmiş düzenlerini bozmadan hareket edişlerini.
Yeryüzüne bakın ve baştan sona gerçekleşen olaylara dikkat edin: Nasıl değişmeden durduklarını, Tanrı’nın işleri olarak size göründüklerini. Yazı ve kışı görün; bütün yeryüzü suyla doludur, bulutlar, çiy ve yağmur onun üzerine iner.
Kışın ağaçların solmuş gibi göründüğünü ve yapraklarını döktüğünü gözlemleyin; yalnızca on dört ağaç yapraklarını kaybetmez, iki ya da üç yıl boyunca eski yapraklarını tutar, ta ki yenileri gelene kadar.
Yaz günlerinde güneşin yeryüzünün üzerinde durduğunu görün; sıcağı nedeniyle gölge ve barınak ararsınız. Toprak ve kayalar öyle ısınır ki üzerine basamazsınız.
Ağaçların yeşil yapraklarla örtündüğünü ve meyve verdiğini gözlemleyin. O halde dikkat edin ve bilin ki sonsuza dek yaşayan Tanrı onları böyle yaratmıştır.
Onun işleri yıl yıl böyle sürer; görevlerini yerine getirirler ve değişmezler. Tanrı nasıl buyurduysa öyle olur.
Denizler ve nehirler de aynı şekilde O’nun emirleriyle görevlerini yerine getirir ve değişmezler.
Ama siz sadık olmadınız, Rab’bin emirlerini yerine getirmediniz. Yoldan saptınız ve kirli ağızlarınızla O’nun yüceliğine karşı kibirli, sert sözler söylediniz. Ey katı yürekli olanlar, huzur bulamayacaksınız.
Günlerinizi lanetleyeceksiniz; yaşam yıllarınız yok olacak, yıkım yıllarınız sonsuz bir iğrençlik içinde çoğalacak ve merhamet bulamayacaksınız.
O günlerde adlarınız tüm doğrular için sonsuz bir lanet olacak; herkes sizinle lanet edecek. Günahkârlar ve tanrısızlar sizin adınıza beddua edecekler. Tanrısızlar için bir lanet olacaksınız.
Ama doğrular sevinecek; günahların bağışlanması, merhamet, barış ve sabır onların olacak.
Onlara kurtuluş ve güzel bir ışık verilecek.
Siz günahkârlar için ise kurtuluş olmayacak; üzerinizde canavarın laneti kalacak.
Seçilmişler için ise ışık, sevinç ve barış olacak; onlar yeryüzünü miras alacaklar.
Seçilmişlere bilgelik verilecek; onlar yaşayacak ve bir daha günaha düşmeyecekler. Bilge olanlar alçakgönüllü olacak.
Bir daha günah işlemeyecekler; yaşamları boyunca öfke ya da hiddetten ölmeyecekler. Ömürlerinin sayısını tamamlayacaklar.
insanların çocukları çoğaldığında, onlara güzel ve alımlı kızlar doğdu.
Göğün çocukları olan melekler onları gördü, arzuladılar ve birbirlerine dediler: “Gelin, insan kızlarından kendimize eşler seçelim ve çocuklar doğuralım.”
Onların önderi Semjaza şöyle dedi: “Korkarım ki bu işi yapmaya gerçekten razı olmayacaksınız; günahın cezasını tek başıma ödemek zorunda kalacağım.”
Hepsi ona cevap verdi: “Hepimiz yemin edelim ve birbirimize bağlılık sözü verelim; bu planı terk etmeyelim, birlikte yapalım.”
Böylece hepsi yemin etti ve birbirlerine bağlılık sözü verdiler. Toplamda iki yüz kişiydiler; Jared’in günlerinde Hermon Dağı’nın zirvesine indiler. Oraya Hermon adını verdiler, çünkü orada yemin etmiş ve birbirlerine bağlılık sözü vermişlerdi.
işte onların önderlerinin isimleri: Samlazaz (liderleri), Araklba, Rameel, Kokablel, Tamlel, Ramlel, Danel, Ezeqeel, Baraqijal, Asael, Armaros, Batarel, Ananel, Zaqlel, Samsapeel, Satarel, Turel, Jomjael, Sariel. Bunlar on kişilik grupların başlarıydı.
Onlarla birlikte diğerleri de kendilerine eşler aldılar; her biri birini seçti ve onlarla birleşerek kendilerini kirlettiler.
Onlara büyüler, tılsımlar, kök kesme ve bitkilerle ilgili bilgileri öğrettiler.
Kadınlar hamile kaldı ve üç bin arşın boyunda devler doğurdular. Bu devler insanların tüm ürünlerini tüketti. insanlar onları besleyemez hale gelince devler insanlara saldırdı ve onları yemeye başladılar.
Kuşlara, hayvanlara, sürüngenlere ve balıklara karşı günah işlemeye başladılar; birbirlerinin etini yediler ve kanını içtiler. Böylece yeryüzü, kanunsuzlara karşı şikâyette bulundu.
Azazel insanlara kılıç, bıçak, kalkan ve zırh yapmayı öğretti; yerin metallerini ve onları işlemeyi, bilezikleri, süsleri, sürme taşını, göz kapaklarını süslemeyi, değerli taşları ve her türlü boya ve süsleme sanatını öğretti.
Böylece büyük bir tanrısızlık ortaya çıktı; zina ettiler, saptılar ve yollarında yozlaştılar.
Semjaza büyüleri ve kök kesmeyi öğretti; Armaros büyülerin çözülmesini; Baraqijal astrolojiyi; Kokabel yıldız kümelerini; Ezeqeel bulutların bilgisini; Araqiel yeryüzünün işaretlerini; Shamsiel güneşin işaretlerini; Sariel ise ayın döngüsünü öğretti.
insanlar yok olurken feryat ettiler ve bu feryat göğe yükseldi.
O zaman Mikail, Uriel, Rafael ve Cebrail gökten aşağı baktılar; yeryüzünde çok kan döküldüğünü ve büyük bir kanunsuzluk işlendiğini gördüler.
Birbirlerine dediler: “insansız kalan yeryüzü, onların feryadının sesiyle göğün kapılarına kadar ağlıyor.”
Ve kutsal göksel varlıklara seslenen insan ruhları şöyle yalvardı: “Davamızı Yüceler Yücesi’nin huzuruna çıkarın.”
Melekler Rab’be seslendiler: “Rablerin Rabbi, Tanrıların Tanrısı, Kralların Kralı, Çağların Tanrısı! Senin görkem tahtın nesiller boyunca durur; adın kutsal, yüce ve mübarektir. Sen her şeyi yarattın, her şey üzerinde güce sahipsin. Her şey senin gözünde açıktır, hiçbir şey senden gizlenemez.”
“Azazel’in yaptıklarını görüyorsun: O, yeryüzünde bütün kötülükleri öğretti, gökteki sırları açığa çıkardı. Semjaza da kendisine verilen yetkiyle diğerlerini yönetti.”
“Onlar insan kızlarına gittiler, kadınlarla birleştiler, kendilerini kirlettiler ve her türlü günahı öğrettiler. Kadınlar devler doğurdu; yeryüzü kan ve kötülükle doldu.”
"Ölenlerin ruhları göğün kapılarına kadar feryat ediyor; kanunsuzluk yüzünden ağlamaları dinmiyor"
"Sen her şeyi önceden biliyorsun; bunları görüyorsun ama bize ne yapmamız gerektiğini söylemiyorsun"
Tanrı’nın Emirleri
Yüceler Yücesi Uriel’e seslendi: “Lamek’in oğlu Nuh’a git ve ona ‘Saklan!’ de. Ona yaklaşan sonu bildir: Yeryüzü yok edilecek, büyük bir tufan gelecek. Ona yol göster ki kurtulsun ve nesli gelecek nesiller için korunsun.”
Rab Rafael’e dedi: “Azazel’i elleri ve ayaklarıyla bağla, karanlığa at. Dudael çölünde bir çukur aç ve onu oraya fırlat. Üzerine sivri kayalar koy, yüzünü ört ki ışığı görmesin. Büyük yargı gününde ateşe atılacak.”
“Meleklerin bozduğu yeryüzünü iyileştir; insanlara öğrettikleri gizli kötülükleri yok et. Azazel’in işlediği bütün günahları ona yükle.”
Rab Cebrail’e dedi: “Piçlere, günahkârlara ve zina çocuklarına karşı harekete geç. Onları yok et; birbirlerine karşı savaşsınlar ve birbirlerini öldürsünler. Uzun ömürleri olmayacak.”
Rab Mikail’e dedi: “Semjaza’yı ve kadınlarla birleşerek kendilerini kirleten diğerlerini bağla. Onların oğulları birbirlerini öldürdükten sonra, yetmiş nesil boyunca yeryüzünün vadilerinde zincire vurulacaklar. Sonsuz yargı gününde ateşin ve azabın çukuruna atılacaklar.”
“Onlarla birlikte mahkûm edilen herkes nesiller boyunca bağlanacak. insanlığa kötülük eden tüm ruhlar yok edilecek.”
“Yeryüzünden bütün kötülüğü sil; doğruluk ve hakikat tohumu ortaya çıksın. Sonsuza dek bereket olacak.”
“Doğrular kurtulacak, binlerce çocuk doğuracak, gençlik ve yaşlılık günlerini barış içinde tamamlayacaklar.”